nabız ile cümle
nabız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.27
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
(Düşük nabız hızı ve düşük kan basıncının bir arada olması Bezold-Jarisch refleksi olarak bilinmektedir).(Kombinacija sporog srčanog ritma i niskog krvnog tlaka poznata je kao Bezold-Jarischev refleks).
Nabız zayıflar ve hızlanır.Respiratorna i srčana frekvencija su ubrzane.
Nabız oldukça zayıflar.Pulz je lahko šibak.
Heyetler göndererek nabız yoklayan İtalyanlar bu tavır karşısında Isparta'yı işgal edemediler.Akselis šaukia turistui, kad šis nežiūrėtų.
Nabız oldukça zayıflar.Plaučių paviršius nelygus.
Nabız oldukça zayıflar.Väljundpinge pulseerib suures ulatuses.
Her nabız atışı, liflerin sıraya geçmesini sağlayarak damarları güçlendiriyor.Esse sono sottoposte a impulsi che aiutano ad allineare le fibre e rafforzare i vasi.
Her nabız atışı, liflerin sıraya geçmesini sağlayarak damarları güçlendiriyor.Están sujetas a pulsos que ayuda a alinear las fibras y fortalecer los vasos.
Her nabız atışı, liflerin sıraya geçmesini sağlayarak damarları güçlendiriyor.Mereka dikenakan pulsa yang membantu untuk melapisi serat dan memperkuat pembuluh.
Her nabız atışı, liflerin sıraya geçmesini sağlayarak damarları güçlendiriyor.O tópico... e a fibra e a tensão da...
Her nabız atışı, liflerin sıraya geçmesini sağlayarak damarları güçlendiriyor.Установен е пулсът в тях, което помага за подредбата на фибрите и подсилване на кръвните съдове.
Onun nabız ve beyin dalgaları gelişiyor, ama hala uyanamaz.Nhịp tim của ông và sóng não được cải thiện, nhưng anh vẫn không thể thức dậy.
Onun nabız ve beyin dalgaları gelişiyor, ama hala uyanamaz.Son rythme cardiaque et ses fractures cérébrales s'améliorent, mais il ne peut pas encore se lever.
Onun nabız ve beyin dalgaları gelişiyor, ama hala uyanamaz.Sua taxa de pulso e ondas cerebrais estão melhorando, mas ele ainda não pode acordar.
Onun nabız ve beyin dalgaları gelişiyor, ama hala uyanamaz.Su pulso y las ondas cerebrales están mejorando , pero todavía no puedo despertar.
Onun nabız ve beyin dalgaları gelişiyor, ama hala uyanamaz.הדופק שלו וגלי מוח השיפור,
Onun nabız ve beyin dalgaları gelişiyor, ama hala uyanamaz.معدل النبض وصاحب موجات المخ آخذة في التحسن،
Onun nabız ve beyin dalgaları gelişiyor, ama hala uyanamaz.しかし、彼はまだ目を覚ますことができません。 _それはあまりにも悪いです。
Saatini çıkarmayı unutmuş, bileğinde metal bir nabız gibi tik tak atıyor.A uitat să-şi oprească ceasul care ticăie, un puls de metal pe încheietura mâinii.
Saatini çıkarmayı unutmuş, bileğinde metal bir nabız gibi tik tak atıyor.Er vergaß, seine Armbanduhr auszustellen, die wie ein metallener Puls gegen sein Handgelenk tickt.
Saatini çıkarmayı unutmuş, bileğinde metal bir nabız gibi tik tak atıyor.Ha dimenticato di spegnere l'orologio, che ticchetta con un battito metallico contro il suo polso.
Saatini çıkarmayı unutmuş, bileğinde metal bir nabız gibi tik tak atıyor.Han har glömt att stänga av sin klocka, som tickar, likt en metallpuls mot hans handled.
Saatini çıkarmayı unutmuş, bileğinde metal bir nabız gibi tik tak atıyor.Ha olvidado apagar su reloj, el cual hace tictac, como un pulso metálico contra su muñeca.
Saatini çıkarmayı unutmuş, bileğinde metal bir nabız gibi tik tak atıyor.Il a oublié d'éteindre sa montre, qui fait tic tac, comme une impulsion de métal contre son poignet.
Saatini çıkarmayı unutmuş, bileğinde metal bir nabız gibi tik tak atıyor.그런데 시계 꺼놓는 것을 깜박 잊었네요. 손목에서 차가운 맥박처럼 똑딱거려요.
Saatini çıkarmayı unutmuş, bileğinde metal bir nabız gibi tik tak atıyor.הוא שכח לכבות את השעון שלו, שמתקתק, כמו זרם מטאלי על מפרק ידו.
Saatini çıkarmayı unutmuş, bileğinde metal bir nabız gibi tik tak atıyor.鉄の鼓動のように 手首で時を刻んでいる 彼には聞こえていない
İlgili Sayfalar