nazari ile cümle
nazari kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.49
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Allah'ının nazarında bütün insanlar eşittir.In the sight of God, all men are equal.
Bugünün nazari matematiği yarının tatbikî matematiğidir.Today's pure mathematics is tomorrow's applied mathematics.
Nazarî olarak Genç Osmanlılar birleşmiş oldu.Moreover, only Pederzoli actually joined Juventus.
Hurûfîliğin nazariyesine göre insan gözünün biri Cebrail diğeri de Azrail’dir.It laughs when it sees a human being, and when it laughs its upper lip may cover its eyes.
Türk Musikisi Nazariyatı ve Usulleri Kudüm Velveleleri - İsmail Hakkı Özkan Nihâvend (notalar)It embraced Islamic culture and values without enforcing the religious law (Sharia).
Benim nazarımda, müziğe yaklaşım da aynı olmalıdır.In my eyes, the approach to music should be the same.
Hurûfîliğin nazariyesine göre insan gözünün biri Cebrâil diğeri de Azrâil’dir.Bei ihnen sind die Augen nebeneinander an der Vorderseite des Kopfes angeordnet (also wie bei Menschen).
Hurûfîliğin nazariyesine göre insan gözünün biri Cebrail diğeri de Azrail’dir.Onihitokuchi (en) - oni ayant un seul œil et tuant les humains.
Hekimin bunu nazarı dikkate alması gerekir.Pour les articles homonymes, voir Nazaré.
Nazarî olarak Genç Osmanlılar birleşmiş oldu.Finalmente se uniría a los Jóvenes Titanes.
Südur nazariyesini andırır biçimde sürekli bir varoluşu içerir ancak tam olarak südur denemez.Esto resiente su autoridad sobre los suyos y él no lo advierte completamente.
Saygun, A. A. Musiki Nazariyatı.Артисты от А до Я. Музыкальный каталог.
Saygun, A. A. Musiki Nazariyatı.Pieśni miłosne. a. poważne.
Hurûfîliğin nazariyesine göre insan gözünün biri Cebrâil diğeri de Azrâil’dir.Při pohledu na ně člověk zkamení, přinejmenším tedy při pohledu na Medúsu, která z nich jediná byla smrtelná.
Saygun, A. A. Musiki Nazariyatı.Nhạc trưởng trong một khoảng thời gian là A. Vedel.
Hurûfîliğin nazariyesine göre insan gözünün biri Cebrail diğeri de Azrail’dir.예를 들어 어떤 사람을 본다는 것은 지(知)에, 그 사람을 좋아한다는 것은 행(行)에 속한다.
Saygun, A. A. Musiki Nazariyatı.נתן זך, "אמנות הרומן של א.
Südur nazariyesini andırır biçimde sürekli bir varoluşu içerir ancak tam olarak südur denemez.Obično slijedi svoje instinkte koji mu govore kome može, a kome ne može (ili ne želi) vjerovati.
Daha yakın zamanlarda ise nazarın kıskançlık sonucu değdiği inanışı yaygınlaşmıştır.V neskorších rokoch sa dostal pod vplyv náboženského hnutia jansenistov.
Benim nazarımda, müziğe yaklaşım da aynı olmalıdır.À mes yeux, l'approche de la musique doit être identique.
Benim nazarımda, müziğe yaklaşım da aynı olmalıdır.Die Annäherung an die Musik sollte gleich sein.
Benim nazarımda, müziğe yaklaşım da aynı olmalıdır.Do meu ponto de vista, a abordagem à Música deve ser a mesma.
Benim nazarımda, müziğe yaklaşım da aynı olmalıdır.In mijn ogen zou de benadering van muziek hetzelfde moeten zijn.
Benim nazarımda, müziğe yaklaşım da aynı olmalıdır.저는 말하기를 배우는 것과 같이 음악을 배워야 한다고 생각합니다.
Benim nazarımda, müziğe yaklaşım da aynı olmalıdır.Para mí, el enfoque hacia la música debería ser el mismo.
Benim nazarımda, müziğe yaklaşım da aynı olmalıdır.Pentru mine, felul în care abordăm muzica ar trebui să fie identic.
Benim nazarımda, müziğe yaklaşım da aynı olmalıdır.Számomra, a zenéhez ugyanígy kellene közeledni.
Benim nazarımda, müziğe yaklaşım da aynı olmalıdır.Theo tôi, con đường vào âm nhạc cũng nên tương tự thế thôi.
Benim nazarımda, müziğe yaklaşım da aynı olmalıdır.Κατά την άποψή μου, η προσέγγιση της μουσικής πρέπει να είναι η ίδια.
Benim nazarımda, müziğe yaklaşım da aynı olmalıdır.С моей точки зрения, подход к музыке должен быть таким же.
Benim nazarımda, müziğe yaklaşım da aynı olmalıdır.Според мен подходът към музиката трябва да бъде същият.
Benim nazarımda, müziğe yaklaşım da aynı olmalıdır.בעיני, הגישה למוזיקה צריכה להיות זהה.
Benim nazarımda, müziğe yaklaşım da aynı olmalıdır.結局のところ 音楽もまた 一種の言葉なんだ
Burda yargılayıcı olmak istemiyorum ama genel olarak toplumun nazarında bu adam diğerinden daha başarısızdır.Ik wil geen oordeel vellen, maar algemeen genomen zeggen we dat deze kerel minder succesvol is.
Burda yargılayıcı olmak istemiyorum ama genel olarak toplumun nazarında bu adam diğerinden daha başarısızdır.Je ne vise pas à le juger, mais c'est vrai que la société jugerait que cet homme n'a pas réussi autant.
Burda yargılayıcı olmak istemiyorum ama genel olarak toplumun nazarında bu adam diğerinden daha başarısızdır.그의 삶에 대해 판단하기 싫지만 이 사회에서 대부분의 의견은 아마 이 남자가 덜 성공적이라는 것입니다
Burda yargılayıcı olmak istemiyorum ama genel olarak toplumun nazarında bu adam diğerinden daha başarısızdır.Nechci ho soudit, ale z pohledu dnešní společnosti bychom zřejmě řekli, že tento muž je méně úspěšný.
Burda yargılayıcı olmak istemiyorum ama genel olarak toplumun nazarında bu adam diğerinden daha başarısızdır.Nie chciałbym go osądzać, ale pod względem społecznym odniósł on znacznie mniejszy sukces niż lekarz.
Burda yargılayıcı olmak istemiyorum ama genel olarak toplumun nazarında bu adam diğerinden daha başarısızdır.Не хочу тут никого судить, но общее представление в обществе такое: что вот, это человек менее успешный.
Burda yargılayıcı olmak istemiyorum ama genel olarak toplumun nazarında bu adam diğerinden daha başarısızdır.Не че имам предразсъдъци, но всеобщото мнение е, че в обществото бихме го преценили като по-малко успял.
Burda yargılayıcı olmak istemiyorum ama genel olarak toplumun nazarında bu adam diğerinden daha başarısızdır.אני לא רוצה להיות ביקורתי כלפי זה, אבל הרעיון העיקרי הוא שבחברה, היינו אומרים "או, האיש הזה הוא פחות מצליח".
Burda yargılayıcı olmak istemiyorum ama genel olarak toplumun nazarında bu adam diğerinden daha başarısızdır.أنا لا أريد الحكم عليها، ولكن الفكرة الكلية هنا هي في ذلك المجتمع، سيكون وصف هذا الرجل بأنه أقل نجاحا.
Burda yargılayıcı olmak istemiyorum ama genel olarak toplumun nazarında bu adam diğerinden daha başarısızdır.この男は、社会的に成功していない そう言っていいね。 けど進化の観点からすると、こいつは
Husain Nazari'nin çalışma arkadaşı muhbir Taqi Sadeed de 16 Kasım'da gerçekleşen patlamada yaralandı.Taqi Sadeed, repórter e colega de Husain Nazari, também foi ferido no ataque do dia 16 de novembro.
Husain Nazari'nin çalışma arkadaşı muhbir Taqi Sadeed de 16 Kasım'da gerçekleşen patlamada yaralandı.Taqi Sadeed, reporter i kolega Husaina Nazariego, również został ranny tego tragicznego dnia, 16 listopada.
Husain Nazari'nin çalışma arkadaşı muhbir Taqi Sadeed de 16 Kasım'da gerçekleşen patlamada yaralandı.Taqi Sadeed, reportero y colega de Husain Nazari, también salió herido en la explosión del 16 de noviembre.
Husain Nazari'nin çalışma arkadaşı muhbir Taqi Sadeed de 16 Kasım'da gerçekleşen patlamada yaralandı.Репортер Таки Садид, коллега Хусейна Назари, также был ранен при взрыве 16 ноября.
On biri sivil 19 yaralının arasında Rah-e-Farda TV kanalının kameramanı Husain Nazari de vardı.Entre as 19 vítimas, das quais onze eram civis, estava Husai Nazari, cinegrafista do canal de TV Rah-e-Farda.
On biri sivil 19 yaralının arasında Rah-e-Farda TV kanalının kameramanı Husain Nazari de vardı.Среди 19 жертв, 11 из них — мирные жители, был оператор телеканала Rah-e-Farda Хусейн Назари.