Ne de olsa senin ruhunu... ...zırha baglamayı bilen tek ki,si benim.Vain minä osaan sitoa mielesi haarniskaan.
Ne de olsa senin ruhunu... ...zırha baglamayı bilen tek ki,si benim.W końcu tylko ja wiem, jak połączyć twą duszę z tą zbroją.
Ne de olsa senin ruhunu... ...zırha baglamayı bilen tek ki,si benim.Yo soy el único que sabe cómo atar tu alma a la armadura.
Ne de olsa senin ruhunu... ...zırha baglamayı bilen tek ki,si benim.Άλλωστε μόνο εγώ ξέρω πώς να συνδέω το πνεύμα σου με την πανοπλία.
Ne de olsa senin ruhunu... ...zırha baglamayı bilen tek ki,si benim.Я единственный знаю, как прикрепить твою душу к доспехам.
Ne de olsa şüpheci biriyim.그 숫자를 믿지 않습니다.
Ne de olsa şüpheci biriyim.אבל אני ספקן.
Ne de olsa şüpheci biriyim.لكنني انسان مُتشكك
Ne de olsa şüpheci biriyim.しかし数字をどんなに操作しても
Ne de olsa tabuta sığmaz.Afinal, não cabe dentro de um caixão.
Ne de olsa tabuta sığmaz.Al fin y al cabo, no me la puedo llevar a la tumba.
Ne de olsa tabuta sığmaz.Do trumny nie wejdzie.
Ne de olsa tabuta sığmaz.Jag är för stor för en kista.
Ne de olsa tabuta sığmaz.Jeg kan alligevel ikke være i en kiste.
Ne de olsa tabuta sığmaz.Non ci starebbe in una bara, dopotutto.
Ne de olsa tabuta sığmaz.Se ei mahdu arkkuun.
Ne de olsa tabuta sığmaz.Δεν χωράει σε φέρετρο εξάλλου!
Ne de olsa tabuta sığmaz.Ведь в гроб его не положишь.
O halde gözümü dört açmalıyım. Ne de olsa becerikli korumamı kaybediyorum.Θα πρέπει να είμαι σε επιφυλακή, αφού έχασα την ικανή μου σωματοφύλακα.
O zaman Birleşik Krallık (U.K.) ile başlayalım, ne de olsa bugün oradayız.Alors, commençons avec le Royaume-Uni, puisque c'est là que nous sommes aujourd'hui.
O zaman Birleşik Krallık (U.K.) ile başlayalım, ne de olsa bugün oradayız.Así que vamos a empezar por el Reino Unido, ya que es donde estamos hoy.
O zaman Birleşik Krallık (U.K.) ile başlayalım, ne de olsa bugün oradayız.Fangen wir mit dem Vereinigten Königreich an, weil wir heute hier sind.
O zaman Birleşik Krallık (U.K.) ile başlayalım, ne de olsa bugün oradayız.Kezdjük tehát az Egyesült Királysággal, ha már egyszer itt vagyunk.
O zaman Birleşik Krallık (U.K.) ile başlayalım, ne de olsa bugün oradayız.먼저 오늘 우리가 있는 곳인 영국부터 알아보죠.
O zaman Birleşik Krallık (U.K.) ile başlayalım, ne de olsa bugün oradayız.Laten we beginnen met het Verenigd Koninkrijk, want daar zijn we nu.
O zaman Birleşik Krallık (U.K.) ile başlayalım, ne de olsa bugün oradayız.Partiamo dal Regno Unito, visto che siamo qui oggi.
O zaman Birleşik Krallık (U.K.) ile başlayalım, ne de olsa bugün oradayız.Să începem cu Marea Britanie, fiindcă aici ne aflăm.
O zaman Birleşik Krallık (U.K.) ile başlayalım, ne de olsa bugün oradayız.Thế nên hãy bắt đầu với nước Anh, vì đấy là nơi chúng ta đang ở ngày hôm nay.
O zaman Birleşik Krallık (U.K.) ile başlayalım, ne de olsa bugün oradayız.Zacznijmy od Zjednoczonego Królestwa, ponieważ tu dziś jesteśmy.
O zaman Birleşik Krallık (U.K.) ile başlayalım, ne de olsa bugün oradayız.Οπότε ας αρχίσουμε με το Ηνωμένο Βασίλειο, αφού εδώ είμαστε σήμερα.
O zaman Birleşik Krallık (U.K.) ile başlayalım, ne de olsa bugün oradayız.Начнём с Великобритании, раз уж мы здесь находимся.
O zaman Birleşik Krallık (U.K.) ile başlayalım, ne de olsa bugün oradayız.Нека започнем с Обединеното кралство, тъй като сме тук днес.
O zaman Birleşik Krallık (U.K.) ile başlayalım, ne de olsa bugün oradayız.נתחיל עם הממלכה המאוחדת, משום שכאן אנו נמצאים היום.
O zaman Birleşik Krallık (U.K.) ile başlayalım, ne de olsa bugün oradayız.لذا لنبدأ بالمملكة المتحدة بما أننا فيها اليوم
O zaman Birleşik Krallık (U.K.) ile başlayalım, ne de olsa bugün oradayız.我々が住んでいるところなので イギリスのエネルギー消費を
Sentora yakınlık duyuyoruz, çünkü ne de olsa yarı insan.Ми співчуваємо кентавру, через його людські якості, хоч вони і залишаються напівлюдськими.
Sentora yakınlık duyuyoruz, çünkü ne de olsa yarı insan.بسبب الصفات البشرية التي يملكون نصفها معنا
Tabii ki kıskanabilirsin, Ne de olsa, öpüştük.Certo che lo sei, dopotutto ci siamo baciati.
Tabii ki kıskanabilirsin, Ne de olsa, öpüştük.Đương nhiên là cậu thấy vậy, dù sao chúng ta cũng đã hôn nhau.
Tabii ki kıskanabilirsin, Ne de olsa, öpüştük.Natuurlijk zou je dat zijn, uiteindelijk hebben we toch gekust.
Tabii ki kıskanabilirsin, Ne de olsa, öpüştük.Oczywiście, ze powinnaś, mimo wszystko, całowaliśmy się.
Umarım Tory Ada'lı kimse yoktur burada; ne de olsa güzel bir yer.Doufám, že tu není nikdo z Tory; půvabné místo.
Umarım Tory Ada'lı kimse yoktur burada; ne de olsa güzel bir yer.Dúfam, že tu nie je nikto z Tory; krásne miesto.
Umarım Tory Ada'lı kimse yoktur burada; ne de olsa güzel bir yer.Espero que não esteja aqui ninguém de Tory, um local encantador.
Umarım Tory Ada'lı kimse yoktur burada; ne de olsa güzel bir yer.Espero que no haya nadie de Tory aquí; precioso lugar.
Umarım Tory Ada'lı kimse yoktur burada; ne de olsa güzel bir yer.Hi vọng sẽ không có ai từ Tory tới đây; một nơi thật đẹp, thật đáng yêu.
Umarım Tory Ada'lı kimse yoktur burada; ne de olsa güzel bir yer.Ich hoffe, es ist niemand aus Tory hier, es ist wirklich toll da.
Umarım Tory Ada'lı kimse yoktur burada; ne de olsa güzel bir yer.Ik hoop dat hier niemand van Tory is; heerlijke plek.
Umarım Tory Ada'lı kimse yoktur burada; ne de olsa güzel bir yer.J'espère que personne ici n'est de Toraigh ; c'est un endroit charmant.
Umarım Tory Ada'lı kimse yoktur burada; ne de olsa güzel bir yer.토리에서 오신 분은 없기를 바랍니다, 아름다운 곳입니다
Umarım Tory Ada'lı kimse yoktur burada; ne de olsa güzel bir yer.Mam nadzieję, że nie ma tu nikogo z Tory; cudowne miejsce.
Umarım Tory Ada'lı kimse yoktur burada; ne de olsa güzel bir yer.Sper că nu-i nimeni din Tory aici; un loc minunat.
Umarım Tory Ada'lı kimse yoktur burada; ne de olsa güzel bir yer.Spero che in sala non ci sia nessuno di Tory Island. Luogo splendido.
Umarım Tory Ada'lı kimse yoktur burada; ne de olsa güzel bir yer.Ελπίζω να μην είναι κανείς απ' το Τόρυ εδώ... υπέροχο μέρος...
Umarım Tory Ada'lı kimse yoktur burada; ne de olsa güzel bir yer.Надеюсь, в зале нет жителей Тори. Милый уголок.
Umarım Tory Ada'lı kimse yoktur burada; ne de olsa güzel bir yer.Надявам се, че тук няма никой от Тори...прекрасно място.
Umarım Tory Ada'lı kimse yoktur burada; ne de olsa güzel bir yer.מקוה שאין אף אחד מטורי כאן, מקום נחמד.
Umarım Tory Ada'lı kimse yoktur burada; ne de olsa güzel bir yer.ارجو أن لايكون اي شخص من جزيرة تروي هنا , مكانٌ جميل.
Umarım Tory Ada'lı kimse yoktur burada; ne de olsa güzel bir yer.しかしそれ以上に島全体で
Yani, bu benim sorunum değil, ne de olsa sizin diliniz.Chodzi o to, że to nie mój problem, to w końcu wasz język. (Śmiech)