Bu aslında, birinin nefes borusu.Вообще-то, это фотография легких человека.
Bu aslında, birinin nefes borusu.Насправді це людська трахея.
Bu aslında, birinin nefes borusu.אלו ריאות של אדם.
Bu aslında, birinin nefes borusu.ان هذه الصورة في الحقيقة هي لقصبة هوائية
Bu aslında, birinin nefes borusu.この色のついた物体は
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum."Aceasta nu este lucru," a fost comentariul pe care l-a scăpat în conformitate cu răsuflarea.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum."Ce n'est pas la chose", a été le commentaire qui lui a échappé dans un souffle.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum."Das ist nicht das Ding", war die Bemerkung, dass ihm unter seinem Atem entkommen.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum."Dat is niet het ding," was het commentaar dat hem ontsnapte onder zijn adem.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum."Det är inte saken", var kommentaren som undgick honom under hans andedräkt.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum."Det er ikke den ting," var den kommentar, undslap ham under hans ånde.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum."Đó không phải là điều", đã được các bình luận đã thoát khỏi anh ta dưới hơi thở của mình.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum."Esa no es la cosa", fue el comentario que se le escapó en voz baja.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum."Essa não é a coisa", foi o comentário que lhe escapou em voz baixa.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum."Ez nem a dolog," volt a megjegyzés, hogy megszökött tőle az orra alatt.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum."Itu bukan hal itu," adalah komentar yang luput dia pelan.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum."그게 것은 아니다"자신의 호흡에 따라 그를 탈출 주석했습니다.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum."Questa non è la cosa," è stato il commento che gli sfuggiva sotto il suo respiro.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum."Tämä ei ole asia," oli kommentti, että pakeni häntä hänen henkeään.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum."To není věc", byl komentář, který unikl mu pod vousy.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum."To nie jest rzeczą", to był komentarz, że uciekł mu pod nosem.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum."To nie je vec", bol komentár, ktorý unikol mu pod fúzy.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum."To ni stvar," je bil komentar, ki mu je ušel pod njegovo dihanje.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum."Δεν είναι αυτό το πράγμα", ήταν το σχόλιο που του ξέφυγε μέσα από τα δόντια του.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum."Това не е нещо," е коментар, че го избягали изпод дъха си.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum."Це не справа", був коментар, який біг йому під ніс.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum."Это не дело", был комментарий, который бежал ему под нос.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum."זה לא אותו דבר", היה ההערה כי ברח לו מתחת לאפו.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum.واضاف "هذا ليس الشيء" ، وكان التعليق الذي نجا منه تحت أنفاسه.
"Bu bir şey değil," onu nefesini altında kaçtı yorum.私はそれを無視し、そして私はのためらいであると仮定何の闘いに行きました
Bu bir yıldırım Çağrı - my love Ey! karım! Ölüm, senin nefes bal suck'd indirdiği,이 번개 전화 - 내 사랑 오! 내 아내! 그대 숨이 여보 suck'd 하셨어요 죽음,
Bu bir yıldırım Çağrı - my love Ey! karım! Ölüm, senin nefes bal suck'd indirdiği,שיחה זו ברקים - O האהבה שלי! אשתי! מוות, כי יהוה suck'd הדבש נשימה עמך,
Bu bir yıldırım Çağrı - my love Ey! karım! Ölüm, senin nefes bal suck'd indirdiği,نسمي هذا البرق -- يا حبي! زوجتي! الموت ، ان هاث suck'd العسل في التنفس خاصتك ،
Bu bir yıldırım Çağrı - my love Ey! karım! Ölüm, senin nefes bal suck'd indirdiği,なたconquer'dはなく、美しさの旗はまだ:汝の美しさ時にはまだ力を持っていないかれら
Bu bizim meydanımız, bu bizim devrimimiz ve son nefesimize kadar bu kavgayı vereceğiz.Aukio on meidän, vallankumous on meidän, ja tappelemme viimeiseen hengenvetoon.
Bu bizim meydanımız, bu bizim devrimimiz ve son nefesimize kadar bu kavgayı vereceğiz.Ceci est notre place, notre révolution, et nous nous battrons jusqu'au dernier souffle.
Bu bizim meydanımız, bu bizim devrimimiz ve son nefesimize kadar bu kavgayı vereceğiz.Das ist unser Platz, das ist unsere Revolution, und wir werden diesen Kampf bis zum letztem Atem kämpfen.
Bu bizim meydanımız, bu bizim devrimimiz ve son nefesimize kadar bu kavgayı vereceğiz.Dit is ons plein, onze revolutie en we zullen vechten in deze strijd tot onze laatste adem.
Bu bizim meydanımız, bu bizim devrimimiz ve son nefesimize kadar bu kavgayı vereceğiz.Esta é a nossa praça, esta é a nossa revolução, e travaremos esta batalha até ao último suspiro.
Bu bizim meydanımız, bu bizim devrimimiz ve son nefesimize kadar bu kavgayı vereceğiz.Esta es nuestra plaza, esta es nuestra revolución, y vamos a luchar esta batalla hasta el último aliento.
Bu bizim meydanımız, bu bizim devrimimiz ve son nefesimize kadar bu kavgayı vereceğiz.Este piata noastra, este revolutia noastra, si vom lupta aceasta batalie pana la ultima suflare.
Bu bizim meydanımız, bu bizim devrimimiz ve son nefesimize kadar bu kavgayı vereceğiz.Ez a mi terünk, ez a mi forradalmunk, és utolsó lélekzetünkkel is harcolunk ebben a csatában.
Bu bizim meydanımız, bu bizim devrimimiz ve son nefesimize kadar bu kavgayı vereceğiz.Toto je naše náměstí, naše revoluce - a my budeme tuto bitvu bojovat do posledního dechu.
Bu bizim meydanımız, bu bizim devrimimiz ve son nefesimize kadar bu kavgayı vereceğiz.Αυτή είναι η δική μας πλατεία, η δική μας επανάσταση, και θα δώσουμε αυτή τη μάχη ως την τελευταία μας πνοή.
Bu bizim meydanımız, bu bizim devrimimiz ve son nefesimize kadar bu kavgayı vereceğiz.Това е нашият площад, това е нашата революция и ние ще продължиме тази битка до последния си дъх.
Bu bizim meydanımız, bu bizim devrimimiz ve son nefesimize kadar bu kavgayı vereceğiz.זה הכיכר שלנו, זאת המהפכה שלנו, ואם נלחמים אנחנו נילחם עד הנשימה האחרונה
Bu bizim meydanımız, bu bizim devrimimiz ve son nefesimize kadar bu kavgayı vereceğiz.ده ميداننا و دي ثورتنا و هنخوض المعركة دي لحد اخر نفس
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.Asta inseamna sa iti tii respiratia cat de mult timp poti intr-un singur loc, fara sa te misti.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.Dat is je adem inhouden zo lang je kunt, op één plaats zonder te bewegen.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.Det är att hålla andan så länge du kan på en plats, utan att röra dig.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.Det er at holde vejret så længe man kan på et sted uden at bevæge sig.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.Eso es aguantar la respiración tanto tiempo como puedas en un punto sin moverse.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.É suster a respiração o mais que se consiga num local, sem nos mexermos.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.Itt annyi ideig tartják vissza a levegőt, ameddig csak tudják, egy helyben, mozgás nélkül.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.그것은 한 장소에서 움직임 없이 가능한 숨을 오래 참는 것입니다.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.Là, vous retenez votre souffle aussi longtemps que vous pouvez, en restant immobile, sans bouger.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.Polega na wstrzymaniu oddechu tak długo jak potrafisz w jednym miejscu, bez poruszania się.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.Při té je cílem na co nejdéle zadržet dech a zůstat bez hnutí na jednom místě.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.Siinä pidätetään hengitystä mahdollisimman kauan liikkumatta.
Bu da bir yerde durup nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmak demek.To je zadržanie dychu tak dlho ako dokážete na jednom mieste bez hýbania.