Üzerimde hiç nakit para yok.I don't have any cash on me.
Daha fazla zamana ihtiyacım var. Ayrıca biraz nakite ihtiyacım var.I need more time. I also need some cash.
Şimdi biraz nakite ihtiyacım var.I need some cash now.
Tom'un biraz nakite ihtiyacı var.Tom needs some cash.
Hiç nakit param yok.I don't have any cash.
Bu restoran sadece nakit kabul eder.This restaurant only accepts cash.
Biraz nakit akış sorunumuz var.We have a bit of a cash flow problem.
Nakit akışı sorunumuz var.We have a cash flow problem.
Yeteri kadar nakitin olduğuna emin misin?Are you sure you have enough cash?
Hiç nakit taşımıyorum.I'm not carrying any cash.
O nakit ödedi.He paid cash.
Mary nakit ödedi.Mary paid cash.
Onlar nakit ödedi.They paid cash.
Ne kadar nakitin var?How much cash do you have?
Çok nakit param yok.I don't have much ready money.
Sana biraz nakit vereyim.Let me give you some cash.
Nakit olarak ödemek zorunda kaldım.I had to pay in cash.
Biz nakit olarak ödemeliyiz.We must pay in cash.
Tom cebinden büyük bir tomar nakit para çıkardı.Tom pulled a big wad of cash out of his pocket.
Tom'un her zaman nakit sıkıntısı oluyor.Tom is always running short of cash.
O bir sürü nakit.That's a lot of cash.
Tom Mary'ye nakit dolu bir zarf uzattı.Tom handed Mary an envelope full of cash.
Kumarhanedeki şanslı bir geceden sonra, Tom'un cepler dolusu nakiti vardı.Tom had pockets full of cash after a lucky night at the casino.
Şirketin nakit rezervinden ödünç para aldım.I borrowed money from the company's cash reserve.
Tom genellikle nakit yerine kredi kartları kullanır.Tom usually uses credit cards instead of cash.
Bir nakit akışı sorunumuz var.We've got a cash flow problem.
Üzerinde ne kadar nakit paran var?How much cash do you have on you?
Tom üzerimde hiç nakit olup olmadığını sordu.Tom asked me if I had any cash on me.
Vakit nakit değil, vakit hayattır.Time is not money. - Time is life.
Nakit ödeyebiliriz.We can pay cash.
Artık hemen hemen hiç nakit kullanmıyorum.I hardly ever use cash anymore.
Her zamanki gibi onu fulle. Nakit ödeyeceğim.Fill her up with regular. I'll be paying in cash.
Hiç nakit alınmadı.No cash was taken.
O nakit beş bin lira çekti.She withdrew five thousands pounds in cash.
Alımlarım için nakit ödedim.I paid for my purchases in cash.
Nakit bağışlar kabul edilecektir.Cash donations will be accepted.
Nakit kullanmak sana paranın gerçekten önemli olduğunu düşündürür.Using cash makes you think money is truly substantial.
Nakit ödeyebilir misin?Can you pay cash?
Hâlâ nakit sıkıntısı çekiyoruz.We're still short on cash.
Herkes kendi nakitini stokluyor.Everybody is hoarding their cash.
Teslimatta ödeme nakit veya kredi kartı ile yapılabilir.Payment can be made by credit card or cash on delivery.
Tom her şeyi nakitle ödedi.Tom paid for everything with cash.
Tom her şeyi nakit ödedi.Tom paid for everything in cash.
Müthiş bir nakit akışı problemimiz var.We have a tremendous cash flow problem.
Sadece nakit ödeme kabul ediyoruz.We only accept cash payment.
Tom nakit olarak ödemek istiyor.Tom wants to pay in cash.
Nakitimin üzerinde oturuyorum.I'm sitting on my cash.
Tom Mary'ye nakit ödedi.Tom paid Mary cash.
Ödeme sistemleri narin ve dengesizdir - Nakit daha güvenlidir.Payment systems are delicate and unstable - Cash is safer.
Kredi kartı mı yoksa nakit mi?Credit card or cash?
Ne kadar nakit taşıyorsun?How much cash do you carry?
Genellikle yanında ne kadar nakit paran vardır?How much cash do you usually have on you?
Genellikle ne kadar nakit taşıyorsun?How much cash do you usually carry?
Polis, Fadıl'ın arabasında yüzlerce dolar nakit buldu.Police found hundreds of dollars cash in Fadil's car.
Nakit nerede?Where is the cash?
Genellikle nakit yerine kredi kartı kullanırım.I usually use a credit card instead of cash.
Saldırıya uğradığında Tom birçok nakit taşıyordu.Tom was carrying a lot of cash when he was mugged.
Genellikle her şey için nakit olarak ödeme yaparım.I usually pay for everything in cash.
Leyla nakit getirdi.Layla brought the cash.
Tom'un nakit parası yoktu.Tom didn't have any cash.