Ana içeriğe geç
Sözlük

nedeni ile cümle

nedeni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Senden hoşlanmamamın nedeni bu.That's why I don't like you.
Onlardan hoşlanmamamın nedeni bu.That's why I don't like them.
Ona nedenini sordun mu?Did you ask her why?
Boşanmamızın nedeni bu.That's the reason we got divorced.
O, sigara içmesi nedeniyle çocuklarını hasta ediyor.He's making his children sick with his cigarette smoking.
O tam olarak coşku nedeniyle taşan biri değildi.He wasn't exactly overflowing with enthusiasm.
Bazı gazilerin savaş hakkında konuşmak istememelerinin nedeni budur.That's why some veterans never wanted to talk about the war.
Nedeni belirsizdi.The reason was unclear.
Tom Jackson ihanet nedeniyle idam edildi.Tom Jackson was executed for treason.
Şiddetli yağmur nedeni ile gidemedim.I couldn't go because of the heavy rain.
Tom, araştırması nedeniyle Nobel ödülünü kazandı.Tom won the Nobel prize for his research.
Nedeni hemen bilinmiyordu.The cause wasn't immediately known.
Nedeni hemen belli değildi.The cause wasn't immediately clear.
Tom'un kutlama için nedeni var.Tom has cause for celebration.
Değişikliklere ihtiyacımız olmasının nedeni bu.That's why we need changes.
Yaşamak için herhangi bir nedenim olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if I have any reason to live.
Sanırım her şeyin bir nedeni var.I think everything happens for a reason.
Sadece birkaç dakika içinde sana nedenini söyleyeceğim.I'm going to tell you why in just a few moments.
Hayal kırıklığına uğramamamın nedeni bu.That's why I'm not disappointed.
Hayal kırıklığına uğramamın nedeni bu.That's why I'm disappointed.
Aslında burada olamamın nedeni bu.Actually, that's why I'm here.
Hastalığım nedeniyle, seni ziyaret edemedim.Due to my illness, I couldn't visit you.
Pazartesi günkü maç yağmur nedeniyle iptal edildi.Monday's game was rained out.
Nedenini bulalım.Let's find out why.
Ona güvenmemek için hiçbir nedenim yok.I have no reason not to trust him.
Tom'a güvenmemek için hiçbir nedenim yok.I have no reason not to trust Tom.
Gençliğinin bittiğini düşünmek için iyi bir nedenin olabilir.You may have good reason to think that your youth is over.
Kötü hava nedeniyle, ben gitmedim.Owing to bad weather, I didn't go.
Piyano hocam kötü hava nedeniyle erkenden eve gitmemi tavsiye etti.Because of the bad weather, my piano teacher suggested that I go home early.
Kötü hava nedeniyle uçak 10 dakika gecikti.Due to the bad weather, the plane was ten minutes late.
Uçak kötü hava nedeniyle gecikti.The plane was delayed on account of bad weather.
Lastikler lastik ve yol yüzeyi arasındaki sürtünme nedeniyle yıpranır.Tires wear down because of friction between the rubber and the road surface.
Yoğun sis nedeniyle uçuş iptal edildi.The flight was cancelled because of the thick fog.
Suçun ana nedeni nedir?What is the main cause of the crime?
Maç şiddetli yağmur nedeniyle iptal edildi.The game was canceled because of the heavy rain.
Oyun yağmur nedeniyle iptal edildi.The game was called off on account of rain.
Bunu yapma nedenini söyler misin?Will you give me your reasons for doing this?
Bu kavun boş görünüyor. Belki de çok ucuz olmasının nedeni budur.This melon sounds hollow. Maybe that's why it was so cheap.
Noelin yaklaşması nedeniyle iş biraz gelişme kaydetti.With the approach of Christmas, business improved somewhat.
Çocuğun yaşı nedeniyle izin vermek zorundasın.You have to allow for the boy's age.
Polis kaza nedenini araştırıyor.The police are investigating the cause of the crash.
Söylemek gereksiz ki, kaza nedeniyle o bir süre okuldan uzak kalacak.Needless to say, because of the accident, he will stay away from school for a while.
Cinayetin nedeni henüz bilinmiyor.The motive for the murder is not yet known.
Gecikmemiz trafik sıkışıklığı nedeniyleydi.Our delay was due to traffic congestion.
Şiddetli yağmur nedeniyle gelemedim.I could not come because of the heavy rain.
Ben onun oraya gitme nedenini bilmiyorum.I don't know the reason why he went there.
O kadar geç kalması için hangi nedeni gösterdi?What reason did he give for being so late?
Devletin şampiyonluğu nedeniyle sert oynayan takım tehlikedeydi.The team played hard because the championship of the state was at stake.
Sebze fiyatlarının yüksek olması nedeniyle bizim bakkal geçen ay fırladı.Our grocery bill soared last month because of higher vegetable prices.
Geçen haftanın sağanak yağışları nedeniyle su baskınımız vardı.We had flooding because of last week's heavy rains.
Tren, bir saat boyunca tayfun nedeniyle ertelendi.The train was delayed for one hour on account of the typhoon.
Tayfun nedeniyle birçok uçuş iptal edildi.Many flights were canceled, owing to the typhoon.
Öyle yapmak için her türlü nedeni vardı.He had every reason for doing so.
Oğluyla gurur duymak için her türlü nedeni var.He's every reason to be proud of his son.
O soygun nedeniyle hapse gönderildi.He was sent to jail for the robbery.
O, çaba eksikliği nedeniyle başarısız oldu.He failed due to lack of effort.
Nedeni olmadan bana hakaret etti.He insulted me without reason.
Onun geç gelmesi nedeniyle planlarımız değişti.We changed our plans because of her late arrival.
Lütfen bana onun sinirlenme nedenini söyleyin.Please tell me the reason why she got angry.
Sinirlenmesinin nedeni neydi?Why was it that she got angry?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
nedeni ile cümle - Sayfa 12 - nedeni kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App