Bayram namazı sonrası cami önünde bayramlaşmalar yapılır.^ 礼拝の前後におこなわれる定型的な説教。
Mescid-i Nebevi'den sonra birçok camî inşa edildi ve cuma namazları kılınmaya başlandı.幾多の民族に分かれており、それらの盟主となった者を平地の人々は「山の王」と呼ぶ。
Kur'ancıların aksine Sünni anlayış hadislerin de etkisi ile 5 vakit namazı farz saymıştır.堤防の高さを半分にまで切り下げたことから五合目洗堰(ごごうめあらいぜき)とも呼ばれたという。
Bektaşi inançlı Dadaliler, camiye gider, vakit namazlarını kılar, oruç tutarlar.すると海神は出迎えて拝(おろが)み、招き入れて慇懃(ねんごろ)(丁重)に慰め奉る。
Namazın ardından camide bayramlaşılır.以後、礼拝のときには必ずこの鐘が鳴らされている。
Cenazesi ise Şişli Camii'nde kılınan namazın ardından Edirnekapı'da toprağa verildi.池の中に亭(亭子)を設けていたことから「亭子院」と呼ぶようになった。
Namaz ve oruç gibi.法名、感譽寂應閑随居士。
Kıbleye dönmek : Namazı kıbleye dönerek kılmak gerekir.これを遡行消去と呼ぶ。
Bu bir farz-ı kifayedir ve biz de, Abbottabad'da öldürülen tüm şehitlerimiz için cenaze namazı kıldık." dedi.これは私等の重大な責任と深く御詫び申しあげて置く次第である」とも述べている。
Bunlar sabah ve ikindi namazlarında birleşirler.牠們主要在暮晨及黃昏時吼叫。
Bazılarına göre ise o korku namazıdır.」上驚,乃召問相如。
Kurbanlardan birçoğu yakındaki bir tuz madeninde çalışıyordu ve cuma namazı için camide idi.许多受害者在附近的盐矿工作,他们在清真寺做周五的礼拜。
Bir de sabah namazını kıl...." denmektedir.明晨询问,果知其应也。
Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekâtı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın.如果他們悔過自新,謹守拜功,完納天課,你們就放走他們。
Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.你应当召唤众人来崇拜你的主。
Mende'nin çocuklarına dokunması, namaz kılması da yasaklanmıştır.朵顏把兒孫結諸部邀賞不得,盜邊。
Bunun bir nişanesi olarak oldukça büyük bir Namazgah kalıntısı Hamdibey nahallesinde bulunmaktadır.超量召喚(エクシーズ召喚,Xyz):為規則特召的一種。
Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın.別願當中,以其最根本的誓願修行而成佛的,稱之為本願。
Saide gibi haniflerin namaz kıldığı bilinmektedir.預定召喚的從者職階為Saber。
Nafile (tatavvu) namazlar, herhangi bir yükümlülüğü olmadan, içten gelerek kılınan namazlardır.被A班稱做不畏懼的人,不喜歡鋒頭老被A班搶走。
Protestocular akşam namazı için durduklarında da polis biber gazı atmaya devam etti.當示威民眾為了晚間祈禱暫停活動,警察還是持續施放催淚瓦斯。
Tesbih Namazı, dört rek'atlık bir nafile namazdır.帝聞而嘉之,召宗實慰勞數四。
Sabah namazı: Sabah, tan yerinin ağarmaya başlamasından, Güneş'in doğuşuna kadar olan zamandır.其中,「凌」意为迫近,「晨」指早上太陽剛出來的時候。
Son tavsiyesi "Ellerinizdeki kölelerinize iyi davranınız, namaza dikkat ve devam ediniz!" şeklinde oldu.当時小吏所輔,向前叩頭求哀,願以自己替代劉雄。
Cuma günleri namazda kendisi ile beraber bulunmasını irâde ile taltif eder.至魚兒海,貴等以芻餉不繼,留十日引還。
Büyükannem namazını kılıyor, sonra evin önünde oturuyor.后以母老告退,卒于家中。
İnanışa göre bu namazda da yüz hasene vardır.Yeísmo的使用者被稱為yeísta。
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.根据伊斯兰教的规定,穆斯林每天必须礼拜五次。
Cenaze namazı Fatih Camii ikindi namazında kılınıktan sonra Feriköy Mezarlığı'nda toprağa verildi.在被召喚至異世界之後,以「來自異世界的魔王」自居。
Beş rekat ile vitir namazını kılmak isteyen kılsın.則受五欲若受五欲。
Namaz, bireysel yapılan bir tapınmadır ve toplu namaz yoktur.所以召廻欲驗言者之,不誣也。
Bu namazı kılanlar mahşer sıkıntısı çekmezler.藉人求皆捨人不依人而往也。
Kıbleye dönmek : Namazı kıbleye dönerek kılmak gerekir.後召還都,拜(津)右護軍,典領辭訟。
Kuran okunup, namaz kılıp, dua edilmektedir.乃上疏自辯,並乞罷,未允。
Sabah namazını müteakiben vaaz dinlenilir.帝下輿涕泣,其夕幸於穎軍。
Bununla birlikte namazdan bahsetmesi ilginçtir.對祈抱有好感。
Bayram namazı kılındıktan sonra her grup bir büyüğün evinde toplanır.若一個數無論在任何進位制中都是哈沙德數,稱為全哈沙德數(全尼雲數)。
Bayram sabahı erkekler bayram namazı kılarlar.清早就参加小组祷告。
Sabah Namazı Güneş doğmadan önce kılınan farz bir namazdır.晨禮(فجر) 早上進行的禮拜,時間是在日出之前的拂曉之時。
Namaz kıldı.頓首奉詔。
Türklerde ise namazgâh olarak adlandırılmıştır.在伊斯蘭教祈禱的名字是主回賜你們。
Paşa, hemen oracıkta abdest tazeler, iki rekât namaz kılar ve "Gelin, ben hazırım" der.嘗監鄉試得二卷,具朝服再拜曰:「二子當大魁天下,吾為朝廷得人賀耳。
Namazı, vakti geçmeden kılın, tez olun.»及遷別駕,以坐越舅右,屢經陳請。
Sıhhatli olmak, namaza gidemeyecek kadar hasta olmamak.于烈不愿出外,称病不去上任。
Kuran şöyle der: “Cuma günü namaz için çağrıldığınız zaman, Allah’ı anmaya koşun, alışverişi bırakın.安拉说:“你们应当谨守拜功,完纳天课,并以善债借给真主。
Öğleyin kılınan cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığına defnedilmiştir.一般祈禱於阿弥陀佛,主要目的在於祈求死後的解脫。
Hamza ve diğerlerinin cenâze namazları kılındı.他亦曾獲邀請,於《財神到》及《康熙來了》擔任嘉賓。
Cemaat namazı bırakıp türbeye gider ancak hocayı orada bulamazlar.舉一個例子,一個人聽到有人在叫他,但事實上並沒有任何人在叫他。
Bunlar bayram, cuma ve teravih namazlarının kılınabileceği ordugâh tipinde büyük ölçekli namazgâhlardır.在隊內的主要工作則是擔任對外的職務以及招待要人。
Kur'ancıların aksine Sünni anlayış hadislerin de etkisi ile 5 vakit namazı farz saymıştır.於是五部淨來到佛所,旋繞行道,合掌禮拜,退坐一面,後世人即皆知禮則了。
Namaz Zamanı.是名時相續。
Sümerler'de namaz ibadeti beş vakit olarak tatbik ediliyordu.位於五軒町(現西五軒町)東側而得名。
Namazdan sonra oğlan evinde imam ve şahitler yemek yer ve imam nikâhı yapılır.早年家境贫寒,頤浩“躬耕以贍老幼”,喜讀書,“一覽輒記,博識警敏”。
Namaz ehli olanlar / sürekli namazını kılanlar, Salat (namaz) kapısından çağrılır.勇者們對於用復甦咒文將其召喚出來的人誓以絕對忠誠。
Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti.''他以拜功和天課命令他的家屬,為真主所喜悅。
Bir kişinin namazla sorumlu tutulması için yetişkin, akıllı ve müslüman olması gerekir.《淞故述》:樂宗茂,浙仁和人,以進士同知府事。
Cenaze namazında, birinci tekbirden sonra, sübhâneke (“ve celle senâüke” ile beraber) okunur.在第一部最後時,因大辻求饒而結束當時的約定。
Ona bakarsan namazda da kıbleye dönmek şart değil.於士,既事成踊,襲而后拜之,不改成踊。
Kıble doğudur, namazlar Pazar ve bayram günleri dışında secdelidir.明世宗信奉道教,信用方士,在宮中日夜祈禱。
Bayram namazları sonrası tüm camaatin sıraya girip tokalaşarak bayramlaşması güzel bir gelenektir.綠營或傳統獨派還整天為這個濫黨搖旗吶喊,真是墮落。