Ana içeriğe geç
Sözlük

naif ile cümle

naif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O, genç naif ve tecrübesiz.She's young, naive and inexperienced.
Onun naif göründüğünü biliyorum.I know that sounds naive.
Bazı erkekler bebekler kadar naifler.Some men are as naïve as infants.
Gerçekten bu kadar naif misin?Are you really that naive?
Tom aşırı derecede naif biri.Tom is unbelievably naïve.
Leyla'nın büyük bir arkadaş çevresi vardı ama naifti.Layla had a large circle of friends but was naive.
Ben naif değilim.I'm not being naive.
Sami aşırı samimi ve naifti.Sami was overly friendly and naive.
Böyle bir şeyi ancak Birleşik Devletler gibi naif izleyicilerin olduğu yerlerde yapabilirsin.You can only do something like that with a naive audience like in the United States.
Bu fetva, kardeşi İbrahim Naifer tarafından imzalandı.This fatwa was countersigned by his brother Ibrahim Naifer.
Duan Yu, Da Li Krallığının genç ve naif prensidir.Duan Yu is a young and naïve prince of the Dali Kingdom.
Mayıs onu çok tatlı ve naif olarak tanımlıyor, çok masum ve korunaklı.Mays describes her as sweet and naive, very innocent and sheltered.
Hafif sert söylemleri ve erkeklerin naifliğini seviyorum." diyerek açıkladı.I love the light harsh rhetoric and the naivety of men."
Ayrıca Naifeh ve Smith tarafından iddia edilen varsayımlara da alternatif açıklamalarda bulundular.They also present alternative explanations to the theories presented by Naifeh and Smith.
Iroh, özellikle yemeğe, iyi bir çaya, strateji oyunu Pai Sho'ya ve naif müziğe düşkündür.Iroh is particularly fond of food, good tea, the strategy game Pai Sho, and pleasant music.
Pulheriya Aleksandrovna Raskolnikova, Raskolnikov'un naif, umutlu ve sevgi dolu annesidir.Pulkheria Alexandrovna Raskolnikova – Raskolnikov's naïve, hopeful and loving mother.
Gene de kendi kendini eğitmiş, naif veya primitif bir ressam olarak kabul edilir.She is considered to be a naïf or primitive artist.
Naif yanlışlama bilimsel önermeleri tek tek ele alır.Naïve falsification considers scientific statements individually.
Kafasına çok darbe aldığı için tuhaf davranışları vardır, kolay incinir ve naif bir yapıdadır.He acts strangely because he is brain damaged.
Filmin oldukça naif bir savaş karşıtı mesajı da vardır.The film has a very strong anti-drug message.
Öte yandan masum, naif bir yanı da vardır.It is such a naïve and innocent line.
Şimdi Ken ve ben naif değiliz, ve kurallara ihtiyaç duyulduğunu biliyoruz.Now Ken and I are not naive, and we understand that you need to have rules.
Tamam, bizler ince düşünen istekli naif insanlarız.Okay, we're naive, we're bright-eyed and bushy-tailed.
Bana göre oldukça naif bir gözlemdi ama bir felaketle sonuçlandı.What was, for me, a very naive observation, turned out to be a disaster.
İşte benim gibi bir reklamcının naif tavsiyesi.Here is my naive advertising man's suggestion.
"Naif, Islam ve çizgi roman?He said, "Naif, Islam and cartoon?
Sırp naif ve marjinal sanatının yer aldığı bir sergi Sofya Sanat Galerisi'nde açıldı.An exhibition featuring Serbian naive and marginal art opened at the Sofia City Art Gallery.
Naifçe, savaşın uzun sürmeyeceğini ve yakında hepsinin sona ereceğini düşünürdük.Naively, we thought that the war wouldn't last long and that soon all would be over.
59, s. 24 Naifeh, Steven and Smith, Gregory White.59, p. 24 Naifeh, Steven and Smith, Gregory White.
Naif yanlışlamanın mantığı geçerli olsa da, sınırlıdır.Although the logic of naïve falsification is valid, it is rather limited.
Naif yanlışlamaNaïve falsification
El-Naif ve Davud, herhangi bir darbe bilgisini yalanladılar.Both al-Naif and Daud denied knowledge of any coup.
Gürcü naif sanatçı Pirosmani'nin "Üç soylunun keipi" adlı eseri."The keipi of three noblemen", by the Georgian naïve artist Pirosmani.
Erişim tarihi: 23 December 2014. ↑ Ahmed, Farah; Naif, Ahmed (18 March 2014).Retrieved 23 December 2014. ↑ Ahmed, Farah & Naif, Ahmed (18 March 2014).
Bu kadar naif olmanıza şaşırıyorum.Je suis surpris que vous soyez si naïf.
Bu fetva, kardeşi İbrahim Naifer tarafından imzalandı.Cette fatwa est contresignée par son frère Ibrahim Ennaifer.
Bütün bunlardan sonra akla şu soru geliyor: Peki siz Naif değil misiniz?Sam les imprime ensuite : ne sont-ils pas drôles ?
Naif ressamlar resim eğitimi görmemişlerdir.Les peintres spirites n'ont pour la plupart reçu aucune formation artistique.
Ne var ki 'Naif Ressam' tanımlaması bizde yanlış anlaşılmaktadır.Pour lui, la notion d'énoncé analytique est mal définie.
Böyle bir şeyi ancak Birleşik Devletler gibi naif izleyicilerin olduğu yerlerde yapabilirsin.Solo haces algo así con una audiencia ingenua como la estadounidense.
Hatta Raif'i de çok naif bulduğunu dile getirir.Al parecer Riley la encuentra demasiado rara.
Hem "I. naif Algoritma" hem de "II. iki geçisli Algoritma" bu değerleri doğru olarak hesaplamaktadirlar.Entrambi gli algoritmi, quello "banale" e quello "a due passi", calcolano questi valori correttamente.
Mayıs onu çok tatlı ve naif olarak tanımlıyor, çok masum ve korunaklı.È dolce e ingenua, molto innocente e protettiva.
Filmin oldukça naif bir savaş karşıtı mesajı da vardır.Также в картине заметен антивоенный посыл.
Gene de kendi kendini eğitmiş, naif veya primitif bir ressam olarak kabul edilir.É considerado um artista naif ou primitivo.
Ancak bütün bu hallerde, şizofren aslında tek başına olduğundan, şizofrenik karşı çıkışlar naiftir .Want iemand met deze totem zou ongetwijfeld schizofreen moeten zijn.
Filmin oldukça naif bir savaş karşıtı mesajı da vardır.De film heeft een duidelijke anti-oorlogsboodschap.
Rosemary Woodhouse parlak, naif bir ev hanımıdır.De film volgt Rosemary Woodhouse, een jonge, naïeve vrouw.
Filmin oldukça naif bir savaş karşıtı mesajı da vardır.Hans produktion har ett tydligt antikrigsbudskap.
Iroh, özellikle yemeğe, iyi bir çaya, strateji oyunu Pai Sho'ya ve naif müziğe düşkündür.Айро особливо любить чай, гру Пай Шо і приємну музику.
Naif yanlışlamacılık, bilim için mantıksal olarak kaçınılmaz olan metodun başarısız bir açıklamasıdır.Наївна спростовуваність є невдалою спробою припису раціонально детермінованого наукового методу.
Bir naif tilkisi yoktur. Aynı şekilde, kusursuz bir adam diye bir şey de yoktur.Наївних лисиць не існує. Так само не існує людей без недоліків.
Naif bir tilki yoktur. Aynı şekilde, hatasız bir adam diye bir şey de yoktur.Наївних лисиць не існує. Так само не існує людей без недоліків.
Ancak pratikte de naif sanatçıların okulları vardır.V praxi však školy naivního umění existují.
Gene de kendi kendini eğitmiş, naif veya primitif bir ressam olarak kabul edilir.V zásadě byl však samoukem a je považován za naivního či primitivního malíře.
Naif sanatın özellikleri, resmin resmi özellikleriyle tuhaf bir ilişki içindedir.Charakteristiky naivního umění jsou velmi choulostivé ve vztahu k formálním vlastnostem obrazu.
'Naifizm' diye bir ekol yoktur.Teda pokud není náplň bez nikotinu!
Öte yandan masum, naif bir yanı da vardır.Volt benne valami ártatlan naivitás.
Bazı kaynaklarda naif sanatçılar arasında gösterilir.Stílusirányát tekintve a naiv művészek közt tartják számon.
Naif Alibeyoğlu (d. 1954, Arpaçay, Kars) Kars Eski Belediye Başkanı ve işadamıdır.Naif Alibeyoğlu (Arpaçay, 1954.) török üzletember, korábban Kars város polgármestere.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod