Ana içeriğe geç
Sözlük

nedenler ile cümle

nedenler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
-Hayır. bazı nedenlerden dolayı onunla konuşmaya korkuyorum.-Нет. Не знаю почему, но я боюсь говорить с ним.
-Hayır. bazı nedenlerden dolayı onunla konuşmaya korkuyorum.בגלל איזה שהיא סיבה אני מפחדת לדבר איתו
-Hayır. bazı nedenlerden dolayı onunla konuşmaya korkuyorum.لسبب ما أنا خائفة من التحدث إليه
-Hayır. bazı nedenlerden dolayı onunla konuşmaya korkuyorum.ジュリが来るから お昼ご飯一緒に食べよう
Her gün aynı nedenlerle, Türkçe Çeviri:PAEDAGOG Dünya üzerindeki yaşamlarını terk ediyorlar.lasciano la vita sulla Terra per lo stesso motivo tutti i giorni.
Hiç kimse yukarda sıralanan nedenlerden dolayı bir diğerinden daha kötü bir konuma düşemez.Ingen får missgynnas på grund av dessa omständigheter.
Hiç kimse yukarda sıralanan nedenlerden dolayı bir diğerinden daha kötü bir konuma düşemez.Kukaan ei saa joutua toista huonompaan asemaan näiden asioiden vuoksi.
Hiç kimse yukarda sıralanan nedenlerden dolayı bir diğerinden daha kötü bir konuma düşemez.Nadie puede verse en una situación desfavorable por ninguno de estos motivos.
Hiç kimse yukarda sıralanan nedenlerden dolayı bir diğerinden daha kötü bir konuma düşemez.Personne ne doit se retrouver dans une situation désavantageuse pour aucune de ces raisons.
Hiç kimse yukarda sıralanan nedenlerden dolayı bir diğerinden daha kötü bir konuma düşemez.Никого нельзя ставить в худшее положение по вышеуказанным причинам.
Hiç kimse yukarda sıralanan nedenlerden dolayı bir diğerinden daha kötü bir konuma düşemez.لا يجوز أن يوضع الإنسان في مكانة أقل شأناً من غيره بسبب هذه الأسباب.
Hiç kimse yukarda sıralanan nedenlerden dolayı bir diğerinden daha kötü bir konuma düşemez.《平等待遇法》规定,任何人都不可因性别、年龄、种族、民族、国籍、语言、宗教、信仰、政见、观念、健康状况、残疾、性取向或其它个人因素而受到任何不平等待遇。任何人都不可因上述原因而收到不平等待遇。
Hiç kişisel nedenlerden ötürü not vermedim.Az adott jegyek soha nem függtek a személyes érzelmeimtől.
Hiç kişisel nedenlerden ötürü not vermedim.Je n'ai jamais mis de note en meNbasant sur des raisons personnelles.
Hiç kişisel nedenlerden ötürü not vermedim.Ποτέ δεν σου έδωσα βαθμό που δεν άξιζες.
Hiç kişisel nedenlerden ötürü not vermedim.لم اعطك ابدا نقطا لا تستحقينها
İnanılmaz olmasının nedenlerinden biri de, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bir elektronik firmasını kurdu.Eén van de redenen waarom hij geweldig was: na de tweede wereldoorlog begon hij een bedrijfje in elektronica.
İnanılmaz olmasının nedenlerinden biri de, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bir elektronik firmasını kurdu.Ennek egyik oka, hogy hogy a II. világháború után alapított egy elektronikai céget.
İnanılmaz olmasının nedenlerinden biri de, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bir elektronik firmasını kurdu.Jedním z důvodů, proč byl tak zajímavý, byl obchod s elektronikou, který založil po Druhé světové válce.
İnanılmaz olmasının nedenlerinden biri de, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bir elektronik firmasını kurdu.Notamment pour une raison, c'est que après la 2nde guerre mondiale il a fondé une entreprise d'électronique.
İnanılmaz olmasının nedenlerinden biri de, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bir elektronik firmasını kurdu.Uma das razões por que era fantástico, é que depois da II Guerra Mundial fundou uma empresa de eletrónica.
İnanılmaz olmasının nedenlerinden biri de, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bir elektronik firmasını kurdu.Yksi syy miksi hän oli niin upea: toisen maailmansodan jälkeen hän perusti sähköliikkeen.
İnanılmaz olmasının nedenlerinden biri de, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bir elektronik firmasını kurdu.И одной из причин его замечательности было то, что после Второй Мировой он занялся электроникой.
İnanılmaz olmasının nedenlerinden biri de,그리고 정말 대단하셨던 이유는
İnanılmaz olmasının nedenlerinden biri de,Przykład: po wojnie założył firmę elektryczną.
İnanılmaz olmasının nedenlerinden biri de,Und dies ist einer der Gründe, wieso er unglaublich war:®
İnanılmaz olmasının nedenlerinden biri de,ואחת הסיבות לכך היא
İnanılmaz olmasının nedenlerinden biri de,و إحدى الأسباب التى جعلته كذلك
İnanılmaz olmasının nedenlerinden biri de,彼は第二次大戦後に電器屋を始め
İş Sözleşmesi Yasası kabul edilebilir fesih nedenlerini belirtmektedir.Arbetsavtalslagen beskriver vilka orsaker som är godtagbara för uppsägning.
İş Sözleşmesi Yasası kabul edilebilir fesih nedenlerini belirtmektedir.La loi sur le contrat de travail régit les raisons acceptables pour le licenciement.
İş Sözleşmesi Yasası kabul edilebilir fesih nedenlerini belirtmektedir.Työsopimuslaki kertoo hyväksyttävät syyt irtisanomiselle.
İş Sözleşmesi Yasası kabul edilebilir fesih nedenlerini belirtmektedir.В Законе о трудовом договоре приведены причины, достаточные для увольнения.
İş Sözleşmesi Yasası kabul edilebilir fesih nedenlerini belirtmektedir.قانون عقد العمل ينص على الأسباب المقبولة للإقالة.
İşten çıkarmak için geçerli nedenler İş Sözleşmesi Yasası’nda belirlenmiştir.Godtagbara orsaker för uppsägning definieras i arbetsavtalslagen.
İşten çıkarmak için geçerli nedenler İş Sözleşmesi Yasası’nda belirlenmiştir.Hyväksyttävät syyt irtisanomiseen on määritelty työsopimuslaissa.
İşten çıkarmak için geçerli nedenler İş Sözleşmesi Yasası’nda belirlenmiştir.Las motivaciones que justifican el despido están tasadas y figuran en la Ley de Contratos Laborales.
İşten çıkarmak için geçerli nedenler İş Sözleşmesi Yasası’nda belirlenmiştir.Les raisons acceptables pour le licenciement sont définies dans les lois sur le contrat de travail.
İşten çıkarmak için geçerli nedenler İş Sözleşmesi Yasası’nda belirlenmiştir.Причины, пригодные для увольнения, приведены в Законе о трудовом договоре.
İşten çıkarmak için geçerli nedenler İş Sözleşmesi Yasası’nda belirlenmiştir.الأسباب المقبولة للإقالة هي مقرة في قانون عقد العمل.
İşte nedenleri.Alasannya?
İşte nedenleri.Aqui está porquê.
İşte nedenleri.Đây là lý do tại sao.
İşte nedenleri.Dit is waarom.
İşte nedenleri.Ecco perché.
İşte nedenleri.En voici la raison.
İşte nedenleri.Hogy miért?
İşte nedenleri.Iată de ce.
İşte nedenleri.Les diré por qué.
İşte nedenleri.Και να γιατί.
İşte nedenleri.Вот почему.
İşte nedenleri.Ето защо.
İşte nedenleri.І ось чому.
İyimser olmak için bundan başka nedenleriniz de var.60年代に-私は60年代の男なんですが- 一つの運動がありました
İyimser olmak için bundan başka nedenleriniz de var.Další důvody k optimismu:
İyimser olmak için bundan başka nedenleriniz de var.D'autres raisons pour être optimiste :
İyimser olmak için bundan başka nedenleriniz de var.낙관론자가 될 만한 충분한 근거가 되지요.
İyimser olmak için bundan başka nedenleriniz de var.Mai multe motive pentru a fi optimist.
İyimser olmak için bundan başka nedenleriniz de var.Más razones para ser optimista.
İyimser olmak için bundan başka nedenleriniz de var.Meer redenen om optimistisch te zijn.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod