Bunun bazı nedenleri pek de ihtilaflı değil.חלק מהסיבות לכך אינן באמת שנויות במחלוקת.
Bunun bazı nedenleri pek de ihtilaflı değil.بعض أسباب ذلك ليست حقاً مثيرة للجدل.
Bunun bazı nedenleri pek de ihtilaflı değil.実はアメリカ経済には 4つの逆風があって
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Ada banyak alasan untuk melakukannya, dan berbagai cerita tentang hal itu.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Bon, il y a un tas de raisons à ça, et plein d'histoires là-dessus.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Ci sono molte storie legate al gesto, e molte ragioni per farlo.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Có rất nhiều lý do cho việc này, và nhiều câu chuyện về nó.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Daar zijn een hoop redenen voor, en verhalen over.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Dafür gibt es Gründe und Geschichten.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Det finns en mängd anledningar till det, och historier om det.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Existen muchas razones e historias para esto.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Existuje niekoľko povier aj dôvodov, prečo sa to robí.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Há um monte de razões e de histórias por detrás do costume.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Jest ku temu wiele powodów, wiele opowieści, które to wyjaśniają.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.여러가지 이유와 스토리들이 있는데
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Mají k tomu několik důvodů a příběhů s tím spojených.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Na mármost, sok oka van ennek és történetek is szólnak róla, hogy miért.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Sunt multe motive şi poveşti în jurul acestui obicei.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Υπάρχουν ένα σωρό λόγοι και ιστορίες γι' αυτό.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Для цього є купа причин, і з цим пов'язано декілька історій.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Има различни причини за това и истории за обичая.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Этому есть немало объяснений, есть истории об этой традиции.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.אבל אחת הסיבות היא שזה מסמן שינוי, מלפני לאחרי.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.وهناك أسباب عديدة لذلك وقصص كثيرة حول هذا التقليد
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.そのうちの一つは「変化を示す」ことです
Bunun, geçerli nedenleri vardır.De multiples motifs plaident en faveur d’une telle campagne.
Bunun, geçerli nedenleri vardır.Ennek jó oka van.
Bunun, geçerli nedenleri vardır.Istnieją ku temu ważne powody.
Bunun, geçerli nedenleri vardır.Riskbedömning är en hörnsten i EU:s arbetsmiljöstrategi, och det nns det goda skäl till.
Bunun, geçerli nedenleri vardır.Za to obstajajo dobri razlogi.
Bunun, geçerli nedenleri vardır.За това съществуват основателни причини.
Bunun için özür dilerim. Bu nedenler üslü sayımızı kısıtlı tutmamız gerekebilir.Et comme vous pouvez le voir, je n'ai pas un exposant sur ce cheapo Windows fourni simulateur j'utilise.
Bunun nedenlerinden başka biri ise birçok üyenin Dubai'de gurbetçi olması.Das ist auch so, weil die meisten Mitglieder Frauen sind, die als Einwanderinnen nach Dubai gekommen sind.
Bunun nedenlerinden başka biri ise birçok üyenin Dubai'de gurbetçi olması.Esto también se debe a que muchos miembros son expatriados que viven en Dubai.
Bunun nedenlerinden başka biri ise birçok üyenin Dubai'de gurbetçi olması.Il faut savoir que de nombreux membres sont des expatriés de Dubai.
Bunun nedenlerinden başka biri ise birçok üyenin Dubai'de gurbetçi olması.„Skupina Harley je něco jako jejich široká rodina,“ říká.
Bunun nedenlerinden başka biri ise birçok üyenin Dubai'de gurbetçi olması.Un alt motiv este că majoritea membrilor sunt expatriați în Dubai.
Bunun nedenlerinden başka biri ise birçok üyenin Dubai'de gurbetçi olması.Είναι κι επειδή πολλά μέλη είναι αλλοδαποί που ζουν στο Ντουμπάι.
Bunun nedenlerinden başka biri ise birçok üyenin Dubai'de gurbetçi olması.Члены клуба чувствуют, что они - одна большая семья.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Důvodem je -- mají mnohem více možností, než využijí, a mnohem méně času.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Een deel van de reden is -- dat ze meer keuzes hebben dan voorheen, en veel minder tijd.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.En av orsakerna är att de har många fler valmöjligheter än tidigare, och mycket mindre tid.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.In parte, il motivo è che hanno molte più scelte di prima, e molto meno tempo.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Jedna z przyczyn jest to, że mają oni dzisiaj o wiele więcej możliwości niż kiedyś i dużo mniej czasu.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.그들이 이슈가 되는 이유는, 그들이 유사 이래 가장 다양한 선택권을 누리고 있으며 그 선택에 시간을 할애하기엔 매우 바쁜 삶을 살고 있기 때문입니다.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Motivatia e, partial - au mai multe optiuni din care sa aleaga si mult mai putin timp la dispozitie.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Một phần lý do là do họ có nhiều sự lựa chọn hơn xưa, và ít thời gian hơn.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Por um lado, têm agora muito mais escolhas do que tinham e muito menos tempo.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Razlog je delno, da imajo veliko več izbire kot včasih in veliko manj časa.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Részben azért, mert sokkal több választási lehetőségük van, mint volt, és sokkal kevesebb idejük.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Sebagian alasannya adalah -- mereka punya lebih banyak pilihan dari sebelumnya, dan lebih sedikit waktu.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Une raison à cela est -- qu'ils ont beaucoup plus de choix qu'auparavant, et beaucoup moins de temps.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Y parte de la razón, es que tienen muchas más ofertas de las que tenían, y muchisimo menos tiempo.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Zum Teil liegt das daran, dass sie viel mehr Auswahl haben als zuvor und viel weniger Zeit.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Εν μέρει γιατί -- έχουν περισσότερες επιλογές από ότι παλαιότερα. και πολύ λιγότερο χρόνο.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Отчасти, причина в том, что у них больше выбора, чем было раньше, а времени меньше.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.Част от причината е - те имат ужасно по-голям избор от преди и ужасно по-млако време.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.חלק מהסיבה לכך הוא -- שיש להם יותר אפשרויות ממה שאי פעם היה להם. והרבה פחות זמן
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.جزء من السبب هو -- لديهم خيارات أكثر مما كانوا معتادين عليه، والقليل جداً من الوقت.
Bunun nedenlerinden biri-- eskiden olduğundan daha çok seçeneğe ve çok daha az vakte sahipler.そして はるかに少ない時間しかないからです。 選択肢が溢れすぎて、