Ana içeriğe geç
Sözlük

nadiren ile cümle

nadiren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırDe globale uitdaging waar ik jullie vandaag over wil spreken haalt zelden de voorpagina.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırDie globale Herausforderung, über die ich heute sprechen möchte, schafft es selten auf die Titelseiten.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırEl desafío mundial del que quiero hablarles hoy rara vez ocupa las primeras páginas.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırGlobální výzva, o které bych dnes ráda mluvila se málokdy dostane na titulní strany.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırLa sfida globale di cui vi voglio parlare oggi raramente occupa le prime pagine.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırLe défi mondial dont je veux vous parler aujourd'hui fait rarement la une des journaux.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırProvocarea globală despre care vreau să vă vorbesc astăzi rareori apare pe prima pagină a ziarelor.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırSự thách thức toàn cầu mà tôi muốn nói với quý vị hôm nay ít khi nào lên trang nhất của báo chí
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırSvetovni izziv, o katerem želim govoriti danes, se redkokdaj pojavi na naslovnicah.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırTantangan global yang ingin saya bicarakan kepada Anda hari ini jarang menjadi berita utama.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırWyzwanie o zasięgu światowym, o którym opowiem rzadko dociera na pierwsze strony gazet.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırΗ παγκόσμια πρόκληση για την οποία θέλω να σας μιλήσω σήμερα σπάνια εμφανίζεται στα πρωτοσέλιδα.
Bugün size dünyayı ilgilendiren bir sorunu anlatmak istiyorum. Nadiren ilk sayfalarda yer alırГлобальные трудности, о которых я хочу сегодня поговорить, редко появляются на первых полосах.
Bu nadiren başıma geliyor. İlk seferinde, kullanacağım kompozisyonu buldum.Komposisi pertama yang saya inginkan.
Bu nadiren başıma geliyor. İlk seferinde, kullanacağım kompozisyonu buldum.To dosyć rzadkie - że chcę zostać przy pierwszej kompozycji.
Bu nadiren başıma geliyor. İlk seferinde, kullanacağım kompozisyonu buldum.Una prima composizione che voglio portare avanti.
Bu nadiren başıma geliyor. İlk seferinde, kullanacağım kompozisyonu buldum.Una primera toma en la composición es donde quiero ir.
Bu nadiren başıma geliyor. İlk seferinde, kullanacağım kompozisyonu buldum.Une première composition qui m'inspire.
Bu nadiren başıma geliyor. İlk seferinde, kullanacağım kompozisyonu buldum.קומפוזיציה על ההתחלה שאני רוצה ללכת איתה.
Bu nadiren başıma geliyor.Είναι πολύ σπάνιο.
Bu nadiren kullanılan terim duyunca ne bugün demek oΠου είναι το τι σημαίνει σήμερα όταν ακούτε που σπάνια χρησιμοποιείται όρος
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.Aj ja som to už zažil, a napriek tomu to len zriedka vidím vo filmoch, ktoré poznáme a milujeme.
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.Am văzut asta, dar întâlnesc asta foarte rar în filmele pe care le știm și le îndrăgim.
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.Ich habe es gesehen, und trotzdem sehe ich es ziemlich selten in den Filmen, die wir kennen und lieben.
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.Ik heb het al gezien, maar het gebeurt zelden in de films waar we allemaal dol op zijn.
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.Io l'ho visto, eppure raramente l'ho visto nei film che conosciamo e amiamo.
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.Jag har sett det, och ändå ser jag det mycket sällan i de filmer som vi känner igen och älskar.
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.J'ai déjà vu ça, et pourtant je le vois très rarement dans les films que nous connaissons et aimons.
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.Já o testemunhei e, ainda assim, vejo-o muito raramente nos filmes que conhecemos e de que gostamos.
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.Jeg har set det, og alligevel ser jeg det meget sjældent i de film som vi kender og holder af.
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.그러나 우리가 잘 알고 사랑하는 영화에서는 굉장히 드물게 보이죠.
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.Láttam már, mégis, nagyon ritkán látom azokban a filmekben, amiket ismerünk és szeretünk.
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.Lo he visto, y sin embargo muy raramente lo veo en el cine que conocemos y amamos.
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.Olen nähnyt sen, ja silti näen sitä harvoin elokuvissa joita rakastamme.
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.Tôi đã thấy, nhưng tôi hiếm khi thấy điều này trong những bộ phim mà chúng ta biết và yêu thích
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.Už jsem to viděl, i když je to zřídkakdy vidět ve filmech, které známe a milujeme.
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.Videl sem že to, a zelo redko to vidim v filmih, ki jih vsi poznamo in jih imamo tako zelo radi.
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.Widziałem na własne oczy, choć bardzo rzadko w filmach, które znamy i kochamy.
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.Το έχω δει, όμως σπάνια το βλέπω στις ταινίες που ξέρουμε κι αγαπάμε.
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.Не съм го видял, и много рядко го срещам във филмите, които сме гледали и обичаме.
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.Я сам лично видел. Только это редко можно увидеть в фильмах, которые мы все знаем и любим.
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.ועדיין, נדיר לראות את זה מתרחש בסרטים שלמדנו להכיר ולאהוב.
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.ولكن في النهاية فإن هذا الامر نادراً ما أراه في افلام اليوم خاصة الافلام التي نعرفها و نحبها
Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.まれなことなのです 先週 「アルゴ」を見てきました
Bunun söylediğine göre, eğer fiyatlar yüksekse Böyle uç değerler nadiren olur, GSMH sıfırmış gibi gösteriyor.Možná vám nedává smysl, že by HDP při vysokých cenách klesl na nulu.
Bunun söylediğine göre, eğer fiyatlar yüksekse Böyle uç değerler nadiren olur,Це сказано, проте трошки незрозуміло спершу: якщо ціни високі, ця рідкість лише у крайніх випадках,
Bunun yanı sıra, bazı pilot projeler bulunmakla beraber, bu yaklaşım Avrupa’da nadiren kullanılmaktadır (bkz.Ez az intézkedés Görögországban, Cipruson és Romániában nem volt elérhető.
Bu oluyor. Bunu gördüm ve yine de bunu bildiğimiz ve sevdiğimiz filmlerde çok nadiren görüyorum.Таке трапляється, я бачив, та все ж таки дуже нечасто це трапляється у стрічках, які ми знаємо та любимо.
Bu program bitene kadar İngiltere'de yaklaşık 60 kişi ölmüş olacak. Nadiren ölüme şahit oluruz.死を目にすることはほとんどない
Bu şekilde dikey olarak yazdığınızda nadiren buraya nokta koyarsınız. .Ak to zapisuješ pod seba, takto, len veľmi zriedka píšeš bodku.
Bu şekilde dikey olarak yazdığınızda nadiren buraya nokta koyarsınız. .Als je het op deze manier onder elkaar zet, gebruik je haast nooit hier een punt.
Bu şekilde dikey olarak yazdığınızda nadiren buraya nokta koyarsınız. .Amikor így függőlegesen írod, nagyon ritkán raksz pontot oda.
Bu şekilde dikey olarak yazdığınızda nadiren buraya nokta koyarsınız. .Então vamos fazer algumas multiplicações.
Bu şekilde dikey olarak yazdığınızda nadiren buraya nokta koyarsınız. .이렇게 세로로 쓰면, 점은 거의 드물게 써.
Bu şekilde dikey olarak yazdığınızda nadiren buraya nokta koyarsınız. .Når man skriver det op under hinanden som her, skriver man sjældent en prik.
Bu şekilde dikey olarak yazdığınızda nadiren buraya nokta koyarsınız. .Pokud budeme čísla zapisovat pod sebe, píše se tečka velmi zřídka.
Bu şekilde dikey olarak yazdığınızda nadiren buraya nokta koyarsınız. .Quando scrivi cosi' in verticale, il punto lo metti molto raramente.
Bu şekilde dikey olarak yazdığınızda nadiren buraya nokta koyarsınız. .Όταν τα γράφετε κάθετα έτσι, πολύ σπάνια θα βάλετε τελεία εδώ.
Bu şekilde dikey olarak yazdığınızda nadiren buraya nokta koyarsınız. .Ако се записва така вертикално, много рядко се записва точка тук.
Bu şekilde dikey olarak yazdığınızda nadiren buraya nokta koyarsınız. .عندما نكتب المسألة بالشكل العامودي هذا، فلا حاجة لوضع نقطة هنا
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod