nefret ile cümle

nefret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom sıçanlardan nefret eder.Том ненавидит крыс.
Sana bu haberi vermekten nefret ediyorum ama, başka birini buldum.Ненавижу сообщать тебе такую новость, но я нашёл другого.
Hatam için kendimden nefret ediyorum.Я ненавижу себя за мою ошибку.
Ne kadar aptalım. Kendimden nefret ediyorum.Я такой тупой. Ненавижу себя.
Ben senden nefret ediyordum, hâlâ nefret ediyorum ve nefret etmeye de devam edeceğim.Я тебя ненавидел, ненавижу и буду ненавидеть.
Tom'un anne babasından nefret ediyorum.Ненавижу родителей Тома.
Tüm akıl ve duygularınızı nefret sellerinde yok etmişsiniz.Весь ваш разум и чувства вы уничтожили в потоках ненависти.
Benden neden bu kadar nefret ettiğinizi bilmiyorum.Не знала, что ты меня так ненавидишь.
Sevgi sahte olabilir, ama nefret gerçektir.Любовь может быть поддельной, однако ненависть реальна.
Aşk yalan olabilir, ama nefret gerçektir.Любовь может быть ложью, однако ненависть правдива.
O Wayne'den nefret eder ve o Kirli Joe'nun arkadaşıdır.Она ненавидит Уэйна и является другом Грязного Джо.
Çok ünlü ve nefret edilen biriydi.Известен как очень щедрый и богобоязненный человек.
Sevdasına karışan nefretiyle hesap soracağı günü bekler; ama O sabırlı bir kadındır.Но придут дни, когда отнимется у них жених, и тогда будут поститься.»
Bu yaratık 'Nefret' olarak bilinmektedir ve Metro City'deki çılgınlığın kaynağı olarak tanımlanmıştır.Это существо известно как Ненависть и является источником безумия, охватившего Метро-Сити.
Kadınlar ondan nefret etmektedir.Народ ненавидит их за это.
Babasından nefret eder.Ненавидит его отца.
Okuldan nefret ederim.Я ненавидел школу.
Londra'ya dönerek Look dergisinde "Neden Amcamdan Nefret Ediyorum" başlıklı bir yazı yazdı.Вернувшись в Лондон, он написал статью «Почему я ненавижу моего дядю».
Deniz kaptanı olarak nitelense de gerçek bir kaptan değildir ve denizden nefret etmektedir.Обычно его называют Морской Капитан, хотя он и признал, что он не настоящий капитан и ненавидит море.
Çoğu şeyden nefret eder ve hiç gülmez.Не любить слишком часто и громко смеяться.
Kadınlardan nefret eder.Ненавидит женщин.
Oswin, Doktor'a neden Daleklerin kendisinden bu kadar nefret ettiğini sorer.Десмонд спросил, почему Уидмор так ненавидит его.
Dahası ondan nefret ediyorlardı.Они действительно ненавидели его.
Yani kişi bir kimseyi hem sevip, hem ondan nefret edebilir.Она может так же сильно любить, как и ненавидеть.
Chamberlain bu isimden nefret ediyordu.Поначалу Уивер возненавидел это прозвище.
Noodle ondan nefret eder.Хитклифф ненавидит её.
Yeryüzündeki kin ve nefret kendisinden kaynaklanır.На земле и под землёй (неопр.).
Bu şarkıdan hala nefret ediyorum.Я всегда ненавидел эту песню.
Bu iki takımın taraftarları birbirlerinden nefret etmektedir.Все члены семьи люто ненавидят друг друга.
Sonrasında Nefret grubu dağıldı.После чего съёмочная группа разошлась.
Son sözleri “ İki kez ölmekten nefret ederdim.Излюбленная фраза — «умри дважды!» (яп.
Will Colbert (Brad Pitt): Lisede Ross'un sınıfından Monica'nın şişman arkadaşı, Rachel'dan nefret etmektedir.Уилл Колберт (актёр — Брэд Питт) — сильно похудевший школьный друг Росса и Моники.
Bunun yanında İsa'ya yönelik artan nefret İsa'yı öldürme tasarısı ile sonuçlanıyor.Ради этого он, в частности, пошёл на ликвидацию ордена иезуитов.
Ama nefreti bitince ateşi de bitti.После того, как он добрался, огонь прекратился.
Ky'dan nefret eder.Они ненавидят ОТК.
Kırmızı ise nefret eder.Ненавидит всё жёлтое.
ABD'deki ırk ayrımcılığından nefretle söz eder.Выступала против расовой сегрегации в США.
Aslındaysa İdil Ali'den nefret eder.Вы знаете, что они не любят Аль Бэдов.
Güçlerini nefret,öfke ve korkudan alırlar.И они реагируют страхом, угрозами и гневом.
Bütün çocuklardan nefret eder.Ненавидит Проклятых детей.
Herkes bundan nefret eder , çok...Все вообще его ненавидели.
Sevgileri, nefretleri, kıskançlıkları çoktan bitmiştir.Подозрения, сомнения, ревность — всё ушло.
Daha sonra o pozisyonda çalışmaktan nefret etti.Позднее он будет очень скучать по этим местам.
Bir parçayı atlamaktan nefret ediyorum.Любит погрызть косточку.
Wattersonlardan nefret ederler.Ненавидит каратистов.
Bana ayrıca silahlardan nefret etmektedir.Он очень увлекался пушками.
Nermal'dan nefret eder.Презирает Астру.
Kardeşi Don'u çok kıskanır ve ondan nefret eder.Ненавидит Даззла Новака и завидует ему.
Kameralarla bütün gün takip edilmekten nefret etmektedir.Любят сопровождать хозяев, путешествуют за ними целый день.
Bu; onların yaşamları boyunca alkolden nefret etmeleri durumunu doğurmuştur.По собственным словам, в течение карьеры злоупотреблял алкоголем.
Banyo yapmaktan nefret eder.Не очень жалует ванну.
Sultan III. Osman musikiden nefret ettiği için müzisyen cariyelerin bir kısmını saraydan uzaklaştırdı.Осман III ненавидел музыку и музыкантов, приказал изгнать их из своего дворца.
Aynı şekilde nefretin aşka ve aşkın nefrete dönüştüğü görülür.Так из ненависти рождается любовь.
Sizde nefret yok, sevilmeyen kişiler nefret eder ancak.Одни любят меня, другие ненавидят, но никто не равнодушен.
Bu huyu yüzünden VII. Lucius Kepaze ondan nefret eder.Из-за этого Гит ненавидит Сэра Барана.
Kendinden nefret etmek.Отвергаться самого себя.
10) Adaleti sevmek, zulümden nefret etmek.Любит — поддерживать справедливость, не любит — злодеев.
Bundan nefret ediyorum.Я его ненавижу.
"İnsanlar bana sıkça soruyor: "Neden Jerry, Newman'dan nefret ediyordu?"Его часто спрашивали: «Жора, куда ты все время лезешь?
En çok nefret ettikleri düşmanları deep gnomelardır.Большинство из злодеев, которых мы любим, — очень умные люди.

İlgili Sayfalar