Tom nasıl cevap vermeliydi, bilmiyordu.Tom didn't know how he should answer.
Buradaki birisi bunun nasıl yapılacağını biliyor mu?Does someone here know how to do this?
Nasıl olur da daha iyisini yapmıyoruz?How come we're not doing better?
Nasıl olur?How come?
Nasıl bu kadar yavaş olursun?How come you're so slow?!
Bir bombanın nasıl etkisiz hale getirildiğini biliyor musunuz?Do you know how to deactivate a bomb?
O adama nasıl tahammül edebiliyorsun?How can you put up with that guy?
Mahalle nasıl? Sakin mi? Gece gürültülü mü?How's the neighborhood? Quiet? Noisy at night?
Mary nasıl yüzüleceğini bilir.Mary knows how to swim.
Kopya bir cümle nasıl çıkarılabilir?How can a duplicate sentence be removed?
Biri kopya bir cümleyi nasıl kaldırabilir?How can one remove a duplicate sentence?
Nasılsın evlat?How are you, son?
Sessizlik nasıl görünüyor?What does silence sound like?
Birisi böyle parlak sonuçlara nasıl ulaşabilir?How can one achieve such brilliant results?
Bu bütün olası dünyaların en iyisi ise diğerleri nasıldır?If this is the best of all possible worlds, what are the others like?
O onu nasıl yaptı?How did she make that?
Aleti nasıl kırdın?How did you break the tool?
Düğün nasıldı?How was the wedding?
Bunun nasıl yapılacağını biliyor musun?Do you know how to do this?
Bunu nasıl yapacağını biliyor musun?Do you know how to do this?
Onu nasıl durdurabilirim?How can I make him stop?
Ben sadece onun nasıl olduğunu görmek istedim.I just wanted to see what it was like.
Nasıl yapabildin?How could you?
Yurt dışı nasıldı?How was abroad?
Herkes bugün nasıl?How is everyone doing today?
Bunun tadı nasıl?How does it taste?
Nasıl, eti beğeniyor musun?How do you like the meat?
Eti nasıl buldun?How do you like the meat?
Bunu nasıl yapacağız?How are we going to do that?
O nasıl hissetti?What did it feel like?
Nasıl Fransızca konuşacağımı Tom'a bildirmedim.I didn't let Tom know that I knew how to speak French.
Hayat nasıl?How is life?
Yalnız olmanın nasıl bir şey olduğunu biliyorum.I know what it's like to be alone.
Yalnız başıma bütün bunları yapmamı nasıl beklersin?How do you expect me to do all this alone?
Sen bir dört yaşında çocuğu bütünüyle yalnız nasıl bırakabildin?How could you leave a four-year-old child all alone?
O nasıl buraya geldi?How did it get here?
Bu oraya nasıl geldi?How did it get there?
Niçin hastaneye tekrar gitmiyorsun ve Tom'un nasıl olduğunu görmüyorsun?Why don't you go back to the hospital and see how Tom is doing?
Nasıl hissettiğini niçin sadece Tom'a söylemiyorsun?Why don't you just tell Tom how you're feeling?
Neden bize nasıl hissettiğini anlatarak başlamıyorsun?Why don't you start by telling us how you feel?
Neden onun nasıl olduğunu düşündüğünü bana söylemiyorsun?Why don't you tell me how you think it happened?
Gerçekten nasıl hissettiğini niçin Tom'a söylemiyorsun?Why don't you tell Tom how you really feel?
Nasıl ata binileceğini biliyor musun?Do you know how to ride a horse?
Sadakati nasıl tanımlıyorsun?How do you define fidelity?
Gaydanın nasıl çalınacağını bana öğretebilir misin?Can you teach me how to play the bagpipes?
Boston nasıl bir yer?What's Boston like?
Nasıl savunursun?How do you plead?
Bütün gün o şiddetli ısıya nasıl dayanabiliyorsun?How can you stand that fierce heat all day?
Bunu nasıl yapacağını unuttu.She's forgotten how to do it.
Daireni nasıl döşedin?How have you furnished your apartment?
Ona nasıl geri dönebilirim?How can I get back at him?
Zorluğun üstesinden nasıl geldiniz?How did you get over the difficulty?
Gezilerinizde hangi yerleri ziyaret etmeyi planlıyorsunuz? Ve nasıl? Ve neden?What places are you planning to visit in your travels? And how? And why?
O şaşırdı ve nasıl cevaplayacağını bilmiyordu.He was stunned and didn't know how to answer.
Mikrodalga fırının nasıl kullanıldığını hiç öğrenmedim.I never learned how to use a microwave oven.
Tom nasıl bilebildi?How could Tom know?
Tom nasıl uyudu?How did Tom sleep?
Tom nasıl hissediyor?How does Tom feel?
Tom nasıl görünüyor?How does Tom look?
Tom onunla nasıl baş ediyor?How's Tom handling it?