Ana içeriğe geç
Sözlük

nazik ile cümle

nazik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Protestocular, polisin saatler süren nazik ikna çabaları sonrası alanı terk ettiler.Protesters left the area after policemen's polite requests of hours.
Bana kibarca ve nazik davranıyorlardı, ama evliliğimi onaylamadılar.They were nice to me, friendly and polite, but they didn’t approve my marriage.
Arıcılar, genelde çoğu zaman bilgilerini paylaşmaya ilgi duyan nazik insanlar.Beekeepers are generally gentle people who are usually interested in sharing their knowledge.
İnsanlar çok nazikler." diyen hasta şöyle devam ediyor: "Türkiye güzel bir ülke."The people have been very kind," he said. "Turkey is a beautiful country," he added.
Yves Rimet, “Büyükbabam nazik, fakat aynı zamanda sert biriydi."My grandfather was a gentle man but also a tough one," Yves Rimet said.
Cristian Mungiu: Bazı nazik insanlar.Cristian Mungiu: Some thoughtful people.
Gapik, "Harika. gönüllüler son derece nazik."It's wonderful . the volunteers are very kind.
1928), bir Abhaz Prensi ve Sultan Vahdettin'in kayınbiraderi ve Emine Nazikeda Sultan'ın ağabeyidir.He was also the brother-in-law of Sultan Mehmed VI through his sister Emine Nazikeda.
Bu olayı takip eden gelen nazik bir genç, tekrar Scruggs'ı düelloya davet eder.A polite young man clad in black then rides into town and challenges Buster.
Ichha nazik, sevecen ve yardımsever, Tapasya şımarık, bencil ve kıskanç biri.Ichha is kind, caring and helpful, while Tapasya is spoilt, selfish and jealous.
Nazik ve yumuşaktır.Billy Bennett is one of Marcus's best friends.
Sosyal uygunlukta kibar olmadan nazik bir ifade edici etki yarattı.It was genteel in expressive impact without being genteel in social conformity.
Araştırmacılar, All Ball'u emzirmeye çalıştığını ve çok nazik ve sevgi dolu olduğunu söyledi.Researchers said that she tried to nurse All Ball and was very gentle and loving.
Logistikonun işlevi, öğrenme sevgisiyle nazikçe yönetmektir.The function of the logistikon is to gently rule through the love of learning.
Hynek'in yalnızca Ruppelt ve Friend için nazik sözleri vardı.Hynek had kind words only for Ruppelt and Friend.
Gel, gel kızım, benimle dans et şimdi polka çok nazikçe çınladığında.Come, come girl, dance with me now, when the polka jingles so delicately.
Nazik ruh hali, timpani tarafından kesintiye uğratılan bir flüt solosu ile sürdürülür.The gentle mood is maintained by a flute solo, interrupted by the timpani.
IRS çalışanları tarafından profesyonel ve nazik muamele görme hakkı.A right to professional and courteous treatment by IRS employees.
Mi-sook, Woo-ryung'a nazik doğası nedeniyle aşık olmaya başlar.Mi-sook starts to fall in love with Woo-ryung due to his kind nature.
Köpek, çocukların davranışlarına büyük tolerans gösterir ve onlara karşı çok naziktir.The dog shows great tolerance to children's behaviour and is very gentle with them.
Apollon: Bu kadar dindar birine ihtiyacı olduğu anda nazik davranmak haksızlık mı?' [1]Apollo: Is it unjust to treat someone so kindly, someone so pious, in his time of need?'[9]
Vitsin'in oynadığı mütevazı ve sempatik karakterler, izleyicilerin nazik duygularını uyandırdı.Modest and sympathetic characters played by Vitsin evoked kindly feelings of viewers.
Jude ( Adam Driver ) New York'ta yaşayan nazik bir mühendistir.Jude (Adam Driver) is a gentle, pragmatic engineer living in New York City.
Dijital indirme ve akış (Daha nazik versiyon)[1]Digital download and streaming (Nicer version)[18]
Sonra arkalarına süzülür, kafaları öne düşmeye başlayana kadar nazikçe üflerdi.Then he creeps behind them, and blows softly upon their necks, till their heads begin to droop.
Merakla, İsa'nın çocuklara (Markos, X) karşı nazikliği genellikle göz ardı edildi".[9]Curiously, the gentleness of Christ towards children (Mark, X) was usually ignored".[9]
Bununla birlikte, Partların II. Dimitrios'a nazik davranmalarının nedeni siyasi sebeplerdi.It was however for political reasons that the Parthians treated Demetrius II kindly.
Çok nazik, doğal ve kişisel olarak benim için doğa ile yakınlığı simgeliyor.It is very gentle, natural, and, for me personally, symbolizes intimacy with nature.
O size karşı nazik midir?Ist er freundlich zu Ihnen?
Beni davet ettiğiniz için çok naziksiniz.Es war sehr nett von Ihnen, mich einzuladen.
Köylüler ziyaretçilerine karşı nazikti.Die Dorfbewohner waren freundlich zu ihren Besuchern.
Sen naziksin.Du bist nett.
Tom her zaman herkese karşı nazik.Tom ist immer allen gegenüber freundlich.
Tom bize karşı çok nazik.Tom ist sehr nett zu uns.
Nazik dileklerin için teşekkür ederim, sevgili Tom.Danke, lieber Tom, für deine freundlichen Wünsche.
İzci, herkese karşı naziktir.Der Pfadfinder ist freundlich gegenüber allen Menschen.
2004'te James Norman Brown'un ilk biyografisi Bob Brown: Nazik Bir Devrimci yayınladı.2004 brachte James Norman die erste autorisierte Biografie Browns heraus (Bob Brown: A Gentle Revolutionary).
Taiki Kou - Kurucu Yıldız Savaşçısı Güçleri: Nazik Rahim yıldızı.Kaiserkrieger Vigiles: Leichte Mädchen.
Çok kibar ve naziktir.Geistreich und liebenswürdig.
Ancak sinirlendiğnde pek de nazik davranmaz.Er sah aber nicht freundlich aus, sondern schien wütend zu sein.
Ne var ki cesur bir kız ve nazik bir devin planları Krank’ı bozguna uğratacaktır.Die Liebenden herzen sich und eine neidische Nebenbuhlerin mit einem teuflischen Plan im Kopf schreitet heran.
O, köpeği nazikçe okşuyordu.Er sucht verzweifelt nach dem Hund.
Miyako'ya hep nazik yaklaşır.Sie kümmert sich immer fürsorglich um Aya.
Alpay Nazikioğlu.Güvey: Schwiegersohn.
Ben henüz nazik bir beyefendiyle tanışmadımJe n'avais jamais rencontré un homme aussi gentil.
Nazikçe şapkasını kaldırarak eğildi.Il s'est poliment incliné, enlevant son chapeau.
Çocuklarla nazik bir ses tonuyla konuştu.Elle s'est adressé à ses enfants d'une voix douce.
Sen benimleyken her zaman naziktin.T'as toujours été si gentil avec moi.
Çok sessiz ve naziktir ve her zaman Enrico'ya sabırlı olmaya çalışır.Il est très calme et gentil et essaie toujours d'être patient avec Henri.
Zoser kaçar ve Mereb nazik sahibi ile çok sevdiği prensesin kollarında ölür.Zoser se sauve, et Mereb meurt dans les bras de son maître et de sa princesse aimée.
Sevdiklerimin tümünün bu nazik hastalıktan can vermesini dilerim" diyordu.Je voudrais que tous ceux que j'aime mourussent de cette douce maladie.
Nazik ve kibar bir insandır." demiştir.Et il est un homme d'une parfaite courtoisie."
O, köpeği nazikçe okşuyordu.Le gentilé est Taillepiétais.
Vücut yapısı geometrik şemaya uygundur, çok ince belle genç bir kızın nazik görünümü verilmektedir.Ce démon destructeur a l'apparence d'une fort belle jeune femme.
Edna da bu nazik adamdan hoşlanır.France trouve tout de même ce policier très sympathique.
Onlar nazik ricalarda bulundular, kara bir tarih yazdılar.Il était proche de ce dernier et ils partagent un passé commun sombre.
O nazikçe saçlarını okşuyor ve o o geri geldi ne kadar mutlu gösteriyor.Il est saisi d'effroi par son apparition et fou de joie quand il se rend compte qu'elle est bien réelle.
Çok kibar ve naziktir.Il est très poli et généreux.
Stylus: Tüm ekipmanlar arasında belki de en nazik yapıya sahip ayrıntı,plak iğnesi.Great Star : Sans aucun doute la plus mauvaise machine, quels que soient les volets.
O çok nazikti.Él era muy amable.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod