Ana içeriğe geç
Sözlük

nah ile cümle

nah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Foi ele quem disse que a vida num estado de natureza era "solitária, pobre, sórdida, embrutecida e curta".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Fu lui a dire che la vita in uno stato di natura era solitaria, povera, squallida, brutale, e breve.
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Hij beweerde dat het leven in natuurlijke staat "solitair, arm, gemeen, bruut en kort" was.
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi."외롭고 빈곤하며 불결하고 야만적이며 단명"일 뿐이라 말한 사람입니다.
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Ő volt az, aki azt mondta, hogy az élet a természet ölén "társtalan, szegényes, piszkos, durva és rövid" volt.
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.To on povedal, že život vo svojej podstate je "osamelý, chudobný, škaredý, surový a krátky".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.To on powiedział że życie w naturalnym otoczeniu jest "samotne, nędzne, nieznośne, brutalne i krótkie".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Ήταν εκείνος που είπε ότι η ζωή σε μία φυσική κατάσταση ήταν "μοναχική, φτωχή, άσχημη, σκληρή και σύντομη".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Именно он сказал, что в догосударственный период жизнь была "одинокой, бедной, грязной, жестокой и короткой".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Це він сказав, що життя в умовах природи було "усамітненим, бідним, огидним, жорстоким і коротким".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.שהחיים בטבע היו "בודדים, עלובים, נאלחים, גסים וקצרים."
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.إن الحياة في حالتها الطبيعة كانت " متوحدة , فقيرة , مقرفة , عنيفة
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.縄張り争いが原因なのではなく
Önce Yahuda sancağı bölükleriyle yola çıktı. Yahuda bölüğüne Amminadav oğlu Nahşon komuta ediyordu.수두로 유다 자손 진 기에 속한 자들이 그 군대대로 진행하였으니 유다 군대는 암미나답의 아들 나손이 영솔하였고
Önce Yahuda sancağı bölükleriyle yola çıktı. Yahuda bölüğüne Amminadav oğlu Nahşon komuta ediyordu.Najprv sa rušal prápor tábora synov Júdových podľa ich vojsk, a nad jeho vojskom bol Názon, syn Amminadábov.
Önce Yahuda sancağı bölükleriyle yola çıktı. Yahuda bölüğüne Amminadav oğlu Nahşon komuta ediyordu.Šla napřed korouhev vojska synů Juda po houfích svých, a nad nimi byl Názon, syn Aminadabův.
Önce Yahuda sancağı bölükleriyle yola çıktı. Yahuda bölüğüne Amminadav oğlu Nahşon komuta ediyordu.Поднято было во-первых знамя стана сынов Иудиных по ополчениям их; над ополчением их Наассон, сын Аминадава;
Önce Yahuda sancağı bölükleriyle yola çıktı. Yahuda bölüğüne Amminadav oğlu Nahşon komuta ediyordu.ויסע דגל מחנה בני יהודה בראשנה לצבאתם ועל צבאו נחשון בן עמינדב׃
Önce Yahuda sancağı bölükleriyle yola çıktı. Yahuda bölüğüne Amminadav oğlu Nahşon komuta ediyordu.فارتحلت راية محلّة بني يهوذا اولا حسب اجنادهم وعلى جنده نحشون بن عمّيناداب.
Önce Yahuda sancağı bölükleriyle yola çıktı. Yahuda bölüğüne Amminadav oğlu Nahşon komuta ediyordu.按 著 軍 隊 首 先 往 前 行 的 、 是 猶 大 營 的 纛 、 統 領 軍 隊 的 、 是 亞 米 拿 達 的 兒 子 拿 順
Önce Yahuda sancağı bölükleriyle yola çıktı. Yahuda bölüğüne Amminadav oğlu Nahşon komuta ediyordu.按 著軍隊 首先 往前 行的 、 是 猶大 營的纛 、 統領軍隊 的 、 是 亞米 拿達 的 兒子 拿順
O, şimdiye kadar görülen en nahoş görünümlü bir çocuk oldu.Bila je najbolj neprijeten usmerjen otrok kdaj videl.
O, şimdiye kadar görülen en nahoş görünümlü bir çocuk oldu.Hon var den mest otrevliga som ser barn som någonsin sett.
O, şimdiye kadar görülen en nahoş görünümlü bir çocuk oldu.그녀는 지금까지 보아온 가장 마음에 안드는 모양의 아이되었습니다.
O, şimdiye kadar görülen en nahoş görünümlü bir çocuk oldu.Ona bola najviac nepríjemné vyzerajúce dieťa nikdy nevidel.
O, şimdiye kadar görülen en nahoş görünümlü bir çocuk oldu.Ona byla nejvíce nepříjemné vypadající dítě nikdy neviděl.
O, şimdiye kadar görülen en nahoş görünümlü bir çocuk oldu.Ze was het meest onaangenaam uitziende kind ooit gezien.
O, şimdiye kadar görülen en nahoş görünümlü bir çocuk oldu.היא הייתה הילדה הכי נעים למראה ראתה אי פעם.
O, şimdiye kadar görülen en nahoş görünümlü bir çocuk oldu.كانت معظم الطفل طيفين المظهر مثيلا.
O, şimdiye kadar görülen en nahoş görünümlü bir çocuk oldu.それはあまりにも、本当だった。
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,A Aram spłodził Aminadaba, a Aminadab spłodził Naasona, a Naason spłodził Salmona.
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,a Arão nasceu Aminadabe; a Aminadabe nasceu Nasom; a Nasom nasceu Salmom;
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,Aram a născut pe Aminadab; Aminadab a născut pe Naason; Naason a născut pe Salmon;
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,Aram engendra Aminadab; Aminadab engendra Naasson; Naasson engendra Salmon;
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,Aram engendró a Aminadab; Aminadab engendró a Najsón; Najsón engendró a Salmón
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,Aram födde Aminadab, Aminadab födde Naasson, Naasson födde Salmon;
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,Aram generò Aminadàb, Aminadàb generò Naassòn, Naassòn generò Salmòn
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,Aramille syntyi Aminadab, Aminadabille syntyi Nahasson, Nahassonille syntyi Salmon;
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,Arám nemzé Aminádábot; Aminádáb nemzé Naássont; Naásson nemzé Sálmónt;
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,Aram pa je rodil Abinadaba. Abinadab pa je rodil Nahsona. Nahson pa je rodil Salmona.
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,Aram pak zplodil Aminadaba. Aminadab pak zplodil Názona. Názon zplodil Salmona.
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,A-ram sanh A-mi-na-đáp ; A-mi-na-đáp sanh Na-ách-son ; Na-ách-son sanh Sanh-môn .
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,A-ram sanh A-mi-na-đáp; A-mi-na-đáp sanh Na-ách-son; Na-ách-son sanh Sanh-môn.
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,Aram splodil Amminadába; Amminadáb splodil Názona; Názon splodil Salmona;
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,FONT COLOR="#FFFFFF"Арам роди Аминадава; Аминадав
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,람은 아미나답을 낳고 아미나답은 나손을 낳고 나손은 살몬을 낳고
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,og Aram avlede Aminadab; og Aminadab avlede Nasson; og Nasson avlede Salmon;
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,Ram fikk sønnen Aminadab; Aminadab fikk sønnen Nahson; Nahson fikk sønnen Salmon;
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,Ram was de vader van Aminadab; Aminadab de vader van Nahesson;
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,Ram zeugte Amminadab. Amminadab zeugte Nahesson. Nahesson zeugte Salma.
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,Αραμ δε εγεννησε τον Αμιναδαβ, Αμιναδαβ δε εγεννησε τον Ναασσων, Ναασσων δε εγεννησε τον Σαλμων,
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,а Арам породив Аминадава; а Амннадав породив Насона; а Насон погодив Салмона;
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,Арам родил Аминадава; Аминадав родил Наассона; Наассонродил Салмона;
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,ורם הוליד את עמינדב ועמינדב הוליד את נחשון ונחשון הוליד את שלמון׃
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,وارام ولد عميناداب. وعميناداب ولد نحشون. ونحشون ولد سلمون.
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,亞 蘭 生 亞 米 拿 達 . 亞 米 拿 達 生 拿 順 . 拿 順 生 撒 門
Ram Amminadavın babasıydı, Amminadav Nahşonun babasıydı, Nahşon Salmonun babasıydı,亞蘭生 亞米 拿達.亞米 拿 達生 拿順 . 拿順 生撒門
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.A toto sú synovia Reuelovi: Nachat a Zárach, Šamma a Mizza. To boli synovia Bazematy, ženy Ezavovej.
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.Ci też są synowie Rehuelowi: Nahat i Zara, Samma i Meza; ci byli synowie Basematy, żony Ezawowej.
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.Die Kinder aber Reguels sind diese: Nahath, Serah, Samma, Missa. Das sind die Kinder von Basmath, Esaus Weib.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod