İnanışa göre bu namazın sevabı sınırsızdır.Zatim se moli molitva vjernika.
Cemaat halinde kılınan namazlarda ise herkesin yüzü imama (şeyh') doğrudur.Prema njoj se svi muslimani okreću u molitvi (vrijeme namaza).
Bu namazı kılanlar mahşer sıkıntısı çekmezler.Isključeni su jedino oni, koji se ne odazovu pozivu.
Seydi Baba hırkasını yamıyormuş, "Şimdi namaz vaktidir.Spominje ga već u svojoj prvoj propovijedi: "Ispunilo se vrijeme!
Pazar, sabah namazından sonra mahalli zamanla sabah 5 civarında açılmaktadır.Otvara se oko 5 sati po lokalnom vremenu, nakon molitve.
Mihrabının yakınında Peygamber'in namaz kıldığı yer belirgin hale getirildi.To je bilo i jedino hodočašće koje je Prorok obavio u svom životu, a naziva se Oproštajni hadž .
Cenazesi ise Şişli Camii'nde kılınan namazın ardından Edirnekapı'da toprağa verildi.Najveće zvono se zvalo «Mihovil» a bilo je na lijevom (zapadnom) zvoniku.
Vitir namazı (Arapça: وتر), İslam dininde namaz ibadetinin bir türüdür.Dženaza-namaz klanja se samo stojeći, za razliku od ostalih molitvi.
Erler namaz sonrası birbirlerin bayramını tebrik etmişlerdir.Nakon mise, vjernici jedni drugima čestitaju Božić.
Niyet, namaz kılmaya niyet edilir.Čitava se vjera zasniva na molitvi.
Bu ikindi namazına has bir durumdur.To je prvi europski molitvenik za osobne potrebe.
Namazi ABD'de büyüdü.Vyrastal v Spojených štátoch.
Sabah namazını ifade eden şekil "sabah'ın Karnı" ifadesidir.Názov vzťahujúci sa na ráno bol v protiklade s obsahom modlitby, ktorá sa vzťahovala na noc.
Ama kendi evimde başım açık da kılıyorum namazımı.Kázanie z domu do domu sa tiež dostalo do popredia záujmu.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Moslimovia sa modlia 5x denne.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Opravljanje molitve - Muslimanom je zapovedano, da petkrat dnevno opravljajo obvezno molitev.
Cenaze namazının kılınması zorunlu bir görevdir.Taip pat yra privaloma laidotuvių malda.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Per šią kelionę Alachas nurodė Pranašui, jog musulmonams yra privalomos penkios maldos per dieną.
Öğle yemeği Öğle namazıRezervatą kerta Pietų plentas.
Niyet, namaz kılmaya niyet edilir.Bažnyčia turi būti grindžiama malda.
Onun cenaze namazına 80 bin kişi katılmıştır.Į laidotuves pagerbti garsaus mąstytojo susirinko daugiau kaip 20 000 žmonių.
Bayram namazından sonra mezarlıklar ziyaret edilir ve dualar okunur.Pärast jumalateenistust kirikus toimub haudadel mälestussöömaaeg ja loetakse palveid.
Saldırılar, cuma namazı çıkışında gerçekleştirildi.Tulistamine algas reedese palvuse ajal.
Bununla birlikte namazdan bahsetmesi ilginçtir.Samuti on kesksel kohal palvetamine.
Türbe ve cami, restorasyonun ardından 31 Ekim 2008 günü kılınan ilk cuma namazı ile ibadete açılmıştır.Kirik remonditi ning 2008. aasta 30. novembril toimus seal esimene põlengujärgne teenistus.
Öğle yemeği Öğle namazıKell on lõunataeva tähtkuju.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Viis korda päevas kutsutakse minarettidelt muslimeid palvele.
Cuma gecesi dikiş dikilmez, Cuma namazına kadar ev süpürülmez.Täna ei tuua Weggenit enam isegi reedel enne ristimist.
Bayram sabahı erkekler erkenden kalkar, erkek çocuklarıyla beraber namaza giderler.Urbepüha hommikul käivad poisid pajuurbadega tüdrukuid äratamas, et siis selle tasuks pühade ajal mune saada.
Çatıdalar. Namazdalar, ama fazla uzun sürmez.Pazite na suhce, povsod po strehah so.
Dua ederken, namaz kılarken birlikteydiler.Boli spolu počas modlitieb.
Dua ederken, namaz kılarken birlikteydiler.Byli razem podczas modlitwy.
Dua ederken, namaz kılarken birlikteydiler.De var tillsammans när de bad.
Dua ederken, namaz kılarken birlikteydiler. Eğer bunun neden ilginç olduğunu sorarsanız,A pokud se ptáte, proč o tom vůbec mluvím, musíte se podívat na zbytek Saúdské Arábie.
Dua ederken, namaz kılarken birlikteydiler.Együtt voltak az imádság alatt.
Dua ederken, namaz kılarken birlikteydiler.Erano insieme mentre pregavano.
Dua ederken, namaz kılarken birlikteydiler.Estaban juntos mientras rezaban.
Dua ederken, namaz kılarken birlikteydiler.Họ cùng nhau làm nghi thức cầu nguyện
Dua ederken, namaz kılarken birlikteydiler.Ils étaient ensemble pendant les prières.
Dua ederken, namaz kılarken birlikteydiler.함께 기도를 드리고 있었습니다.
Dua ederken, namaz kılarken birlikteydiler.Mereka bersama waktu bersembayang.
Dua ederken, namaz kılarken birlikteydiler.Sie waren während des Betens zusammen.
Dua ederken, namaz kılarken birlikteydiler.Stăteau împreună în timpul rugăciunilor.
Dua ederken, namaz kılarken birlikteydiler.Ze waren bij elkaar tijdens het bidden.
Dua ederken, namaz kılarken birlikteydiler.Ήταν όλοι μαζί ενώ προσεύχονταν.
Dua ederken, namaz kılarken birlikteydiler.Бяха заедно, докато се молеха.
Dua ederken, namaz kılarken birlikteydiler.Вони були разом під час молитви.
Dua ederken, namaz kılarken birlikteydiler.Они был вместе во время молитвы.
Dua ederken, namaz kılarken birlikteydiler.והם היו יחדיו בזמן התפילה.
Dua ederken, namaz kılarken birlikteydiler.وكانوا يصلون سوية
Dua ederken, namaz kılarken birlikteydiler.それが、なぜそんなに興味深いのかと、
Duamı ettim, namazımı kıldım.기도를 드렸고
Duamı ettim, namazımı kıldım.Saya berdoa;
Duamı ettim, namazımı kıldım.Tôi thực hiện nghi lễ cầu nguyện;
Duamı ettim, namazımı kıldım.אמרתי את התפילות;
Duamı ettim, namazımı kıldım.وصليت فيه
Duamı ettim, namazımı kıldım.儀式を全て見学しました。
İslami namaz vakitleriمواقيت الصلاة الإسلامية
Minber Namaz Vakitleriمواقيت الصلاة منبر
Namazdalar, ama fazla uzun sürmez.Están rezando, pero ya casi acaban.