O seni nefessiz bırakır.It leaves you breathless.
Tom nefessiz.Tom is winded.
Apne Yunancadan gelen bir tıbbi terimdir; kelimenin bire bir anlamı "nefessiz"dir.Apnoea is a medical term which comes from Greek; it literally means "without breath".
Tom o kadar nefessiz kaldı ki zorla nefes alabiliyordu.Tom was so out of breath that he could hardly speak.
Tabii, nefessiz bir biçimde uyanıyorduk çünkü kanımızın kimyası değişmişti.So you'd wake up gasping with breath, because your blood chemistry has changed.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.They strangle, they aspirate their vomit, they suffocate, they have a heart attack.
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.He was underneath, not breathing for 45 minutes.
Aşkının izleri beni nefessiz bırakıyorThe scars of your love, they leave me breathless
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?Wie lange kann der Patient den Blickkontakt aufrechterhalten?
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?Jusqu’où le conduira son intégrité ?
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?¿Cuánto tiempo pudieron resistir las miserias de su vida?
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?Но долго ли продержишься с такой отзывчивостью?
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?Por quanto tempo a tua loucura há de zombar de nós?
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?Maar hoelang kan ze dit leven volhouden?
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?Jak długo będzie paradować twoja wyuzdana zuchwałość?
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?Jak dlouho potrvá, než pohár její trpělivosti přeteče?
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?Mennyi ideig tart a vízborítottság?
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?Dvs. hvor længe den kan beholde sin nuance.
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?Men hvor lenge blir han i berømthetens paradis?
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?Giấc mơ sẽ kéo dài trong bao lâu?
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?狂犬病毒能在体外存活多久?
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?심장이 오랜 시간 동안 얼마나 정지해 있었는가?
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?כמה זמן עוד ישטה בנו טירופך שלך?
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?Koliko dugo će svijet trpiti ovaj spektakl obijesne okrutnosti?
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?Ako ďaleko sa zmení spoločnosť, v ktorej budú ľudia žiť neobmedzenú dobu ?
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?Ent kauaks jätkub tal seda visadust?
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.그 소년는 숨을 쉬지 않고 45분동안 물 아래 있었습니다.
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.45 percig volt odalent, levegő nélkül.
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.A fost in apa fara sa respire timp de 45 de minute.
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.Bol dole a nedýchal 45 minút.
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.Byl tam 45 minut bez dýchání.
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.Był tam, nie oddychając, przez 45 minut.
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.Cậu bé ở dưới đó, không thở trong 45 phút.
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.Er war dort unten 45 Minuten lang ohne zu atmen.
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.Esteve debaixo de água, sem respirar, durante 45 minutos.
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.Estuvo sumergido, sin respirar durante 45 minutos.
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.Hän oli veden alla hengittämättä 45 minuuttia.
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.Han var under, trak ikke vejret i 45 minutter.
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.Han var under, utan att andas, i 45 minuter.
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.Hij zat er 45 minuten onder zonder adem te halen.
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.Il était resté en dessous sans respirer pendant 45 minutes.
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.Rimase sotto senza respirare per 45 minuti.
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.Βρισκόταν μέσα, χωρίς να αναπνέει για 45 λεπτά.
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.Он был под водой, без дыхания, в течение 45 минут.
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.Прекарал е отдолу 45 мин. без да диша.
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.הוא היה מתחת, ללא יכולת לנשום במשך 45 דקות.
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.وإستمر تحت الماء، بلا تنفس لمدة ٤٥ دقيقة
45 dakika aşağıda nefessiz kalmıştı.レスキュー隊が駆けつけて
Aşkının izleri beni nefessiz bırakıyorJizvy po tvé lásce mi berou dech
Aşkının izleri beni nefessiz bırakıyorJizvy po tvé lásce, mi berou dech
Aşkının izleri beni nefessiz bırakıyorLas cicatrices de tu amor, me dejan sin aliento
Aşkının izleri beni nefessiz bırakıyorLas cicatrices de tu amos me dejan sin aliento
Aşkının izleri beni nefessiz bırakıyorLes cicatrices de ton amour me laissent à bout de souffle
Aşkının izleri beni nefessiz bırakıyorΤα σημάδια της αγάπης σου, μ' αφήνουν άπνοη
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.De stryps, de andas in uppkastningar, de kvävs, de får hjärtattack.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Duszą się, krztuszą się swoimi wymiotami, mają ataki serca.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Finiscono strangolati, aspirano il loro vomito, soffocano, hanno un infarto.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Họ siết cổ, họ nôn mửa, họ nghẹt thở, họ đau tim.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Ils s'étranglent, ils aspirent leur vomi, ils suffoquent, ils ont une crise cardiaque.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.목이 졸리기도 하고, 자신의 토사물이 기도로 넘어가기도 하며 질식하기도하고, 심장 마비를 겪기도 하지요.