Brezilya ve Japonya'da, eşsiz kültür ve dilbilimsel nedenlerden ötürü.In Brazilië en Japan gebeurt het om unieke culturele en taalkundige redenen.
Brezilya ve Japonya'da, eşsiz kültür ve dilbilimsel nedenlerden ötürü.언어 문제로 인해 사이버 공간에도 아직 국경이 남아있지요.
Brezilya ve Japonya'da, eşsiz kültür ve dilbilimsel nedenlerden ötürü.No Brasil e Japão, é devido a razões culturais e linguísticas únicas.
Brezilya ve Japonya'da, eşsiz kültür ve dilbilimsel nedenlerden ötürü.V Brazílii a Japonsku za to mohou jedinečné kulturní a jazykové důvody.
Brezilya ve Japonya'da, eşsiz kültür ve dilbilimsel nedenlerden ötürü.W Brazylii i Japonii decyduje kulturowa i językowa wyjątkowość.
Brezilya ve Japonya'da, eşsiz kültür ve dilbilimsel nedenlerden ötürü.Στη Βραζιλία και την Ιαπωνία, οφείλεται σε μοναδικούς πολιτιστικούς και γλωσσόλογικούς λόγους.
Brezilya ve Japonya'da, eşsiz kültür ve dilbilimsel nedenlerden ötürü.В Бразилии и Японии - по культурным и языковым причинам.
Brezilya ve Japonya'da, eşsiz kültür ve dilbilimsel nedenlerden ötürü.В Бразилия и Япония, това е поради уникални културни и лингвистични причини.
Brezilya ve Japonya'da, eşsiz kültür ve dilbilimsel nedenlerden ötürü.У Бразилії та Японії це пояснюється унікальними культурними і лінгвістичними причинами.
Brezilya ve Japonya'da, eşsiz kültür ve dilbilimsel nedenlerden ötürü.בברזיל וביפן, זה מסיבות תרבותיות ולשוניות ייחודיות.
Brezilya ve Japonya'da, eşsiz kültür ve dilbilimsel nedenlerden ötürü.في البرازيل واليابان، لأسباب تندرج تحت تفردهم الثقافي واللغوي
Brezilya ve Japonya'da, eşsiz kültür ve dilbilimsel nedenlerden ötürü.独特の文化や言語的な理由によるものです 一方 中国やベトナムをはじめ
Bu bazen kronik stresin sebep yol açtığı kardiyovasküler hastalığın nedenlerinden biridir.E esta é uma das razões pelas quais o stress crónico é associado a doenças cardiovasculares.
Bu bazen kronik stresin sebep yol açtığı kardiyovasküler hastalığın nedenlerinden biridir.I jest to jeden z powodów, że przewlekły stres jest czasem związane z chorobami układu krążenia.
Bu bazen kronik stresin sebep yol açtığı kardiyovasküler hastalığın nedenlerinden biridir.스트레스가 심혈관질병과 관련 있는 이유 중 하나죠.
Bu bazen kronik stresin sebep yol açtığı kardiyovasküler hastalığın nedenlerinden biridir.Och det här är en av orsakerna till att kronisk stress ibland är sammankopplat med hjärtkärlsjukdomar.
Bu bazen kronik stresin sebep yol açtığı kardiyovasküler hastalığın nedenlerinden biridir.І це одна з причин того, що хронічний стрес іноді асоціюється з серцево-судинними захворюваннями.
Bu bazen kronik stresin sebep yol açtığı kardiyovasküler hastalığın nedenlerinden biridir.心臓病と関連づけられる<br/>一つの理由です 常にこんな状態でいるのは<br/>本当に健康ではありません
Bu da nedenlerden biri olsa bile.Aber das ist einer der Gründe, warum sie dort gelandet sind, wo sie waren.
Bu da nedenlerden biri olsa bile.Ale to jeden z powodów dla których trafili tam gdzie są.
Bu da nedenlerden biri olsa bile.Dat is één reden waarom ze hier terecht waren gekomen.
Bu da nedenlerden biri olsa bile.Đây chính là lí do khiến các em sa ngã.
Bu da nedenlerden biri olsa bile.Însă acesta este un motiv pentru care ei au ajuns unde erau.
Bu da nedenlerden biri olsa bile.Itulah salah satu alasan mengapa mereka masuk ke lembaga permasyarakatan itu.
Bu da nedenlerden biri olsa bile.하지만 그들이 그만두는 데에는 이유가 있었습니다.
Bu da nedenlerden biri olsa bile.Mais c'était précisément l'une des raisons pour lesquelles ils en étaient arrivés là.
Bu da nedenlerden biri olsa bile.Pero esa era una razón por la que terminaron donde estaban.
Bu da nedenlerden biri olsa bile.Questo è uno dei motivi per cui sono finiti lì.
Bu da nedenlerden biri olsa bile.Но това е една причина за това, че стигнаха да там където са.
Bu da nedenlerden biri olsa bile.אבל זו היתה סיבה אחת שהם הגיעו לאן שהגיעו.
Bu da nedenlerden biri olsa bile.ولكنهم لانهم جبلوا على هذه الطريقة ولهذا فهم هناك..
Bu da nedenlerden biri olsa bile.私もだんだんとイライラしてきました
Bu harita askeri nedenlerle hazırlanmıştı.Această hartă a fost întocmită în scopuri militare.
Bu harita askeri nedenlerle hazırlanmıştı.Bản đồ này được tạo ra cho mục đích quân sự.
Bu harita askeri nedenlerle hazırlanmıştı.Cette carte a été dressée pour des raisons militaires.
Bu harita askeri nedenlerle hazırlanmıştı.Deze kaart is gemaakt voor militaire doeleinden.
Bu harita askeri nedenlerle hazırlanmıştı.Die Karte wurde für militärische Zwecke angefertigt.
Bu harita askeri nedenlerle hazırlanmıştı.Este mapa se hizo por razones militares.
Bu harita askeri nedenlerle hazırlanmıştı.이 지도는 군사적 목적으로 제작되었습니다.
Bu harita askeri nedenlerle hazırlanmıştı.Questa mappa è stata creata per scopi militari.
Bu harita askeri nedenlerle hazırlanmıştı.Αυτός ο χάρτης σχεδιάστηκε για στρατιωτικούς σκοπούς.
Bu harita askeri nedenlerle hazırlanmıştı.Тази карта е направена за военни цели.
Bu harita askeri nedenlerle hazırlanmıştı.Эту карту создавали для военных целей.
Bu harita askeri nedenlerle hazırlanmıştı.המפה הזו הוכנה למטרות צבאיות.
Bu harita askeri nedenlerle hazırlanmıştı.هذه الخريطة رسمت لأسباب عسكرية.
Bu harita askeri nedenlerle hazırlanmıştı.建設された道路 建物 城塞が
Bu iki şeyi duyduğumda hem kişisel hem de bilimsel nedenlerden ötürü oldukça endişelenmiştim.Amikor tehát ezeket hallottam, mindez nagyon lesújtott, mind személyes okok, mind tudományos okok miatt.
Bu iki şeyi duyduğumda hem kişisel hem de bilimsel nedenlerden ötürü oldukça endişelenmiştim.A tak když jsem slyšel tyto dvě věci, velmi hluboce mě trápily, jak z osobních důvodů, tak z vědeckých důvodů.
Bu iki şeyi duyduğumda hem kişisel hem de bilimsel nedenlerden ötürü oldukça endişelenmiştim.Când am auzit aceste două lucruri, am fost profund tulburat, atât din motive personale, cât și științifice.
Bu iki şeyi duyduğumda hem kişisel hem de bilimsel nedenlerden ötürü oldukça endişelenmiştim.Ik had er grote moeite mee deze dingen te horen om zowel persoonlijke als wetenschappelijke redenen.
Bu iki şeyi duyduğumda hem kişisel hem de bilimsel nedenlerden ötürü oldukça endişelenmiştim.Kiedy o tym usłyszałem, bardzo się zmartwiłem z powodów zarówno osobistych, jak i naukowych.
Bu iki şeyi duyduğumda hem kişisel hem de bilimsel nedenlerden ötürü oldukça endişelenmiştim.두 가지 이야기를 들었을 때, 개인적이고 또한 과학적인 이유로 인해
Bu iki şeyi duyduğumda hem kişisel hem de bilimsel nedenlerden ötürü oldukça endişelenmiştim.Ko sem to izvedel, me je hudo zaskrbelo, tako iz osebnih kot znanstvenih razlogov.
Bu iki şeyi duyduğumda hem kişisel hem de bilimsel nedenlerden ötürü oldukça endişelenmiştim.Kuullessani nämä kaksi asiaa se huolestutti minua syvästi. Niin henkilökohtaisista kuin tieteellisistä syistä.
Bu iki şeyi duyduğumda hem kişisel hem de bilimsel nedenlerden ötürü oldukça endişelenmiştim.Por eso, cuando escuché todo esto me preocupé muchísimo, tanto por razones personales como científicas.
Bu iki şeyi duyduğumda hem kişisel hem de bilimsel nedenlerden ötürü oldukça endişelenmiştim.Като чух за тези две неща, те дълбоко ме смутиха - както по лични, така и по научни причини.
Bu iki şeyi duyduğumda hem kişisel hem de bilimsel nedenlerden ötürü oldukça endişelenmiştim.Когда я услышал об этих проблемах, они глубоко встревожили меня, как по личным причинам, так и по научным.
Bu iki şeyi duyduğumda hem kişisel hem de bilimsel nedenlerden ötürü oldukça endişelenmiştim.Коли я почув про ці проблеми, вони глибоко занепокоїли мене, як по особистим причинам, так і по науковим.
Bu iki şeyi duyduğumda hem kişisel hem de bilimsel nedenlerden ötürü oldukça endişelenmiştim.אז כששמעתי את שני הדברים הללו, הם הטרידו אותי מאוד, הן מסיבות אישיות
Bu iki şeyi duyduğumda hem kişisel hem de bilimsel nedenlerden ötürü oldukça endişelenmiştim.فعندما سمعت هذين الخبرين إنزعجت للغاية, لأسباب شخصية و أيضاً