Ana içeriğe geç
Sözlük

naz ile cümle

naz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
1933'te eserleri Naziler tarafından yakıldı.W 1945 kościół uległ spaleniu przez nazistów.
2012 yılında Nazilli Belediyespor'a transfer oldu.W kwietniu 2012 skierowano sprawę do Samorządowego Kolegium Odwoławczego.
Bunun üzerine Allah: ayetini nazil etti ve mübahele (karşılıklı beddua) edilmesini emretti.Następnie wyjaśnia, dlaczego Bóg wyjawił, co się kryje za jego imieniem.
"Nazım'ın Bursa Yılları"."Z dziejów Ziemi Nidzickiej".
1940'ta naziler Millî Kütüphane'yi Varşova Belediye Kütüphanesi'ye değiştirmişlerdir.Rewindykowane z ZSRR w latach dwudziestych, zasiliły zbiory Biblioteki Narodowej w Warszawie.
Nazmi Elmas İlköğretim Okulu) vardır.Local school (ang.).
Heda, bu olanlardan sonra ablasının kocası Nazif ile evlenecek ve yeğenine annelik edecektir.Ramu spełnia marzenia matki żeniąc się i dając matce wnuki.
Almanya'da Naziler'in iktidara gelmesinin ardından Lorre, 1933'te Paris'e kaçtı.Po przejęciu władzy w Niemczech przez nazistów wyjechał w 1933 do Paryża.
Nazilerin Fransa'yı işgalinden hemen sonra bu kez Gestapo tarafından tekrar tutuklandı.Niektóre z osób zatrzymanych podczas Sonderaktion zostały wkrótce ponownie aresztowane przez Gestapo.
Malzeme de Nazi politik polisi Gestapo tarafından sağlanıyordu.Dobrze udokumentowany jest fakt, że policja hiszpańska współpracowała z Gestapo.
Böylece, bir nâzım şeklinde konu birliğine önem verilmesi yoluna geçilebilmiştir.Dzięki temu procesowi możemy np. skupić wzrok na danym przedmiocie ruszając jednocześnie głową.
Buna rağmen Naziler birliği aynı isimde çağırmaya devam ettiler.Działały one w republikach związkowych poprzez komisariaty o tej samej nazwie.
Parti, o sene Almanya'da Nazilerin seçim başarısından sonra, 16 Kasım 1930 tarihinde kurulmuştur.Partia została założona 16 listopada 1930 r. pod wrażeniem sukcesu wyborczego hitlerowców w tym samym roku.
Devrimin şehri Leningrad Naziler tarafından ablukaya alındı.Za sprzyjanie rewolucji został wyrzucony z kraju przez władze Królestwa Sardynii.
Nazi Partisi Büyük Berlin Yönetiminde sekreter olarak çalıştı.Pracował w charakterze urzędnika w ministerstwie robót publicznych w Berlinie.
Kararda Nazi makamlarını esirlerin koşullarını iyileştirmek için daha fazla adım atılmaları istendi.Decyzja ta pobudziła niemieckie władze do podjęcia dalszych kroków na rzecz poprawy sytuacji jeńców.
Nâzım'ın Hiroşima'ya olan hassasiyeti dikkat çekicidir.Podróż do Rosji wywarła ogromne wrażenie na Hippelu.
Hükümet, bu gölgenin bir neo-Nazi tapınağı ve turistik cazibe merkezi haline gelmesinden endişeleniyordu.Powstały obawy, że miejsce stanie się neonazistowskim sanktuarium.
Naziler, eserlerini yoz bulduğu için tabloları Alman müzelerinden çıkartıldı.W odwecie niemieckie muzea sztuki wykluczyły jego prace ze swoich zbiorów.
Ayrıca Nazi partisinin örgütlerinde yer almıştı.Znalazł się także we władzach federalnych partii.
Bu Dünyadan Nâzım Geçti, Vâlâ Nureddin'in bir kitabı.A więc tak to się kończy – książka napisana przez Tui T. Sutherland.
20. yüzyılda ise yemek sanatına olan ilgi eskiye nazaran daha da arttı.XX stulecia, gdy wzrosło zainteresowanie jego sztuką.
Wolkoff, Rus kökenli Britanya vatandaşı bir Nazi casusuydu.Baron Münchhausen, niemiecki żołnierz armii rosyjskiej był postacią prawdziwą.
Çoban köpekleri "Hitler ve eşkıya Nazi tayfası"dır. "Czołg to był "żółw", a Hitler - "szalony biały człowiek".
Ardından Tophane nâzırı oldu, 1604'te yeniçeri ağalığına getirildi.Według istniejących dokumentów historycznych, powstał on w 1604 roku na miejscu drewnianego.
Ablütofobi, erkeklere nazaran, çocuklarda ve kadınlarda daha çok görülür.Zjawiają się widma pana, dziewczyny, dzieci.
Bu tanklar süvari tanklarına nazaran daha kalın bir zırhla kaplı idi.Rozpatrywano przede wszystkim uzbrojenie czołgu w armatę o większym kalibrze.
Doğu Cephesi'nde savaşan Nazi birliklerinin yalnızca bir bölümü bu emrin uygulanmamasını tavsiye etmiştir.Tylko w jednej dywizji walczącej na froncie wschodnim oficjalnie zalecono niestosowanie rozkazu.
Stalag 319, Temmuz 1941 - Nisan 1944 arasında yılında Chełm'de kurulan Nazi esir kampı.Stalag 319 – niemiecki obóz jeniecki działający od lipca 1941 do kwietnia 1944 w Chełmie.
Stalag 319, Polonya'nın Nazi Almanyası tarafından kurulan en esir büyük kamplarından biriydi.Stalag 319 był jednym z największych obozów na ziemiach polskich.
Teftiş için gittiği ilk yerler Nazilli ve Söke'dir.Pojawia się też koncepcja wydawania pisma literackiego.
Şiirlerinin çoğunda serbest nazım biçimlerini kullanmıştır.Swoje utwory publikował w takich tytułach jak Şiir Sanatı, Evrim, Yenilik, Şimdilik, Pazar Postası.
Bosna'daki olayların "Nazilerin en kötü azgınlıklarını hatırlattığını" söyledi.Hon hävdade att det som hände i Bosnien "påminde om nazisternas värsta excesser".
Masalların Masalı (şiir), Nâzım Hikmet'in bir şiiri.Ordet kommer av intellekt, som betyder förstånd.
O nazikçe saçlarını okşuyor ve o o geri geldi ne kadar mutlu gösteriyor.Han stryker henne varsamt över håret och visar hur glad han är över att hon kom tillbaka.
Zamanının çoğunu Nazca'da evinde yalnız geçirmiştir.Hon tillbringade den mesta tiden ensam i sitt hem i Nasca.
Ardından Nafıa Nazırlığı görevine gelmiştir.De följde hans råd.
Békés, 6 Ekim 1944 tarihinde Nazilerden kurtarılarak serbest bırakıldı.Békés befriades från nazisterna den 6 oktober 1944.
Reichsleiter (Ulusal Lider), Nazi Partisi içinde ikinci en yüksek siyasi düzeyde rütbeydi.Reichsleiter ("riksledare") var den näst högsta politiska graden inom NSDAP.
1954) 1908 - Simon Wiesenthal, Avusturyalı Yahudi Nazi avcısı (ö.1908 – Simon Wiesenthal, österrikisk nazistjägare.
O da Nazz a aşıktır.Hon är också lite småkär i dr.
Nazan bebeğini aldıracaktır.Maren adopterar barnet.
Olayda 16 Nazi ve 3 polis öldü.Sexton nazister och tre poliser dödas.
III. Reich döneminde Almanya'nın en büyük gazete yayımcısı olmuş ve nazizmden muazzam kâr elde etmiştir.24 stundir var Islands tredje största tidning och var en annonsfinansierad gratistidning.
Erciş'in ovalık mahallelerinde hayvancılık yapanlara nazaran, yaylada kalma süresi Şehirpazar'da daha kısadır.Där lever de som vägt mindre än Sanningens fjäder i välbehag i Osiris eviga rike.
Peiper Nazi Partisi'ne asla katılmadı.Stauffenberg gick aldrig med i nazistpartiet.
Éowyn ve Merry Nazgûl Efendisi'ni yok etti.Éowyn och Merry lyckas ta död på Nazgûlen.
Ayrıca dahiliye nazırlığını da üstlendi.Hon har också skämtat om sin övervikt.
5 Temmuz - Otto Skorzeny,Nazi Subayı.6 juli – Otto Skorzeny, tysk SS-officer.
Çok kibar ve naziktir.Hövlig och vänlig.
Buna göre, Almanya’da Nazizmin İtalya’da Faşizmin tasfiyesi kararlaştırıldı.I Tyskland hämtades inspiration från fascismen i Italien.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.Förekomsten av migrän är något lägre i Asien och Afrika än i västvärlden.
Naziler ve komünistler Parlamentoya giremedi.Nazister och kommunister skulle inte antas.
Film, 1944 yılında Nazi işgali altındaki Varşova'da geçer.Filmen utspelar sig i Rom 1944, under den nazityska ockupationen.
Abdülaziz döneminde ise, 1867 yılında Bahriye Nazırlığı kuruldu.Under hans tid som landshövding inträffader nödåret 1867.
Altı defa Hariciye Nazırlığı, üç defa da Maarif Nazırlığı yapmıştır.Då förbannade han mig tre gånger och gav mig öknamn fyra gånger.)
Avrupa'da Nazilerle savaşmış ve ABD'yi Nazi tehlikesine karşı korumuştur.Barna återvände till Europa för att slåss mot nazisterna.
Babası Memet Fuat, üvey dedesi Nazım Hikmet'tir.Halfdan Vitben, farfar till Halvdan snälle.
Taretli araçlar, taretsiz araçlara nazaran daha pahalıya üretiliyorlardı.Vagnar med kanontorn är dyrare att tillverka än sådana utan torn.
1932'de Nazi Partisi'ne girdi.Hon gick med i det nazistiska partiet 1932.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod