nüsha ile cümle

nüsha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bugün için eldeki tek nüsha da budur.이는 현재까지 유일한 기록으로 남아 있다.
Yedi yıl iki ay sonra dergi her biri 28 sayfa olan 86 nüsha üretti.במהלך כשבע שנים, יצאו 86 גיליונות, כל אחד בעל 28 עמודים.
Günümüzde mevcut bir nüshası yoktur.)לא כל היישובים קיימים כיום)
Eserin 15. yüzyılda kaleme alındığı düşünülen günümüze gelen iki nüshası bulunmaktadır.על קיומם של שני וידאלים ידוע עוד במאה החמש עשרה.
İki nüshası vardır.יש שתי אסכולות.
Bu eserin tek yazma nüshası değildir.הסדר זה לא עוגן בכתב.
2015 itibarı ile, 30 dilde 22 milyon'dan fazla nüshası satılmıştır.До 2009 година общият тираж достига двадесет милиона от преводи на повече от петдесет езика.
Divan, Türkiye’nin pek çok kütüphanesinde yazma nüshaları bulunur.Самообразова се с много четене в библиотеките на манастирите около Търново.
Tespit edilebilen üç nüshası vardır.Ima jednu natkrivenu i trije otkrivene tribine.
Bir nüshası Topkapı Müzesi Kütüphanesindedir.Muzej se nalazi uz Sveučilišnu knjižnicu.
Divanının 10 yazma nüshası bilinmektedir.Známych je jeho 10 listov.
Ancak bunların içinde yazarının kaleminden çıkmış veya yazıldığı döneme ait bir nüshaya henüz rastlanmamıştır.Nie je však známe, či autori termín v knihe vytvorili alebo len použili už existujúci termín.
İki farklı nüshası vardır."Existujú dva odlišné typy.
Üç orijinal nüsha olarak düzenlenir.Ohranili so trije popolni prepisi izvirnika.
Bu eserin tek yazma nüshası değildir.V romanu ni nobene zgodbe, le skupek pisanja.
Bu yazma nüsha asıl Şeyyad Hamza metni değildir.Pasąmonės turinys nebūtinai vien tik neigiamas.
Günümüzde mevcut bir nüshası yoktur.)(Kas tänapäeval on midagi teistmoodi?)
Sevk irsaliyesi en az 3 (üç) nüsha düzenlenmektedir.Ahelpolümerisatsiooni protsessides esineb vähemalt kolm (või neli) vahestaadiumi.
İki farklı nüshası vardır.On kahesuguseid lahkarvamusi.
"beni hayata döndürmeyin" emrinizin birer nüshası olsun.Írjuk le azt is, ha nem kívánjuk, hogy újraélesszenek.
"beni hayata döndürmeyin" emrinizin birer nüshası olsun.그리고 소생 거부장을 넣어두세요.
"beni hayata döndürmeyin" emrinizin birer nüshası olsun.ועם הוראת איסור ביצוע ההחייאה.
"beni hayata döndürmeyin" emrinizin birer nüshası olsun.وطلبك لعدم إعادة الإنعاش.
"beni hayata döndürmeyin" emrinizin birer nüshası olsun.代理人の車に 1通と
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.De onderzoeker, afkomstig uit Maharashtra, zei: "Ik denk dat ze op de nusha uit is."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.És a férfi, aki ott dolgozik velük, és Maharashtrából való, azt mondta, "Szerintem csak a nushára pályázik."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Facet ze stanu Maharasztra, który z nim pracuje powiedział: "Chyba jest na nusha".
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Il ricercatore che lavora laggiù con loro, viene dal Maharashtra, ha detto "Credo che cerchi il nusha."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.그리고 거기에서 그들과 같이 일하는 분은, 마하라슈트라에서 왔는데 그는 "나는 그가 nusha 다음에 있다고 생각해" 하겠지요.
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Și tipul care lucrează acolo cu ei, care este din Maharashtra, a zis :"Cred că vrea senzații tari ".
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Und der Typ, der mit ihnen arbeitet, er ist aus Maharashtra, sagte, "Ich glaube er sucht das nusha."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Và cái anh chàng làm việc với họ ở đó đến từ Maharashtra, anh ta nói: "Tôi nghĩ nó đang theo đuổi nusha."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Y el chico que está trabajando allí con ellos, es de Maharashtra, dijo "Creo que va detrás de la nusha."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.А парень, который там работает с ними, он из Махараштры, так он сказал: "Мне кажется, ему хочется наши".
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Човекът, който работи там с тях - той е от Махаращра, каза: "Мисля, че го прави заради нуша."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.והבחור שעובד איתם שם, הוא מהראשטה, הוא אמר, "אני חושב שהוא רוצה את הנאשה."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.والرجل الذي يعمل هناك معهم، وقال انه من ولاية ماهاراشترا، وقال "اعتقد انه من النوشا".
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.あいつは「'ナシャ'を求めてるんだ」とか言ってますよ (笑)
Hep beraber! Her okuyuşunuzda ve söyleyişinizde zihninizde bir nüshasını daha yaratıyorsunuz.Alle zusammen mit mir — jedes mal wenn Sie es lesen oder sagen, machen Sie eine neue Kopie in Ihrem Gehirn.
Hep beraber! Her okuyuşunuzda ve söyleyişinizde zihninizde bir nüshasını daha yaratıyorsunuz.Even samen, allemaal -- elke keer dat je het leest of zegt, maak je nog een kopie in je geest.
Hep beraber! Her okuyuşunuzda ve söyleyişinizde zihninizde bir nüshasını daha yaratıyorsunuz.Kaikki mukaan -- joka kerta kun luet sen tai sanot sen, teet aivoihisi uuden kopion.
Hep beraber! Her okuyuşunuzda ve söyleyişinizde zihninizde bir nüshasını daha yaratıyorsunuz.모두 따라해보세요. 매번 읽거나 말할 때마다,
Hep beraber! Her okuyuşunuzda ve söyleyişinizde zihninizde bir nüshasını daha yaratıyorsunuz.Mindenki együtt -- valahányszor elolvasod vagy kimondod, másolatot készítesz a fejedben.
Hep beraber! Her okuyuşunuzda ve söyleyişinizde zihninizde bir nüshasını daha yaratıyorsunuz.Opakujte po mně, všichni -- pokaždé když ji čtete nebo předříkáváte,. děláte si v mozku další kopii.
Hep beraber! Her okuyuşunuzda ve söyleyişinizde zihninizde bir nüshasını daha yaratıyorsunuz.Repetați după mine, toată lumea - de fiecare dată când o citim sau o spunem, îi facem o altă copie în creier.
Hep beraber! Her okuyuşunuzda ve söyleyişinizde zihninizde bir nüshasını daha yaratıyorsunuz.Semuanya, bersama saya -- tiap kali Anda membaca atau mengucapkannya,
Hep beraber! Her okuyuşunuzda ve söyleyişinizde zihninizde bir nüshasını daha yaratıyorsunuz.Tutti insieme, con me: ogni volta che leggi o dici una cosa, ne fai un'altra copia nel cervello.
Hep beraber! Her okuyuşunuzda ve söyleyişinizde zihninizde bir nüshasını daha yaratıyorsunuz.С мен, всички... всеки път, когато го четеш или го казваш, правиш още едно копие в мозъка си.
Hep beraber! Her okuyuşunuzda ve söyleyişinizde zihninizde bir nüshasını daha yaratıyorsunuz.هيا جميعا نقول : كلما قرأته أو قلته،
Hep beraber! Her okuyuşunuzda ve söyleyişinizde zihninizde bir nüshasını daha yaratıyorsunuz.あなたの脳はコピーを作ります
Hepinizde bir nüshası var.Anda semua sudah mendapat satu kopi buku itu.
Hepinizde bir nüshası var.한 부씩 다들 받으셨죠.
Hepinizde bir nüshası var. Neler söylediğini de duydunuz.Una copia ce l'avete tutti e avete appena sentito parlare l'autore.
Hepinizde bir nüshası var.Önök is kaptak egy példányt.
Hepinizde bir nüshası var.SIe haben alle eine Ausgabe.
Hepinizde bir nüshası var.Teillä kaikilla on se.
Hepinizde bir nüshası var.Todos ustedes recibieron una copia.
Hepinizde bir nüshası var.Todos vocês têm um exemplar.
Hepinizde bir nüshası var.Toți aveți o copie.
Hepinizde bir nüshası var.U kreeg allen een exemplaar.
İlgili Sayfalar