Van Gogh kız kardeşlerden biri kendisini "zeki ve nazik" sözleriyle tarif etti.Salah satu saudari Van Gogh menyebutnya "pintar dan handal".
Çok kibar ve naziktir.Sangat polos dan baik hati.
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.Vera adalah orang yang baik hati dan ingin membantu orang lain.
İzci, herkese karşı naziktir.Ông khéo an ủi sĩ tốt, ân ái chu đáo đối với mọi người.
Oldukça sessiz ve nazik hayvanlardır.Đây là loài vật rất dễ nuôi và thân thiện.
Sevdiklerimin tümünün bu nazik hastalıktan can vermesini dilerim" diyordu.Tôi sẽ sung sướng hy sinh tính mạng để gìn giữ con cái đáng thương của tôi khỏi tai họa khủng khiếp này."
Nazik ve kibar bir insandır." demiştir.陽気で優しい人だから!」と。
İzci, herkese karşı naziktir.優等生気質で誰に対しても優しい。
Çok kibar ve naziktir.紳士的で優しい。
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.人の助けになることに幸せを感じる、優しく元気な性格。
Miyako'ya hep nazik yaklaşır.美咲に対しては普通に接している。
Fil, kadını nazikçe hortumuyla okşamaktadır.老婆は女を優しく招き入れた。
Onlar nazik ricalarda bulundular, kara bir tarih yazdılar.はじめ時代小説を書き、のち歴史小説を書いた。
Nazik, eğlenceli sevencen lop tavşanıdır.ほたるいか ランタンを持った親切なホタルイカの妖精。
Öte yandan küçüğü olabildiğince hoş ve bir melek kadar nazik.その少年は余りにも可憐で天使のようだった。
Tom bana her zaman nazik davranır.トムはいつも私に優しくしてくれる。
Sen gerçekten iyi ve nazik bir kişisin, Tom.あなたは大路です、トム。
Fiat motor aydıyor, Yarin nazik elleri.動力裝甲駕駛員,暗戀晴生。
Miyako'ya hep nazik yaklaşır.總是在一旁看著美咲。
Öte yandan küçüğü olabildiğince hoş ve bir melek kadar nazik.如天使般善良而美麗。
Karınlarındaki deri daha yumuşak ve naziktir, arkalarındaki ise daha kalın ve kabadır.更有甚者,指其墓上,有一蜂巢,所得之蜜,能治百病。
Nazik, eğlenceli sevencen lop tavşanıdır.活潑的白兔寶石寵物。
Lando, Leia'ya fazlasıyla nazik davranır.페리는 리한나와 매우 친한 것으로 알려져있다.
Çok kibar ve naziktir.예의바르고 친절하다.
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.매우 사교적이고 남을 도와주기 좋아하는 유형이다.
Ruhu acı olmadan üzüntülü nazik melankolilerden biridir.즉, 사랑을 경험하면서 우리는 비로소 슬픈 존재, 멜랑콜리커가 된다.
Çok kibar ve naziktir.נדיבה ונחמד מאוד.
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.הוא חכם ונחמד אוהב לעזור לאחרים.
Nazik ve kibar bir insandır." demiştir."הוא באמת ובתמים אדם נפלא ואדיב.
Shore doktorların buna karşın "inanılmaz derecede nazik" davrandığını aktardı.הרופאים קבעו כי הוא "בכושר מצוין".
Naziktir ve çocuklara karşı özenlidir.מבינה במיוחד בנושאי אופנה ובנים חמודים.
Zamanın tarihçisi olan Nikitas Honiatis, Nikolaos Kanabos'u zeki ve nazik bir kişi olarak tanımlamıştır.Историкът Никита Хониат описва Николай като благ и интелигентен човек.
Lando, Leia'ya fazlasıyla nazik davranır.Басон се държи много уважително и подчинително към Лен.
Gün boyunca yanında duran fil zaman zaman nazikçe hortumuyla ona dokunmuştur.Зайченцето бяло цял ден си играло в близката горичка със една сърничка.
O iyi, nazik biri ve çok iyi bir anne.Odlična kuharica i prava majka.
Naziktir ve çocuklara karşı özenlidir.Blag i previše popustljiv prema djeci.
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.Marljiva je i velikodušna osoba, i uvijek je spreman pomoći drugima.
Çok kibar ve naziktir.Je prijazna in preprosta.
Ancak sinirlendiğnde pek de nazik davranmaz.Je prijazna, vendar se hitro razjezi.
Oldukça sessiz ve nazik hayvanlardır.So zelo tihe in čiste mačke.
Kadınlara karşı nazik ve kibardır, Kadınlarla ilişkileri çok iyidir.Jos labai smalsios ir mielai bendrauja su žmonėmis.
O, köpeği nazikçe okşuyordu.Šį šunį lengva dresuoti.
Yoo Jung ise zengin, başarılı ve nazik biridir.Yusuf Amir – Turtingas ir linksmas žmogelis.
Lando, Leia'ya fazlasıyla nazik davranır.Prie lizdo labai atsargus.
Lando, Leia'ya fazlasıyla nazik davranır.Zsupán on aga väga rahul Lisaga.
Nazik ve kibar bir insandır." demiştir.Ta on alandlik, kaastundlik ja väga armastav inimene''.
O, köpeği nazikçe okşuyordu.Kapten sai seljast õrnalt kriimustada.
Nazik bir Pokémondur, bu yumurtaları yaralı Pokémonlarla paylaşır.Õrna lemmaltsa lehtede kuju varieerub munajatest elliptilisteni.
AB: Hayır, farklılıklar konusunda nazik olmalıyız.AB: 우리는 우리의 다른 부분을 공손히 다루어야 합니다.
AB: Hayır, farklılıklar konusunda nazik olmalıyız.א.ב.:לא, אנחנו צריכים להיות אדיבים בכל הנוגע לשונות.
AB: Hayır, farklılıklar konusunda nazik olmalıyız.اليان : لا , يجب ان نكون مؤدبين تجاه الاختلافات
AB: Hayır, farklılıklar konusunda nazik olmalıyız.礼というのは見過ごされがちな美徳です
Ailemi oluşturan şey mutluluk çünkü onlar bana bakıyorlar ve nazikler.A családomat a boldogság jellemzi, mert törődnek velem és kedvesek.
Ailemi oluşturan şey mutluluk çünkü onlar bana bakıyorlar ve nazikler.Ceea ce încheagă familia mea e fericirea pentru că toți mă iubesc și sunt buni cu mine.
Ailemi oluşturan şey mutluluk çünkü onlar bana bakıyorlar ve nazikler.Ce qui fait ma famille c'est le bonheur parce qu'ils prennent soin de moi et ils sont gentils.
Ailemi oluşturan şey mutluluk çünkü onlar bana bakıyorlar ve nazikler.우리 가족을 이루는 것은 행복이에요 왜냐하면 그들이 저를 돌봐주고 또 친절하니까요.
Ailemi oluşturan şey mutluluk çünkü onlar bana bakıyorlar ve nazikler.Lo que hace a mi familia es la felicidad porque ellos cuidan de mí y son amables.
Ailemi oluşturan şey mutluluk çünkü onlar bana bakıyorlar ve nazikler.Moją rodzinę tworzy szczęście, gdyż wszyscy troszczą się o mnie i są mili.
Ailemi oluşturan şey mutluluk çünkü onlar bana bakıyorlar ve nazikler.O que faz a minha família é a felicidade porque eles gostam de mim e são bons.
Ailemi oluşturan şey mutluluk çünkü onlar bana bakıyorlar ve nazikler.Quello che unisce la mia famiglia è la felicità perché si prendono cura di me e sono gentili.