Ana içeriğe geç
Sözlük

namaz ile cümle

namaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu gölgelerin Kur'an okuyan ve namaz kılan bir adam olduğuna inanılır.("Men zal u tonen"), waarna een beschrijving van de voorwerpen volgde en een gebed.
Namazi ABD'de büyüdü.Hij groeide op in de Verenigde Staten.
Namazı, vakti geçmeden kılın, tez olun.»Onderhoudt het gebed, betaalt de zakat en houdt u aan Allah vast.
İkindi Namazı İkindi Namazının Vakti.Met verschillende vormen van gebed wordt de genezing van de mens nagestreefd.
Namazın farzlarındandır.En de goden verhoorden zijn gebed.
Namaz ve oruç gibi.Zegen en wegzending.
Erler namaz sonrası birbirlerin bayramını tebrik etmişlerdir.Ze wensen elkaar een gezegend feest.
Namazı orada kılındıktan sonra Edirnekapı dışında toprağa verildi.Na zijn gebed werden schaapswollen ineens zijde (van stof) en vermeerderde het in aantal.
Medine'de ilk cuma namazı kıldıranın da' o olduğu rivayet edilir.Voor dat het gebed begint dien je als moslim eerst de 'zakat' (aalmoes) te hebben voldaan.
Namaz, bireysel yapılan bir tapınmadır ve toplu namaz yoktur.Zakahar voor wie de juiste gebeden niet zegt en geen aalmoezen geeft.
Cenaze (İslâm) Cenaze namazı Cenaze töreniBij de gebeden (ff.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Vanaf dat moment zouden moslims verplicht zijn vijfmaal per dag de salat te verrichten.
Namazını kıl, orucunu tut yeter; karışan mı var diyen gafil müslüman sen de düşün...Aanbid en reciteer Vishnoe in gebed Wees genadig voor alle levende wezens en heb hen lief.
Çünkü abdest almak Allah'a yaklaştırıcı bir ibadettir, hedefi ise namazdır.Het einde van het gebed is meestal samengesteld uit een aantal van Gods eigenschappen.
Ana madde: Namaz Namaz (Arapça: صلاة Salah) İslam'ın her inanana farz kıldığı bir ibadetdir.En van aanvoerder van het gebed van de gelovigen.
Ayrıca herhangi bir alanda ibadet etmeye yarayan, boş ve imarsız mekanlara namazgah denir.Vrouwen bidden op de achterste plaatsen of op een verhoogde plaats.
Bunun dışında hacet namazı ve teheccüd namazı sırasında tekrarlandığı uygulamalar vardır .Van onder naar boven: zij die werken, zij die strijden en zij die bidden.
Örnek "Niyet ettim sabah namazını kılmaya" diye.Akşener wordt omschreven als een vrome moslima, die regelmatig haar gebeden doet.
Camide aynı anda 5000 kişi namaz kılabilmektedir.In de hoofdhal kunnen vijfhonderd mensen tegelijkertijd bidden.
II. Beyazıd cenaze namazını kıldırdı ve kalan borçlarını ödedi.Herbaren II van Lede betrok het landgoed en liet de heerlijkheid van der Lede aan zijn broer.
Kıble doğudur, namazlar Pazar ve bayram günleri dışında secdelidir.De molen is op zaterdagen en op afspraak te bezichtigen (niet op zondag).
Sonra vitir namazının bir rekatına niyet edilir ve sonunda selam verilir.Hij beslist of hij de vereiste inzet (de big blind) inlegt (call) en gaat spelen.
Bektaşi inançlı Dadaliler, camiye gider, vakit namazlarını kılar, oruç tutarlar.Gelovigen kunnen hun geloof aanroepen, en hiermee wonderen verrichten in tijd van nood.
"Cuma Namazı'nda başlık düşünmek..."Vervolgens introduceerde hij christelijke principes in het vrijdagsgebed.
Buyurun cenaze namazına!Nou zijn we in de aap gelogeerd!
Sabah Namazı Güneş doğmadan önce kılınan farz bir namazdır.Należy spożyć go przed wezwaniem do porannej modlitwy przed wschodem słońca (fadżr).
Vitir namazı vaciptir.O modlitwie nieustannej.
"İşkenceyi bırakıp namaza giderdi".Wzywała do pokuty i prosiła o modlitwę.
İkindi Namazı İkindi Namazının Vakti.We wnętrzu meczetu znajdują się dwie sale modlitewne.
“Beş vakit namazını kılar, fakat çok cimrice davranırdı.Niektórzy fonetycy wyróżniają pięć: /eɪə aɪə ɒɪə aʊə əʊə/.
Namaz kılan kimsenin Kâbe yönüne yönelmesidir.Prośba o prowadzenie drogą Bożą na przekór złoczyńcom (w.
Öğle yemeği Öğle namazıObiad brunch Śniadanie Kolacja Lunch Podkurek
Bu namazı kılanlar mahşer sıkıntısı çekmezler.Nie przywiązywali oni wagi do modlitwy lub postu.
Nusayrîler, namazlarını kılmak için bir camide toplanırlar.Przypisywano mu liczne cuda dokonanywane dzięki jego modlitwom (m.in. uzdrowienia).
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Każdy muzułmanin ma obowiązek modlić się pięć razy dziennie.
Saide gibi haniflerin namaz kıldığı bilinmektedir.W czasie modlitwy zaś pozostawał w odrętwieniu, jakby nieobecny.
Sabah namazını ifade eden şekil "sabah'ın Karnı" ifadesidir.Wielka gwiazda orderu, nosząca nazwę „Porannej” (śr.
Diğer namazlar kişisel olup, evde veya iş yerinde kılınabilir.Można się modlić indywidualnie, w rodzinie czy we wspólnocie.
Medresede dersler sabah ve ikindi namazı sonrası olmak üzere iki aşamada işlenirdi.Poniżej znajdują się dwa posągi: Zmierzch i Jutrzenka (Poranek).
Hanefilere göre, vitir namazı üç rekattır ve sonunda selam verilir.Na ich wezwanie przybywają trzy rodzaje duchów: lekkie, ciężkie i pośrednie.
Kashima onu serbest bıraktığında Namazu çırpınmaya başlar ve büyük depremlere yol açar.Kiedy Kashima traci czujność, namazu miota się, powodując gwałtowne trzęsienia ziemi.
Cenaze namazı bizzat II. Bayezid tarafından kıldırılmıştır.Cmentarz został założony w II poł.
Buna göre, normal abdest alırlar, fakat bu abdestle sadece tek vakit namaz kılabilirler.Ktokolwiek zmówi te modlitwy, uzyska za każdym razem odpust cząstkowy.
Namaz Zamanı.Czas na pracę!
1 Haziran - Ayasofya'da ilk Cuma namazı kılındı.W czerwcu tego roku odprawiono na placu pierwszą mszę świętą.
Bunları içene, sarhoş olmadığı sürece namaz kılmak yasaklanamaz, had uygulanamaz yani ceza verilemez.Modlitwa przed zakończeniem nocy nazywa się Tahażżud, nie jest obowiązkowa.
Namazu yeryüzü çamurunun altında yaşar ve Tanrı Kashima tarafından oraya hapsedilmiştir.Mieszka w mule pod ziemią i jest strzeżony przez boga Kashima, który przytrzymuje suma kamieniem.
Bayram namazının ardından namazdan çıkanlar bayramlaşır.Wierni recytują modlitwy.
Saldırılar, cuma namazı çıkışında gerçekleştirildi.Zamachy zostały przeprowadzone tuż przed porannymi piątkowymi modlitwami, gdy wiele osób robiło zakupy.
Bayram sabahı sahah namazı öncesi evlerin önünde ateş yakılır.Zapala się ją w czasie wieczornic i modlitw porannych.
Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.Be därför till din Herre och förrätta offer!
Bunun dışında hacet namazı ve teheccüd namazı sırasında tekrarlandığı uygulamalar vardır .Viktiga inslag i enskild bön är meditation (vila inför Gud) och anfäktelse (konfrontation med Gud).
Müstakil bir vacip namazdır.Syndarens påminnelse är, at ständigt bedja.
Namazi ABD'de büyüdü.Jag växte ju upp här i USA.
Bayram namazlarından sonra mutlaka mezarlık ziyareti yapılır.En annan del av högtiden är bön på begravningsplatsen.
Namaz Zamanı.I tidsordning.
Cuma günleri namazda kendisi ile beraber bulunmasını irâde ile taltif eder.Dies adoratus ("den tillbedda dagen"), långfredagen, under vilken tillbedjan brukade ägnas korset.
Allah Ekmek Özgürlük Namazda aynı safta, rızıkta ayrı safta olunmaz.Han ägde Guds gestalt men vakade inte över sin jämlikhet med Gud."
"Cuma Namazı'nda başlık düşünmek..."Bönsöndag till bönsöndag: ett år med bönen i Guds tjänst. : .
İnanışa göre bu namazda yüz hasene,yani ilâhi ihsan vardır.Vi har bjudit in honom i god tro".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod