Ana içeriğe geç
Sözlük

nazi ile cümle

nazi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Toplam 14 defa çeşitli nazırlık görevlerinde bulunmuştur.Sie erschienen vierzehntägig im Wechselrhythmus.
Manzum Edda ve Snorri Sturluson tarafından yazılan Nazım Edda'da geçer.Buri wird nur in Snorri Sturlusons Prosa-Edda erwähnt.
Bu filmden alıntılar bir Nazi propaganda filmi olan Der ewige Jude (Sonsuz Yahudi)'e dahil edildi.Er schrieb das Manuskript zu dem Propaganda-Film Der ewige Jude.
O, köpeği nazikçe okşuyordu.Er sucht verzweifelt nach dem Hund.
Sonrasında Tapınakçıların desteğiyle Nazife Anne'yi öldürtür.Daraufhin erschießt Sarah ihren Stiefvater.
Nâzım Hikmet şiiri "Çok Yorgunum" dışında bütün şarkılar Almanca'dır.Bis auf den titelgebenden Song sind alle Lieder auf Deutsch.
1930'ların başında anti-Nazi görüşlerini açığa çıkarmıştır.In den 1930er Jahren trat er mit anti-nazistischen Reden öffentlich auf.
Nazi rejimi döneminde tutuklandı ve birkaç aylığına toplama kampına gönderildi.Schwan wurde verhaftet und für mehrere Monate in einem Konzentrationslager interniert.
1939 yılında, 29 yaşındayken, nazilerden Polonya kaçtı .Im Jahr 1939, im Alter von 29 Jahren, flüchtete dieser aus Polen um der braunen Pest (Nazis) zu entkommen.
Manasatır şimdi Museo Nazionale di San Marco ya evsahipliği yapmaktadır.Die Klostergebäude beherbergen heute auch das Museo Nazionale di San Marco.
Miyako'ya hep nazik yaklaşır.Sie kümmert sich immer fürsorglich um Aya.
Gustloff ismi Nazi Rejimi tarafından Alman gemisine Wilhelm Gustloff olarak verilmiştir.Der Name Gustloff ist heute eher durch das 1945 versenkte deutsche Passagierschiff "Wilhelm Gustloff" bekannt.
Führer, vatandaşlık belgesini şehrin Nazi lideri Albert Forster'ın elinden aldı.Zum Chef der Zivilverwaltung wurde der Danziger Gauleiter Albert Forster bestellt.
Hem Stalinist politikalar hem de Nazist politikalar kitlesel şiddet yoluyla toplumu inşa etmeye çalışmıştır.Sowohl Revolutionäre als auch lettische Nationalisten agitierten bei seiner Gemeinde gegen Scheinpflug.
İmalât ve ihtiyaçlarından da Tophane Nazırı mesuldü.Was ihm seine Rachsucht und seine Verbitterung gebracht hätten.
Bu ilke Nazi Almanyası'nın dış politikasının temelini oluşturmuştur.Die transatlantische Sicherheitspartnerschaft gilt ihm als Fundament deutscher Außenpolitik.
Ardından Nafıa Nazırlığı görevine gelmiştir.Danach zerfiel die Befestigung zusehends.
Ahmed Tevfik Paşa hükumetinde kısa bir süre Dahiliye Nazırı oldu.Ahmed Tekuder stieß allerdings schnell auf Widerspruch in seiner Verwandtschaft.
Ardından arpa emini ve sonra da Baruthane nazırı oldu.Danach wurde abgeläutert und so auch der unlösliche Treber abgelöst.
12 Ocak 1910’da Emrullah Efendi, Maarif Nazırı oldu.Am 26. Januar 1910, eröffnete Th.
Enstitü 1933 yılında Naziler tarafından kapatılmıştır.Die Akademie wurde 1933 von den Nazis aufgelöst.
Naziler bu gazeteyi savaş boyunca kapttı.Das Regiment war während des ganzen Krieges beritten.
Adını Gregor ve Otto Strasser adlı iki Nazi kardeşten almıştır.Er schloss sich dem Kreis der Nationalsozialisten und Gebrüder Gregor und Otto Strasser an.
Alpay Nazikioğlu.Güvey: Schwiegersohn.
Babası Maarif Nazırlığı'nda yüksek düzeyde görev yapmış bir devlet adamıydı.Er weiß nur, dass ihr Vater ein hochrangiger Mann vom Fürstenhof war.
Yazar, hikâyelerinin bazılarında düz yazının içine nazım parçaları yerleştirmiştir.Einige Geschichten seiner beiden Darstellerinnen flossen direkt ins Drehbuch ein.
Kararda Nazi makamlarını esirlerin koşullarını iyileştirmek için daha fazla adım atılmaları istendi.Wenig später trat sie für die Verbesserung der Haftbedingungen politischer Häftlinge ein.
Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliye Nâzırlığı vazifesini de üstlendi.Dabei gelobten die Ständevertreter ihm die Treue.
Ben henüz nazik bir beyefendiyle tanışmadımJe n'avais jamais rencontré un homme aussi gentil.
Nazikçe şapkasını kaldırarak eğildi.Il s'est poliment incliné, enlevant son chapeau.
Çocuklarla nazik bir ses tonuyla konuştu.Elle s'est adressé à ses enfants d'une voix douce.
Sen benimleyken her zaman naziktin.T'as toujours été si gentil avec moi.
Ukrayna'nın Yahudi cumhurbaşkanı neo-Nazilerle nasıl barıştı?Comment le président juif d'Ukraine a fait la paix avec les néo-nazis ?
Zelenskiy'nin neo-Nazi piçleri geberecek.Les salauds néo-nazis de Zelensky vont mourir.
Putin Ukrayna'yı nazilerden arındırma mücadelesi veriyor.Poutine se bat contre l'Ukraine dénazie.
Nâzım Hikmet için yazdığı kitap, (Nâzım Hikmet Üzerine) dört basım görmüştür.Le livre de l'arbre et des quatre oiseaux (Risâlat al-ittihâd al-kawnî), trad.
Çok sessiz ve naziktir ve her zaman Enrico'ya sabırlı olmaya çalışır.Il est très calme et gentil et essaie toujours d'être patient avec Henri.
Nisan 1931'de Martin, kardeşi Albert Bormann'ı Münih'teki Nazi Partisi Yardım Fonunda işe aldı.En avril 1931, son frère Martin obtient à Albert Bormann un travail au Fonds d'aide du Parti Nazi à Munich.
Nazizme karşıdır.Opposition face au nazisme.
Bir neo-Nazidir.Terrorisme néo-nazi.
1944: Nazi Almanya'sına karşı Slovak Millî Ayaklanması.1944 : soulèvement national slovaque contre les Nazis.
Freud'un kitapları Berlin'de halk önünde Naziler tarafından yakılır.Peu après, les livres de Freud sont brûlés à Berlin.
Zoser kaçar ve Mereb nazik sahibi ile çok sevdiği prensesin kollarında ölür.Zoser se sauve, et Mereb meurt dans les bras de son maître et de sa princesse aimée.
Sevdiklerimin tümünün bu nazik hastalıktan can vermesini dilerim" diyordu.Je voudrais que tous ceux que j'aime mourussent de cette douce maladie.
1936'da Nazi Almanyası'ndaki Kripo, tüm Reich'ın Ceza Polis Departmanıydı.Sous le régime nazi, en 1936, la Kripo est devenu le département de police criminelle de tout le Reich.
Nazi partisi için tam zamanlı olarak çalışmaya başladı.Il travaille ensuite à plein temps pour le compte du parti nazi.
Ültimatom, Nazilerin Çekoslovakya'nın İşgalinden sadece beş gün sonra deklare edilmişti.Il est déposé cinq jours seulement après l'occupation allemande de la Tchécoslovaquie.
Final maçı 10 Haziran günü Roma'daki Stadio Nazionale PNF'de oynandı.La finale se déroule le 10 juin 1934 au Stadio Nazionale del PNF à Rome.
Dachau toplama kampı, Nazi Almanyası'nda açılan ilk toplama kampı.Le camp de Dachau est le premier camp de concentration mis en place par le régime nazi.
Naziler bu tankı propaganda için yoğun biçimde kullanmışlardır.Le gouvernement nazi utilisa ce bombardement à des fins de propagande.
Araştırması nihaî kanıtladı ve Nazi vesayetçileri ile hızlı bir şekilde lütuflarını kaybetti.Værnet perdit rapidement son crédit auprès des nazis.
Nazi Boni (1909–1969), politikacı ve yazar.Nazi Boni (1909–1969), homme politique.
Inno Nazionale San Marino'nun ulusal marşıdır.Inno Nazionale est l'hymne national de Saint-Marin.
Bahriye Nazırlığı görevinde en uzun süre (23 yıl) bulunmuş kişidir.Il est le président du Barça qui est resté le plus de temps en fonction (22 ans).
Nazi rejiminden kaçarak 1938 yılında Paris'e taşındı.Fuyant le régime nazi, il partit pour Paris en 1938.
Ancak, karısı ve çocuğu Nazi’lerin elinde rehine olarak tutuluyordu.Aussitôt, son épouse et son enfant sont pris en otages par le pêcheur.
1931'de Nazi Partisi'ne (üye no:474481) ve SA'ya girdi.Le 1er mars 1931, il rejoignit le Parti nazi et devint le membre n°474 481,.
Nâzım Hikmet'in yönlendirmesi ile masal yazmaya başlamıştır.Et de privilégier alors la sagesse au savoir.
Nazilerin ırkçı teorilerini eleştirdi.Elle propage donc les thèses nazies.
Memleketimden İnsan Manzaraları, Nâzım Hikmet.Pour les articles homonymes, voir Le Sage.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod