Ana içeriğe geç
Sözlük

nakit ile cümle

nakit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tom nakit ödemek istemiyor.Tom doesn't want to pay in cash.
Tom nakit ödemek istemedi.Tom didn't want to pay in cash.
Tom nakit olarak ödemek istedi.Tom wanted to pay in cash.
Sadece nakit alıyoruz.We only take cash.
Onun yaklaşık olarak yüz elli dolar nakiti vardı.She had about a hundred and fifty dollars in cash.
Genelde fazla nakit para taşımam.I don't usually carry much cash.
Fazla nakit taşımıyorum.I don't carry much cash.
Tom nakit para ödedi.Tom paid in cash.
Nakit ödeme yapmanız gerekiyor.You have to pay in cash.
Daima yanında nakit bulundur.Always carry some cash.
Tom parasını nakit olarak alır.Tom gets paid in cash.
Tom'a parası nakit ödeniyor.Tom gets paid in cash.
Genelde hep nakit ödeme yapar.She usually pays for everything in cash.
Genelde her şeyi nakit olarak alır.He usually pays for everything in cash.
Ödemeyi teslimatta nakit olarak ya da banka ve posta havalesi yoluyla yapabilirsiniz.You can pay cash on delivery, by bank transfer or by postal order.
Biletlerin nakit değeri yoktu.Tickets had no cash value.
Kitabı tamamlaması için ona $37.500 nakit avans verdiler ve kitap 1992’de basıldı.They gave her a $37,500 cash advance to complete it, and the book was published in 1992.
Ani nakit kıtlığı, şirketi borçlarını yeniden finanse etmeye zorladı.The sudden cash shortage forced the company to refinance its debts.
Genellikle nakit ve diğer değerli eşyaların saklanması için bir çekmeceye bağlanır.It is usually attached to a drawer for storing cash and other valuables.
Satın alma, 29 Nisan 2011 tarihinde 975 milyon dolar nakit ödeme ile tamamlandı.The acquisition was completed on 29 April 2011 for $975 million in cash.
Bağışların banka havalesi ile veya nakit verilerek yapılacağı açıklanıyordu.It was announcing that the donations can be made via bank transactions or by cash.
Bazı şirketler, kredi kartı yerine yüksek miktarda nakit depozito yatırılmasını isteyebilmektedir.In lieu of a credit card, some companies require a large cash deposit.
Pilotlar nakit para için yarıştıkça bu onları hep daha hızlıyı bulmaya teşvik etti.With pilots competing for cash prizes, there was an incentive to go faster.
25 Haziran 2012 tarihinde Microsoft, Yammer'ı 1,2 milyar ABD Doları nakit olarak satın aldı.On June 25, 2012, Microsoft acquired Yammer for US$1.2 billion.
SportAccord Oyunları'nda daha az etkinlik vardır ve nakit para ödülü daha düşüktür.The SportAccord Games have fewer and smaller events with cash prizes.
Maaşçı ve nakit para için Japonca sözcüklerin bir daralması olarak ortaya çıkar.It is a contraction of the Japanese words for salaryman and cash.
Ödeme kredi kartı veya nakit alınabilir.They accept cash or card.
Bu skandal medyada “sigara için nakit” olarak bilinmektedir.This advertisement is known as A Frank Statement to Cigarette Smokers.
Hırsızlar ise bankadan £ 1.5m nakit para ile kaçtılar."Robbers steal $3.7m from bank in Pakistan".
Congdon, Benchley'e nakit olarak 1.000 $ ödeyerek, taslak romanın 100 sayfası için ödedi.Benchley sent a page to Congdon's office, and the editor paid him $1,000 for 100 pages.
Sonuçta yararlanacak, zira bu nakit ödemelerin gene de bir kısmını iskonto ediyor olacağız.So it will benefit, because you are discounting some of the cash payments.
Ama bu temel para--her iki nakit oluşur doğru ya da elektronikBut it's true that this base is made up of money -- either cash or electronic
Bu durumda, temel elektronik Merkez Bankası rezervleri ve nakit paradır.In this case, the base money is the electronic central bank reserves and cash.
Bunlar 'hesapları rezerv' nakit--saklamak yok sadece elektronik Merkez Bankası hakkını saklı tutar.These 'reserve accounts' don't store cash -- just electronic central bank reserves.
Yeterince nakitimiz var mı?Do we have enough cash?
15,000$ nakit para kazanmış ve büyüdüğü... ...evi satın almıştı.He made 15,000 dollars cash and bought the house that I grew up in.
Bankanın yaptığı yatırım mahvolacak ama gene de ellerinde 100 liralık nakit olacak. -But still, the bank got $100 in cash.
Diyelim ki 1,000 $ nakit varlığım var.So let's say, my assets - I have $1,000 cash.
Özkaynağım var, ancak ödemeyi yapacak nakitim yok.let's say that student loan payment is due tomorrow.
Yarın 5,000 $ ödemem gerekiyor, oysa sadece 1,000 $ nakit varlığım var. -I only have $1,000 of cash. I only have $1,000 maybe sitting in my checking account.
Sahip olduğum nakit, yapmak zorunda olduğum ödemeye yetmiyor.So I can't make that $5,000 payment just with my cash.
Diğer varlıklarımı hemen nakite çevirmem de mümkün değil. -And then I look at everything else, and I'm like, boy, can unload any of these assets overnight?
Banka B'nin parası vardı, Banka A ya kredi olarak verdi, nakit buraya geldi.I'm sorry, B had money, gave it to A in the form of a loan. And so that cash ended up here.
Bu kredilerin vadesi henüz gelmediği için, Banka A bu kredilerden nakit girişi sağlayamıyor.So Bank A can't get rid of these loans.
Başka bir devletin yatırım fonu gelecek, nakit yatırarak ortak olacak.Where the sovereign wealth fund will essentially inject some cash.
Topladıkları nakitin üstünde oturuyorlar, ve kredi kullandırmaktan imtina ediyorlar.If I can get any cash from anybody I'm just going to keep it.
Olası sıkıntılardan korunmak için, ellerinde nakit olmasını tercih ediyorlar.So that when it's my turn, when the market starts looking at me, I at least have a little cash.
Önyargı vakit alır, ama vakit benim için nakittir.Prejudice takes time but my time is business.
Bunu bir buçuk milyon dolara sattım, nakit.I just sold that for a million and a half dollars, cash.
2008'de faturayı nakit olarak ödemek için İsveç'e uçakla gittim.In 2008 I flew to Sweden to pay the bill in cash.
Biraz nakiti uzattıktan sonra arabadaki eleman arabaya atladı-And then handing over some cash and the guy jumped in the car-
Bunu Özel Amaçlı Şirketimizin bilançosunun aktifine yazıyoruz, bu kadar nakit aldık. .I'll put that on the asset side of the balance sheet, right?
Çünkü böyle bir halde elde nakit para bulundurmanın anlamı kalmaz.Because then, there's no incentive to be actually holding currency.
O zaman bu nakit burdaki bankaya gidecek ve bankanın 100 liralık nakdi olacak. -So then this cash will go to this bank. So then they'll have $100 of cash.
Ayrıca bütün bunların yanı sıra biraz da nakit var.And then we have a little bit of cash on top of that.
Cebinizden nakit para çıkmıyor.No money down.
Piyasada nakit para çok.There is cash out there.
Bilançomda gene nakit varlıklar gözükse iyi olur.Or I want to have money back on my balance sheet.
Borç aldığım kredilerin vadeleri geldiğinde, elimde nakit olması en iyisi diyorlar. .When these loans come due that I owe, I better have some cash.
Herkes elindeki nakiti sıkıca tutuyordu.So everyone was just sitting tight on top of their money.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod