Ana içeriğe geç
Sözlük

nd ile cümle

nd kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Fatih William 1066 yılında Hastings Savaşı'nda Kral Harold'ı yendi.William the Conqueror defeated king Harold in 1066 at the Battle of Hastings.
Güney Kutbu, Kuzey Kutbu'ndan çok daha soğuktur.The South Pole is a lot colder than the North Pole.
Amerika Birleşik Devletleri'nde, elektriğimizin % 39'unu kömür sağlar.In the United States, coal makes 39% of our electricity.
Plüton, Kuiper Kuşağı'nda yer alan bir cüce gezegendir.Pluto is a dwarf planet that lies in the Kuiper Belt.
Ben Amerika Birleşik Devletleri'ndeydim.I have been to the United States.
Tom, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki her eyaletin başkentini bilir.Tom knows the capital of each state in the United States.
Tom ve Gabriela Katolik Kilisesi'nde evlendiler.Tom and Gabriela got married in the Catholic church.
Tom'un Park Caddesi'nde yaşadığından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom lives on Park Street.
Artık Park Caddesi'nde çalışıyorum.I'm now working on Park Street.
Tom babasına Babalar Günü'nde bir kravat verdi.Tom gave his father a tie on Father's Day.
Ariana Grande, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en iyi pop müzik sanatçılarından biridir.Ariana Grande is one of the best pop musical artists in the United States.
Şükran Günü'nden bir önceki gün süpermarketler patlamaya hazır.The day before Thanksgiving, the supermarkets are full to bursting.
Asla Park Caddesi'nde bir ev satın almazdım.I would never buy a house on Park Street.
Kuzey Kutbu'ndaki sıcaklıklar rekor seviyeye ulaştı.Temperatures at the North Pole have hit a record high.
Park Caddesi'nde bir ev satın almayı düşünüyorum.I'm thinking of buying a house on Park Street.
Suç, Park Caddesi'ndeki I. Kanada Bankası'nda saat 2.30'da meydana geldi.The crime occurred at 2:30 in the First Canadian Bank on Park Street.
Taş Devri'nden beri insanlar pek değişmedi.Humans haven't changed much since the Stone Age.
Park Caddesi'nde bir ev satın alacak kadar zengin değiliz.We aren't rich enough to buy a house on Park Street.
Ben Prens Edward Adası'ndaki mutsuz kızım.I am the unhappiest girl in Prince Edward Island.
Amerika Birleşik Devletleri'nde herhangi bir zamanda hapiste yüz binlerce kadın var.There are hundreds of thousands of women in jail at any given time in the United States.
Tom, Harvard Üniversitesi'nde hukuk öğretir.Tom teaches law at Harvard.
Park Caddesi'ndeki yeni Çin restoranına gitmemizi öneriyorum.I suggest that we go to that new Chinese restaurant on Park Street.
Harvard Üniversitesi'nde çalışıyorum.I work at Harvard.
Şükran Günü'nden önceki gündü.It was the day before Thanksgiving.
Tom, Mary'ye Noel Günü'nde çalışmayı planlayıp planlamadığını sordu.Tom asked Mary if she was planning to work on Christmas Day.
Tom ve Mary Park Caddesi'nde bir daire kiraladı.Tom and Mary rented an apartment on Park Street.
Hâlâ Park Caddesi'nde yaşıyorsun, değil mi?You're still living on Park Street, aren't you?
Tom'un Park Caddesi'nde çok güzel bir evi var.Tom has a very nice house on Park Street.
Tom uzun yıllar Park Caddesi'nde yaşıyordu.Tom lived on Park Street for many years.
Biz hâlâ Park Caddesi'nde yaşıyoruz.We're still living on Park Street.
Tom hala Park Caddesi'nde yaşıyor.Tom is still living on Park Street.
Tom hala Park Caddesi'nde oturuyor.Tom is still living on Park Street.
İsa, Ürdün nehri'nde Yahya tarafından vaftiz edildi.Jesus was baptized by John in the Jordan River.
Birçoğu Ürdün nehri'nde Yahya tarafından vaftiz edildi.Many were baptized by John in the Jordan River.
Yahya, Yahudiye çölü'nde vaaz verdi.John preached in the Desert of Judea.
Hem Tom hem de ben Park Caddesi'nde yaşıyoruz.Both Tom and I live on Park Street.
Tom'un Park Sokağı'nda evi olduğunu bilmiyor muydun?Didn't you know that Tom had a house on Park Street?
Tom'un Park Caddesi'nde bir ev satın aldığını biliyor muydun?Did you know Tom bought a house on Park Street?
Tom'un, Park Caddesi'nde bir evi vardı.Tom used to have a house on Park Street.
Tom'un Park Caddesi'nde bir barı var.Tom has a bar on Park Street.
Park Caddesi'nde bir ev satın almak istiyorum.I'd like to buy a house on Park Street.
Cadılar Bayramı'ndan beri Tom'u görmedim.I haven't seen Tom since Halloween.
Tom'a Park Caddesi'nde yaşamak istediğimi söyledim.I told Tom that I wanted to live on Park Street.
Park Caddesi'nde iyi bir restoran var.There's a good restaurant on Park Street.
Tom Park Caddesi'nde bir ev satın alacak.Tom will buy a house on Park Street.
Şu anda Park Caddesi'nde yaşıyorum.I'm currently living on Park Street.
Tom Sevgililer Günü'nde yalnızdı.Tom was alone on Valentine's Day.
Hâlâ Park Caddesi'nde yaşıyorum.I'm still living on Park Street.
Tom'un okulu Park Caddesi'nde.Tom's school is on Park Street.
Park Caddesi'nde bir evim var.I have a house on Park Street.
Bu kitabı Park Caddesi'ndeki bir dükkandan aldım.I bought this book at a store on Park Street.
Tom ve Mary'nin Park Caddesi'nde evlerinin olduğunu biliyor muydunuz?Did you know that Tom and Mary both have houses on Park Street?
Park Caddesi'ndeki yeni restoran çok iyi değil.The new restaurant on Park Street isn't very good.
Park Caddesi'ndeki yeni restoran çok iyi.The new restaurant on Park Street is very good.
Tom Sevgililer Günü'nde Mary'ye çiçekler gönderdi.Tom sent Mary flowers on Valentine's Day.
Trafik Park Caddesi'nde gerçekten kötü.Traffic's really bad on Park Street.
Tom ve ben Park Caddesi'nde yaşıyoruz.Tom and I live on Park Street.
Park Caddesi'nde yaşıyoruz.We live on Park Street.
Tom ve ben Park Caddesi'nde bir ev satın alacak kadar zengin değiliz.Tom and I aren't rich enough to buy a house on Park Street.
Pyeongchang, Güney Kore'deki Taebaek Dağları'nda bulunan bir ilçedir.Pyeongchang is a county located in the Taebaek Mountains in South Korea.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod