1955'te kanseri nüksetti ve 1956'da 42 yaşında öldü.In 1955, the cancer returned and she died in 1956 at the age of 42.
Ağrı nüksetti.The pain returned.
Zelig'in hastalığı nükseder ve bir kez daha etrafına uyum sağlamaya çalışır.Zelig's illness returns, and he tries to fit in once more.
Tedavi gören bireylerde, enfeksiyon haftalar veya aylar sonra nadiren nüksetebilir.Rarely, treated individuals can have relapse of infection weeks to months later.
Fakat maçın ardından sakatlığı nüksetti ve takımının sonraki dört maçında forma giyemedi.However, he suffered a groin injury and missed his team's next four games.
Hastalığın 3 veya 4. evresinde nüksetme oranları yüksektir.In those with grade 3 or 4 disease, reoccurrence rates are high.
Ancak bu maçın ardından sakatlığı nüks etti ve tekrar sakatlandı.Later in the game, Earth was again destroyed but then recreated as it was before.
Kansere hiç dokunmayan bir ilaç ile elde edilen azalmış bir nüks oranı.Reduce occurrence of cancer by a drug that doesn't even touch the cancer.
Sonra nüks olur, ben de aynı ilacı her hafta vermeye başlarım.They then recur, I give them that same drug every week.
İşte bu 46 yaşında bir kadın nüks eden akciğer kanseri hastası.So this is a woman, 46 years old, who had recurrent lung cancer.
Orman Yangınları: Türkiye'nin Nükseden HastalığıForest Fires: A Recurring Problem in Turkey
Zelig'in hastalığı nükseder ve bir kez daha etrafına uyum sağlamaya çalışır.Zelig's illness returns, and he tries to fit in once more.
Açık taşıyıcıların yaklaşık %50'si akut nüksetme yaşar.Approximately 50% of overt carriers experience acute reactivation.
11 Mart'ta tekrar hastalığı nüksetti ve 13 Mart'ta 69 yaşında apopleksi nedeniyle öldü.On March 11 he relapsed, and on March 13 he died of apoplexy, at the age of 69.
Akut lenfoblastik lösemi nüksünden muzdarip çocukların hayatta kalma oranını artırır.[1]It improves the survival rate of children suffering from acute lymphoblastic leukemia relapse.[1]
Seftriaksonun kokain bağımlılığının nüksetmesini önlemedeki etkinliği de araştırılmıştır.[1]Ceftriaxone has also been investigated for efficacy in preventing relapse to cocaine addiction.[28]
Birinci Dünya Savaşı sırasında nüfusun tekrar nüks ettiğini görüyoruz.Während des Ersten Weltkriegs sehen wir, dass die Bevölkerung wieder zurückfällt.
Nüks etme olasılığı yüksektir.Das Potential einer Abhängigkeit ist sehr hoch.
Sakatlığı sezon boyu nükseden oyuncu sezon boyunca sadece 8 maçta görev yapabildi.Il n'hésite pas à suspendre des joueurs pour des durées allant de 8 matchs à une saison.
Birinci Dünya Savaşı sırasında nüfusun tekrar nüks ettiğini görüyoruz.Durante la Primera Guerra Mundial vemos que la población vuelve a recaer.
Sakatlığı sezon boyu nükseden oyuncu sezon boyunca sadece 8 maçta görev yapabildi.El jugador debe haber jugado más de la mitad de la temporada.
Birinci Dünya Savaşı sırasında nüfusun tekrar nüks ettiğini görüyoruz.Durante la prima guerra mondiale vediamo che la popolazione è di nuovo ricaduta.
Birinci Dünya Savaşı sırasında nüfusun tekrar nüks ettiğini görüyoruz.Во время Первой мировой войны население снова начало сокращаться.
Fakat son dönemlerde cilt kanseri nükseden Tüzmen görevinden ayrılmıştır.В это время она перенесла свою последнюю операцию по удалению раковых тканей с единственной оставшейся почки.
Nüksetme olgusu çok yaygın olup, insanların neredeyse yarısı bir yıl içinde ikinci kez enfeksiyon yaşar.يعدّ تكرار الإصابة أمرًا شائعًا، مع إصابة ما يقرب من نصف الأشخاص بالعدوى الثانية خلال عام واحد.
Hastalığın 3 veya 4. evresinde nüksetme oranları yüksektir.وتجدر الإشارة إلى أن معدلات عودة الإصابة مرتفعة في الدرجتين 3 و 4 من المرض.
Ancak tedavinin devamı getirilmezse, nüksetmesi olağandır.و"لكن" إذا لم يقع الفعل المقصر، لما وقعت الإصابة.
III. George saltanatının son yıllarında yeniden nükseden akıl hastalığı nedeniyle çok ızdırap çekti.عانى جورج الثالث في آخر حياته من اضطراب نفسي متكرر، أصبح مزمناً في نهاية المطاف.
Meyve tek tohumlu nukstur.لثمرة المشمش نواة واحدة.
Tedavi gören bireylerde, enfeksiyon haftalar veya aylar sonra nadiren nüksetebilir.الأشخاص الذين يعانون من عدوى الحد الذاتي تُزال عدواهم تلقائياً خلال أسابيع أو شهور.
Tedavi sonrası nükslerin yaşanması olasıdır.وقد تكون فترة العلاج مدى الحياة.
Zelig'in hastalığı nükseder ve bir kez daha etrafına uyum sağlamaya çalışır.A doença de Zelig retorna, e ele tenta novamente se adaptar.
Birinci Dünya Savaşı sırasında nüfusun tekrar nüks ettiğini görüyoruz.Durante a Primeira Guerra Mundial, vemos que a população está novamente recaída.
Nüksetme olgusu çok yaygın olup, insanların neredeyse yarısı bir yıl içinde ikinci kez enfeksiyon yaşar.As recorrências são comuns, com quase metade das pessoas sofrendo uma segunda infecção dentro de um ano.
Birinci Dünya Savaşı sırasında nüfusun tekrar nüks ettiğini görüyoruz.Gedurende de Eerste Wereldoorlog maakte het bevolkingsaantal opnieuw een terugval.
Ancak bu maçın ardından sakatlığı nüks etti ve tekrar sakatlandı.Mimo to mecz został dokończony, ale później unieważniono i powtórzono go.
Birinci Dünya Savaşı sırasında nüfusun tekrar nüks ettiğini görüyoruz.Under första världskriget ser vi att befolkningen återkommer igen.
Hastalığın 3 veya 4. evresinde nüksetme oranları yüksektir.Hos de med grad 3 eller 4 av sjukdomen är recidiv vanligt.
Nüksetme olgusu çok yaygın olup, insanların neredeyse yarısı bir yıl içinde ikinci kez enfeksiyon yaşar.Återfall är vanliga och nästan hälften får en andra infektion inom ett år.
Meyve tek tohumlu nukstur.Nöten fyller fruktgömmet helt.
Nüks etme olasılığı yüksektir.Det finns en förhöjd risk för självmord.
Nüksetme olgusu çok yaygın olup, insanların neredeyse yarısı bir yıl içinde ikinci kez enfeksiyon yaşar.Рецидиви є частими, при цьому приблизно у половини людей другий рецидив інфекції трапляється протягом року.
Birinci Dünya Savaşı sırasında nüfusun tekrar nüks ettiğini görüyoruz.Під час першої світової війни населення знову зростає.
Nükseden enfeksiyon sahibi kişiler için, uzun süreli günlük antibiyotik kullanımı etkilidir.U osob s opakujícími se infekcemi je účinné dlouhodobé každodenní podávání antibiotik.
Birinci Dünya Savaşı sırasında nüfusun tekrar nüks ettiğini görüyoruz.Během první světové války obyvatelstvo opět roste.
Nüksetme olgusu çok yaygın olup, insanların neredeyse yarısı bir yıl içinde ikinci kez enfeksiyon yaşar.Běžně dochází k recidivám, přičemž téměř polovina osob prodělá druhou infekci v rozmezí jednoho roku.
Birinci Dünya Savaşı sırasında nüfusun tekrar nüks ettiğini görüyoruz.În timpul primului război mondial vedem că populația este din nou recurentă.
Nükseden enfeksiyon sahibi kişiler için, uzun süreli günlük antibiyotik kullanımı etkilidir.Pentru cei cu infecții recurente, o cură prelungită de antibiotice administrate zilnic este eficientă.
Nüks etme olasılığı yüksektir.Dar riscul de confuzie este mare.
Erken latent frengide semptomlar nüksedebilir.Simptomele sifilisului latent precoce pot reveni.
Nüksetme olgusu çok yaygın olup, insanların neredeyse yarısı bir yıl içinde ikinci kez enfeksiyon yaşar.Gyakoriak a visszatérő fertőzések, az emberek csaknem fele egy éven belül újra megfertőződik.
Fakat bu hastalıktan tam olarak iylleşmedi ve hastalık zaman zaman nüksetti.Sajnos a tumorok növekedése nem szüntethető meg teljesen, és a betegség újra és újra kiújul.
Birinci Dünya Savaşı sırasında nüfusun tekrar nüks ettiğini görüyoruz.Ensimmäisen maailmansodan aikana voimme nähdä, että väestö on jälleen surkeuttavaa.
Eğer 5 yıl içerisinde hastalık nüksetmezse, hasta iyileşmiş olarak düşünülmektedir.Jos potilaalla ei ole ollut 6 kuukauteen oireita, niin hän voi pitää itseään terveenä.
Birinci Dünya Savaşı sırasında nüfusun tekrar nüks ettiğini görüyoruz.Κατά τον Πρώτο Παγκόσμιο Πόλεμο βλέπουμε ότι ο πληθυσμός και πάλι μειώνεται.
Fakat bu hastalıktan tam olarak iylleşmedi ve hastalık zaman zaman nüksetti.Han blev ikke helt kureret, og sygdommen medførte til stadighed helbredsproblemer.
Meyve tek tohumlu nukstur.Frugterne er enlige nødder.
Birinci Dünya Savaşı sırasında nüfusun tekrar nüks ettiğini görüyoruz.Under første verdenskrig gikk befolkningen igjen tilbake.
Nükseden enfeksiyon sahibi kişiler için, uzun süreli günlük antibiyotik kullanımı etkilidir.Individer som har hyppig eller langvarig bruk av antibiotika.
Nüks etme olasılığı yüksektir.En dag blir fristelsen for stor.