Bu nasıl telaffuz edilir?How do you pronounce this?
Bunu nasıl telaffuz edersin?How do you pronounce this?
Bana bunu nasıl yapacağımı göster.Show me how to do this.
Bunu nasıl yapacağını ona göster.Show him how to do this.
Bunu nasıl yapacağımı bana gösterebilir misin?Can you show me how to do this?
Öğretmemi istiyorsan sana ukuleleyi nasıl çalacağını öğretirim.I'll teach you how to play the ukulele if you want me to.
Nasıl hissediyorsunuz?How are you feeling?
Tom tam olarak nasıl öldürüldü?How exactly was Tom killed?
Araştırma nasıl gidiyor?How is the investigation going?
Tom nasıl öldürüldü?How was Tom killed?
"Pfirsichbaeumchen"'i Berberi diline nasıl çevirirsin?How do you translate "Pfirsichbaeumchen" into Berber?
Anlamadığın şeyi nasıl tercüme edebilirsin ki?How can you translate what you don't understand?
Bu alıntı nasıl çevirilir bilmiyorum.I don't know how to translate this quote.
Bunu nasıl yapacağını sana göstereceğim.I'll show you how to do it.
Nasıl araba sürüleceğini bilmiyorum.I don't know how to drive.
Nasıl tanıştığımızı hatırlıyor musun?Do you remember how we met?
Bunu nasıl yaptığını bana söyle.Tell me how you did it.
Tom yemek çubuklarıyla nasıl yemek yiyeceğini bilmiyor.Tom doesn't know how to eat with chopsticks.
Gece nasıl uyudun?How did you sleep last night?
Bize, size nasıl yardım edebileceğimizi söyleyin.Tell us how we may help you.
Hey kedi, nasılsın? Evde mi oturuyorsun? İki kedi var.Hey cat, how are you? Are you sitting in the house? There are two cats.
Nasıl dans edeceğini bilmiyormuş gibi davranma.Don't act like you don't know how to dance.
Kedimin kuşları öldürmesini nasıl önleyebilirim?How can I prevent my cat from killing birds?
Tom'un bunu nasıl yapacağından emin değilim.I'm not sure how Tom will do it.
Bunu nasıl yapacağımdan emin değilim.I'm not sure how to do this.
Fakir bir adama balık vermeyin; ona nasıl balık tutacağını öğretin.Don't give fish to a poor man; teach him how to fish.
Tom'un sizi gözleriyle soyduğunu nasıl biliyorsun?How do you know that Tom is undressing you with his eyes?
Beni nasıl durduracaksın?How will you stop me?
Onu nasıl durduracaksın?How will you stop him?
Onu nasıl durduracaksınız?How will you stop her?
Onları nasıl durduracaksın?How will you stop them?
Onları nasıl durduracaksınız?How will you stop them?
İşimi nasıl yapacağımı bana anlatır mısın?Are you telling me how to do my job?
Onu nasıl yapacağını lütfen Tom'a gösterebilir misin?Could you please show Tom how to do that?
"Tom nerede?" "Nasıl bilebilirim?""Where's Tom?" "How would I know?"
"Tom bu tabloyu satın alacak." "Nasıl emin olabiliyorsun?""Tom will buy that painting." "How can you be sure?"
"Tom yardım etmesi için Mary'yi ikna edebildi." "O bunu nasıl yaptı?""Tom was able to convince Mary to help." "How did he do that?"
"Ben yeni öğretmenle tanıştım." "Nasıl biri?""I met the new teacher." "What's he like?"
"Tom'un polise gitmesini nasıl engelleyeceksin?" "Ona para teklif edeceğim.""How will you keep Tom from going to the police?" "I'll offer him money."
"Tom'u polise gitmekten nasıl alıkoyacaksın?" "Ona para teklif edeceğim.""How will you keep Tom from going to the police?" "I'll offer him money."
"Tom ne kadar para kazanıyor?" "Nasıl bilebilirim?""How much money does Tom make?" "How would I know?"
"Toplantı nasıl gitti?" "Sanırım iyi gitti.""How did the meeting go?" "I think it went okay."
"İkiniz nasıl tanıştınız?" "Uzun bir hikaye.""How did you two meet?" "It's a long story."
Bana size nasıl yardımcı olabileceğimi söyle.Tell me how I can help you.
Sadece bana biraz zaman ver. Sorunun nasıl çözüleceğini anlayacağıma eminim.Just give me some time. I'm sure I can figure out how to solve the problem.
Tom'un hafta sonunu nasıl geçirmeyi planladığını öğren.Find out how Tom plans to spend his weekend.
Oğlu nasıl öldü?How did his son die?
İş ve kişisel yaşam arasında bir dengeye nasıl ulaşabiliriz?How can we achieve a balance between work and personal life?
Tom bana nasıl yemek pişireceğimi öğretti.Tom taught me how to cook.
Tom Mary'ye nasıl pişirmeyi öğretti.Tom taught Mary how to cook.
Tom bana onu nasıl yapacağımı gösterdi.Tom showed me how to do it.
Tom'a yapılması gereken şeyi nasıl yapacağı gösterilmeli.Tom must be shown how to do what needs to be done.
Tom nasıl cevap vereceğini bilmiyor.Tom doesn't know how to reply.
Bu kabloyu nasıl kısaltabilirsin?How can you shorten this cable?
Tom, nasılsın?Tom, how's it going?
Tom onu nasıl yapacağını bulmaya çalışarak çok zor bir zaman geçiriyor.Tom is having a very hard time trying to figure out how to do that.
Bu yazılımın nasıl çalıştığını anlamaya çalışmak sıkıcı.Trying to figure out how this software works is a pain in the neck.
İyi bir eğitim olmadan, nasıl başarılı olabilirsin?Without a good education, how can you succeed?
Onun ne istediğini nasıl bildin?How did you know what she wanted?
Tom'un bu makineyi nasıl çalıştıracağı konusunda bir fikri yok.Tom has no idea how to operate this machine.