Nasıl bir polis memuru oldun?How did you become a police officer?
Tom Mary ile nasıl tanıştı?How did Tom meet Mary?
Tom nasıl görünüyordu?How did Tom look?
Tom onu nasıl bildi?How did Tom know that?
Tom buraya nasıl geldi?How did Tom get here?
Tom bizi nasıl buldu?How did Tom find us?
Tom nasıl keşfetti?How did Tom find out?
Ben bu işe nasıl bulaştım?How did I get into this?
Onu nasıl yapabildin?How could you do that?
Nasıl oldu da seni daha önce burada hiç görmedim?How come I've never seen you here before?
Tom'un mutlu olmadığını nasıl söyleyebilirsin?How can you tell Tom isn't happy?
Sen Tom'un bir polis olduğunu nasıl anlatıyorsun?How can you tell Tom is a policeman?
Size nasıl teşekkür edebiliriz?How can we thank you?
Sana nasıl teşekkür edebiliriz?How can we thank you?
Tom'u nasıl kurtarabiliriz?How can we save Tom?
Onu nasıl yapabiliriz?How can we do that?
Bu nasıl doğru olabilir?How can this be true?
Nasıl yardımcı olabilirim?How can I help?
Siz ikiniz nasılsınız?How are you two doing?
Şimdi nasılsın?How are you now?
Onu nasıl yapacaksın?How are you going to do that?
Ne yapacağımı nasıl bilmem gerekiyor?How am I supposed to know what to do?
Nasıl giyinmem gerekiyor?How am I supposed to dress?
Tom, Boston'a nasıl gitmeyi planladığını söyledi mi?Did Tom say how he was planning to get to Boston?
Onlar nasıl dediler mi?Did they say how?
Neden bana bunu nasıl yapacağımı söylemiyorsun?Why don't you tell me how to do this?
Tom'un kız arkadaşı olmak nasıl bir şey?What's it like being Tom's girlfriend?
Tom'un nasıl olduğunu sordum.I asked how Tom was.
Nasıl olduğunu sordum.I asked how you were.
Nasıl bir işin içine girdiğimden haberim yoktu.I didn't know what I was getting into.
Bunun nasıl çalıştığını bilmiyorum.I don't know how this works.
Nasıl çalıştığı hakkında bir fikrim yok.I have no idea how it works.
Bunun nasıl çalıştığını biliyorum.I know how this works.
Farklı olmanın nasıl bir şey olduğunu biliyorum.I know what it's like to be different.
Zamanın nasıl geçtiğini anlamadım.I lost track of time.
Benim Tom'a onun evine nasıl gidileceği hakkında sormaya ihtiyacım var.I need to ask Tom about how to get to his house.
Bunu nasıl yapacağımı gerçekten bilmek istiyorum.I really wish I knew how to do that.
Sanırım bu sorunu nasıl çözeceğimi anladım.I think I've figured out how to solve this problem.
Onu nasıl yapacağımı bilmediğimi sana söyledim.I told you I don't know how to do that.
Bana bir bıçağı nasıl bileyeceğimi öğretebileceğin söylendi.I was told that you could teach me how to sharpen a knife.
Onu nasıl yapacağımı sana söylemeyeceğim.I'm not going to tell you how to do that.
Onun nasıl çalıştığına dair hiçbir fikrim yok.I've got no idea how it works.
Şirketimizi nasıl geliştirebileceğimiz hakkında konuşuyoruz.We're talking about how we can improve our company.
Bunun nasıl yapıldığını anlamak zorundayız.We have to figure out how to do this.
Onu nasıl yapacağını muhtemelen Tom'a söylemelisin.You should probably tell Tom how to do that.
O onu nasıl biliyor?How does she know that?
Onlar bile kendi isimlerini nasıl yazacaklarını bilmiyorlardı.They didn't even know how to write their own names.
Bunun nasıl yapılacağını öğrenmek için yalnız bir çare var. Bunu Tom'a sor.There's only one way to find out how to do that. Ask Tom.
Şimdi tek soru eve nasıl gideceğimizdir.The only question now is how we're going to get home.
Lütfen bana evine nasıl gideceğimi söyle.Please tell me how to get to your house.
Ben bu cümleye nasıl devam edileceğini bilmiyorum.I don't know how to continue this sentence.
Borçlarımı şimdi nasıl ödeyeceğim.How will I pay my debts now?
O, borçlarının nasıl ödeyecek?How will he pay his debts?
Borçlarını nasıl ödeyeceksin?How will you pay your debts?
Borçlarımızı nasıl ödeyeceğiz?How will we pay our debts?
Bugün okul nasıldı?How was school today?
Tom yapılması gerekenleri nasıl açıklayacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to explain what needs to be done.
Sadece Tom'un nasıl hissettiğini bilseydim, Mary ile çıkmazdım.If I'd only known how Tom felt, I wouldn't have gone out with Mary.
Sadece Tom'un nasıl hissettiğini bilseydim!If I'd only known how Tom felt!
Onun adını nasıl telaffuz edersin?How do you pronounce her name?