Hava çok sıcak ve tozlu ve nefes almak çok zor.The air is thick with heat and dust, and it's hard to breathe.
Bir tanesi, tabiki de bir tanesi nefes almaniz için ama diğeride yemek yemeniz için.One for-- well, one, air can go down either one, but the other one is for food.
Nefes almayı, bize gıda sağlayabilen bir gezegeni, güneşi, çalışmalarımızın sonucunda hak etmedik.We didn't earn being able to breathe. We didn't earn having a planet that can provide food.
Sadece biraz nefes almakta zorlandım.I must have just breathed wrongly.
Bana, bir süre rahat rahat nefes almamı söylüyorlar.And they tell me to breathe easy for a while
Ancak nefes almak zorlaşıyor, bunu ben bile biliyorum.The breathing gets harder, even I know that
Ben nefes almak için su yüzüne çıkmaya çalıştım ama belim lastiğin altına değdi.And I tried to come up for air, and my lower back hit the bottom of the inner tube.
Son olarak, nefes alma.Last thing, breathing.
Ve elbette bu bizim nefes almamız gereken, hayalini kurmamız gereken alan.And there of course is the space that we need to breathe, is the space we need to dream.
Nefes almasına izin ver... Ginny, bana bak. Biraz daha ıkınman lazım.Do you want to hold him?
Heimlich hareketi için nefes alma teknikleri...Breathing techniques for the Heimlich maneuver...
Doğumda nasıl nefes alıp verilmeli?Ya da doğum için nefes alma teknikleri nelerdir;So how do you breathe when you're in labor? Or breathing tips for birth.
Nefes alması çok ama çok zor.It's very, very difficult to breath.
Tüm açma germe hareketleri sırasında nefes almayı unutmayın.Make sure you're always breathing throughout your stretches.
Yalan söylemek nefes almak kadar eski bir eylem.It's as old as breathing.
Nefes almamız gerek.We need to breathe.
Burada nefes almayan biri var mı?Is there anybody here who doesn't breathe?
Unutma ki cümle cümle konuşmamız gerekiyor çünkü arada nefes almamız gerek.Remember, we speak in sentences, because we have to take a breath.
Hemşire görünüşte çocuk alır bir nefes almak ve burada onu döverim.The nurse takes the kid out ostensibly to get a breather, and they beat it down here.
Nefes almak için bile benden izin isteyeceksin.You ask my permission before you rut, before you breed.
14. dakikada berbat kasılmalar başladı, sanki nefes almak zorunda gibiydim.At 14 minutes, I had these awful contractions, like this urge to breathe.
Nefes almak gibi bir şeydi konuşmak.It was like breathing.
Hava boğucu ve nefes almak zordur.The air is stifling and it is difficult to breathe.
BLIS adını verdiğimiz, hem patojenleri def ediyor hem de ferah bir nefes almanızı sağlıyor.It's called BLlS, and it's been shown to both ward off pathogens and give you good breath.
Ve nefes almaya başladığı zaman, sabaha;The rising dawn,
Oraya atıldılar mı duyarlar ki cehennem, kesikkesik nefes almada ve coşup kaynıyor o.When they are cast into it, they will hear it roar and raging
Nefes almaya başladığı dem sabaha kasem ederim ki:The rising dawn,
Ve nefes almağa başlayan sabaha,The rising dawn,
Yunanlılar rahat bir nefes almasına karşın, ekonomistler henüz sıkıntıdan çıkılmadığını söylüyor.Greeks breathe a sigh of relief now, but economists say a day of reckoning still looms.
Düzenli olarak uygulanırken, dikkati nefes almaya odaklamak daha kolay hale gelir. [1] [2]As one practices regularly, it becomes easier to keep the attention focused on breathing.[1][56]
Kaburgalar arasında nefes almaya yardımcı olan çeşitli intercostal kas grupları vardır.Between the ribs are various groups of intercostal muscles, which help with breathing.
Hastaya daha sonra nefes alması talimatı verilir.The patient is then instructed to breathe in.
Tom nefes almayı durdurdu.Tom hörte auf zu atmen.
Mary nefes almayı bıraktı.Maria hörte auf zu atmen.
H334 Solunması halinde nefes alma zorlukları, astım nöbetleri veya alerjiye yol açabilir.H334 Kann bei Einatmen Allergie, asthmaartige Symptome oder Atembeschwerden verursachen.
Bu şekilde bir nefes almada 500 -700 cc hava akciğerlere dolar.Dabei atmet er pro Atemzug ein Atemzugvolumen von 500 bis 700 ml ein.
Üzerine yağ dökülmesi, kenenin nefes almasını zorlaştıracaktır.Klagt sie, wird ihm die Luft zum Atmen schwer.
Nefes almadan filmden filme koşar.À bout de souffle Logo du film.
Bu, yerlilerin rahat nefes almalarını sağladı.Je m'assure toujours qu'ils puissent bien respirer.
Onlar için savaş nefes almak kadar doğaldır.Pour lui ce sera aussi naturel que de respirer.
Nefes almalarını sağlayan bir oksijen tüpü taşırlar.Elle fournit l'oxygène que nous respirons.
Nevruz öncesindeki son Çarşamba gününde nihayet yer (toprak) uyanır, nefes almaya başlar.«Terre de poésie» 1999 : Contre jour (suivi de) Du fragment, La Feugraie, coll.
III. Felipe tahta geçtiği zaman Potekizli Yeni Hristiyanlar daha rahat nefes almaya başladı.Si la décadence commence à s'installer, Thierry III demeure assez chrétien.
Buna rağmen, kalp atışı ve nefes alma ritimleri daha yavaşlar.À ce moment, le rythme cardiaque et la respiration s'abaissent notablement.
Bazen geleceği düşünüyorum ve nefes almayı unutuyorum.A veces pienso en el futuro y me olvido de respirar.
Tom nefes almayı durdurdu.Tom dejó de respirar.
Nefes almazlar.No respira.
Ve dalgıcın suda nefes alması sağlanır.Te permite respirar bajo el agua.
H334 Solunması halinde nefes alma zorlukları, astım nöbetleri veya alerjiye yol açabilir.H334 – Può provocare sintomi allergici o asmatici o difficoltà respiratorie se inalato.
Nefes almada zorluk çekiyorum.Мне трудно дышать.
Bazen nefes almayı unuturum.Иногда я забываю дышать.
Tom nefes almakta zorluk çekti.Том имел трудности с дыханием.
Ödem (şişme), nefes almayı zorlaştırır.С каждым шагом труднее дышать.
Ve hiçbir canlı nefes almadan yaşayamaz.Мы не остановимся, пока дышим.
Nefes almazlar.Тобой дышу.
Ve hiçbir canlı nefes almadan yaşayamaz.لا يمكن لأي كائن حي أن يعيش بدون ماء.
Ve dalgıcın suda nefes alması sağlanır.النهي عن التنفس في الكأس.
Konuşma sırasında nefes almakta zorluk çekince, dalgıç kıyafetinin başlığı çıkarıldı.Quando começava a fazer a barba, queixou-se de que tinha dificuldades em respirar.
Üzerine yağ dökülmesi, kenenin nefes almasını zorlaştıracaktır.Basta utilizar o bocal para respirar.
Ve dalgıcın suda nefes alması sağlanır.Consegue respirar dentro da água.