Tom, Mary'ye bir ineğin nasıl sağılacağını öğreten kişiydi.Tom was the one who taught Mary how to milk a cow.
Nasıl hissettiğini Tom'a söylemeliydin.You should've told Tom how you felt.
Tom çamaşır makinesinin nasıl kullanılacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to use the washing machine.
Bilgisayarlar nasıl onarılır biliyorum.I know how to repair computers.
Bilgisayarların nasıl onarılacağını biliyorsun, değil mi?You know how to repair computers, don't you?
O, bilgisayarları nasıl tamir edeceğini bilir.He knows how to repair computers.
O, bilgisayarları nasıl onaracağını biliyor.She knows how to repair computers.
Mary bilgisayarların nasıl onarılacağını bilir.Mary knows how to repair computers.
Bilgisayarları nasıl tamir edeceğimizi biliyoruz.We know how to repair computers.
Onlar bilgisayarları nasıl tamir edeceğini biliyor.They know how to repair computers.
Vay, nasıl da büyümüşsün!My, how you've grown!
Ev sahibi ailen nasıl?How is your host family?
Bileğini nasıl burktun, Tom?How did you sprain your wrist, Tom?
Bunu benim için nasıl yapabilirsin?How can you do this to me?
Bunu bana nasıl yapabildin?How could you do this to me?
Benim küçük Pinokyom, benim sevgili küçük Pinokyom! Ayaklarını nasıl yaktın?My little Pinocchio, my dear little Pinocchio! How did you burn your feet?
Nasıl olur da bu asla benim başıma gelmez?How come this never happens to me?
Mary'nin küçük sincabı artık nasıl fındık getireceğini öğrendi.Mary's little squirrel has now learned how to fetch nuts.
"Ama nasıl bu kadar çabuk büyüdün?" "O bir sır!""But how did you grow so quickly?" "That's a secret!"
"Nasılsın?" "Çok iyi. Parmesan peynirindeki bir fare gibi. ""How are you?" "Very well. Like a mouse in a Parmesan cheese."
Kentimizi nasıl buluyorsunuz?How do you like our city?
Tom Mary'nin Fransızcayı nasıl bu kadar iyi öğrendiğini merak ediyordu.Tom wondered how Mary had learned to speak French so well.
Ne söylediğin onu nasıl söylediğinden daha önemlidir.What you say is more important than how you say it.
Bu yemek nasıl yapılır?How is this dish made?
Hiyerogliflerle nasıl Cleopatra yazıyorsunuz?How do you write Cleopatra in hieroglyphs?
Piramitler nasıl yapıldı?How were the pyramids built?
Gümüş tilkiler nasıl hissederler?How are the silver foxes feeling?
Bunu tek başıma yapmamı nasıl bekliyorsun?How do you expect me to do this by myself?
Bana nasıl böyle bir şey demeye cüret ediyorsun!How dare you say such a thing to me!
Sizin dilinizde nasıl "seni seviyorum" diyorsunuz?How do you say, "I love you", in your language?
Ben onun nasıl yazıldığını biliyorum.I know how it is written.
Tom muhtemelen Mary'nin evine nasıl gideceğini biliyor.Tom probably knows how to get to Mary's house.
Tom onun nasıl yapılacağını ayrıntılı olarak açıkladı.Tom explained in detail how to do it.
Beş yaşındayken o zaten nasıl kayak kayılacağını biliyordu.At five years old he already knew how to ski.
Yalanlar söyleyerek yaşamayı nasıl başardığını bilmiyorum.I do not know how she manages to live telling lies.
Nasıl dinleyeceğini bilmek önemlidir.It is important to know how to listen.
Nasıl yardım edebilirim?How can I be of use?
Ayrılmadan önce ayakkabılarını temizlemeyi unutmayacağını nasıl ümit ederim?How I hope you don't forget to clean the shoes before leaving!
Nasıl karar verdiniz?How did you make the decision?
Nasıl araba süreceğimi bilmiyorum.I don't know how to drive a car.
İddianı nasıl haklı çıkarabilirsin?How can you justify your claim?
Seni sevdiğimi nasıl kanıtlarım bilmiyorum.I don't know how to prove that I love you.
Çoğunluk bıçağın nasıl kullanılacağını bilir.The majority know how to use a knife.
Dikkatle izle. Onun nasıl yapıldığını sana göstereceğim.Watch carefully. I'll show you how it's done.
O nasıl yazılır?How is it written?
Sadece senin nasıl yapıyor olduğunu görmek istedim.I just wanted to see how you've been doing.
Bir evin kaç metrekare olduğunu nasıl hesaplıyorsun?How do you calculate how many square meters a house is?
Bu makinenin nasıl işletildiğini biliyor musunuz?Do you know how this machine operates?
Bu makinenin nasıl çalıştığını biliyor musun?Do you know how this machine works?
Nasıl Flashcards oluşturulacağını biliyor musunuz?Do you know how to create flashcards?
Bu cümlenin nasıl yorumlanması gerekir?How should this sentence be interpreted?
Boş zamanını nasıl harcarsın?How do you spend your free time?
Nasıl kahve yapıyorsun?How do you make coffee?
Kötülük olmadan bu kadar mükemmel bir şeyi nasıl koruyabiliyorsun?How can you protect something so perfect without evil?
Tabii seni öpmek istemedim. Sadece nasıl tepki vereceğini görmek istedim.Of course I didn't mean to kiss you. I just wanted to see how you'd react.
Stadyuma nasıl varabiliyorsunuz?How can you get to the stadium?
Hayat nasıl gidiyor?How's life going?
Nasıl bilmiyorum ama, sen bir çözüm bulmak zorundasın.I don't know how, but you have to find a solution.
"Wi-Fi"'yı Fransızcada nasıl telaffuz edersin?How do you pronounce "Wi-Fi" in French?
Bana nasıl böyle bir şey yapabildin?How could you do such a thing to me?