Gümüş tilkiler nasıl hissederler?How are the silver foxes feeling?
Bunu tek başıma yapmamı nasıl bekliyorsun?How do you expect me to do this by myself?
Bana nasıl böyle bir şey demeye cüret ediyorsun!How dare you say such a thing to me!
Sizin dilinizde nasıl "seni seviyorum" diyorsunuz?How do you say, "I love you", in your language?
Ben onun nasıl yazıldığını biliyorum.I know how it is written.
Tom muhtemelen Mary'nin evine nasıl gideceğini biliyor.Tom probably knows how to get to Mary's house.
Tom onun nasıl yapılacağını ayrıntılı olarak açıkladı.Tom explained in detail how to do it.
Beş yaşındayken o zaten nasıl kayak kayılacağını biliyordu.At five years old he already knew how to ski.
Yalanlar söyleyerek yaşamayı nasıl başardığını bilmiyorum.I do not know how she manages to live telling lies.
Nasıl dinleyeceğini bilmek önemlidir.It is important to know how to listen.
Nasıl yardım edebilirim?How can I be of use?
Ayrılmadan önce ayakkabılarını temizlemeyi unutmayacağını nasıl ümit ederim?How I hope you don't forget to clean the shoes before leaving!
Nasıl karar verdiniz?How did you make the decision?
Nasıl araba süreceğimi bilmiyorum.I don't know how to drive a car.
İddianı nasıl haklı çıkarabilirsin?How can you justify your claim?
Seni sevdiğimi nasıl kanıtlarım bilmiyorum.I don't know how to prove that I love you.
Çoğunluk bıçağın nasıl kullanılacağını bilir.The majority know how to use a knife.
Dikkatle izle. Onun nasıl yapıldığını sana göstereceğim.Watch carefully. I'll show you how it's done.
O nasıl yazılır?How is it written?
Sadece senin nasıl yapıyor olduğunu görmek istedim.I just wanted to see how you've been doing.
Bir evin kaç metrekare olduğunu nasıl hesaplıyorsun?How do you calculate how many square meters a house is?
Bu makinenin nasıl işletildiğini biliyor musunuz?Do you know how this machine operates?
Bu makinenin nasıl çalıştığını biliyor musun?Do you know how this machine works?
Nasıl Flashcards oluşturulacağını biliyor musunuz?Do you know how to create flashcards?
Bu cümlenin nasıl yorumlanması gerekir?How should this sentence be interpreted?
Boş zamanını nasıl harcarsın?How do you spend your free time?
Nasıl kahve yapıyorsun?How do you make coffee?
Kötülük olmadan bu kadar mükemmel bir şeyi nasıl koruyabiliyorsun?How can you protect something so perfect without evil?
Tabii seni öpmek istemedim. Sadece nasıl tepki vereceğini görmek istedim.Of course I didn't mean to kiss you. I just wanted to see how you'd react.
Stadyuma nasıl varabiliyorsunuz?How can you get to the stadium?
Hayat nasıl gidiyor?How's life going?
Nasıl bilmiyorum ama, sen bir çözüm bulmak zorundasın.I don't know how, but you have to find a solution.
"Wi-Fi"'yı Fransızcada nasıl telaffuz edersin?How do you pronounce "Wi-Fi" in French?
Bana nasıl böyle bir şey yapabildin?How could you do such a thing to me?
Tom'un Fransızcayı nasıl öğrendiğini merak ediyorum.I wonder how Tom learned French.
Los Angeles nasıldı?How was LA?
New York nasıldı?How was New York?
Boston nasıldı?How was Boston?
Kâinat nasıl yaratıldı?How was the universe created?
Bu makinenin nasıl çalıştırılacağını biliyor musunuz?Do you know how to operate this machine?
O bana nasıl dikiş dikeceğimi bilip bilmediğimi sordu.She asked me if I knew how to sew.
Diğer tarafa nasıl gidebilirim?How do I get to the other side?
Gözlerine ter kaçırmaktan nasıl kaçınırsın?How do you avoid getting sweat in your eyes?
Nehri nasıl geçebilirim?How do I get over the river?
Ablam bana bir iPhone verdi ama onu nasıl kullanacağımı bilmiyorum.My older sister gave me an iPhone, but I don't know how to use it.
Çalışmaların nasıl gidiyor?How are your studies?
Bir binayı nasıl yıkarsın?How do you destroy a building?
Elbiselerimiz nerede yapılırlar ve nasıl yapılıyorlar?Where are our clothes made, and how are they being made?
Nasıl yüzeceğimizi biliyoruz.We know how to swim.
Bu sabah hasta nasıl?How is the patient this morning?
Tom formu nasıl dolduracağından emin değildi.Tom wasn't sure how to fill out the form.
Onu nasıl unutabilirsin?How could you even forget that?
Bir ineği nasıl sağarsın?How do you milk a cow?
Nasıl uyudun, canım?How did you sleep, dear?
Hemde nasıl?Indeed!
Klimayı nasıl kısabilirim?How can I turn down the air conditioner?
Tom nasıl ilerleyeceğinden emin değildi.Tom was unsure how to proceed.
Tom nasıl tepki vereceğinden emin değildi.Tom was unsure how to react.
Sobayı nasıl açabilirim?How can I turn up the stove?
Ben bunu nasıl yaparım?How do I do it?