Ana içeriğe geç
Sözlük

nüfuz ile cümle

nüfuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Sadece odasını dinle, başka yeri değil. Onun da nüfuzlu arkadaşları var.راقب شقته فقط ولا تحاول إتباعه
Sağ omuz yırtık yama nüfuz mum ışığı ray, sol kaburga altında ışık üçgeni.Egy sugara gyertyafényes átható szakadt tapaszt a jobb válla, tett háromszög fény a bal bordák.
Sağ omuz yırtık yama nüfuz mum ışığı ray, sol kaburga altında ışık üçgeni.오른쪽 어깨에 찢어진 패치를 관통 촛불 - 빛이 레이 만든
Sağ omuz yırtık yama nüfuz mum ışığı ray, sol kaburga altında ışık üçgeni.Lúč svetla sviečok preniká trhlinou náplasť na pravé rameno, urobil trojuholník svetla pod ľavým rebrá.
Sağ omuz yırtık yama nüfuz mum ışığı ray, sol kaburga altında ışık üçgeni.Paprsek světla svíček proniká trhlinou náplast na pravé rameno, udělal trojúhelník světla pod levým žebra.
Sağ omuz yırtık yama nüfuz mum ışığı ray, sol kaburga altında ışık üçgeni.Promień świecach przenikliwy rozdarty poprawki w prawym ramieniu, wykonany trójkąt światła pod lewym żeber.
Sağ omuz yırtık yama nüfuz mum ışığı ray, sol kaburga altında ışık üçgeni.Žarek svetlobe sveč prodreti raztrgano obliž na desni rami, naredila trikotnik svetlobe pod rebri levo.
Sağ omuz yırtık yama nüfuz mum ışığı ray, sol kaburga altında ışık üçgeni.Луч свечи света, проникающего разорванный участок в правое плечо, сделал Треугольник света под левым ребрам.
Sağ omuz yırtık yama nüfuz mum ışığı ray, sol kaburga altında ışık üçgeni.Луч свічки світла, проникаючого розірваний ділянку в праве плече, зробив Трикутник світла під лівим ребрах.
Sağ omuz yırtık yama nüfuz mum ışığı ray, sol kaburga altında ışık üçgeni.شعاع من ضوء شمعة اختراق تصحيحا تمزق في الكتف الأيمن ، وقدم
Sağ omuz yırtık yama nüfuz mum ışığı ray, sol kaburga altında ışık üçgeni.左肋骨下の光の三角形。 "ショットは何でしたか?"と彼は尋ねた。
Topu, düşük bir zırh nüfuz değerine sahiptir.Dělo se však nevyznačuje nijak velkou průbojností.
Topu, düşük bir zırh nüfuz değerine sahiptir.Dispone de un cañón con escaso nivel de penetración.
Topu, düşük bir zırh nüfuz değerine sahiptir.Działo tego pojazdu cechuje się niskim współczynnikiem penetracji pancerza.
Topu, düşük bir zırh nüfuz değerine sahiptir.Sein Geschütz hat eine geringe Durchschlagskraft.
Topu, düşük bir zırh nüfuz değerine sahiptir.Son canon affiche une faible pénétration d'armure.
Ve aslına bakarsak, Fransızlar tarihsel olarak da Güney Bölgesi'nde daha fazla nüfuza sahiptiler.E na verdade, historicamente, o francês teve mais influência no Sul também.
Ve aslına bakarsak, Fransızlar tarihsel olarak da Güney Bölgesi'nde daha fazla nüfuza sahiptiler.En eigenlijk, historisch gezien hadden de Fransen al meer invloed in het Zuiden.
Ve aslına bakarsak, Fransızlar tarihsel olarak da Güney Bölgesi'nde daha fazla nüfuza sahiptiler.И действително, исторически французите имали повече влияние и на юг.
Ve aslına bakarsak, Fransızlar tarihsel olarak da Güney Bölgesi'nde daha fazla nüfuza sahiptiler.Навіть історично склалось так, що Франція мала більше впливу саме на півдні.
Ve bu odaya nüfuz eden bir şey varsa, o da tam olarak budur.Als er iets is wat tot deze ruimte is doorgedrongen, dan is het dat wel.
Ve bu odaya nüfuz eden bir şey varsa, o da tam olarak budur.E se c'è una cosa che ha permeato questa stanza, è esattamento quello.
Ve bu odaya nüfuz eden bir şey varsa, o da tam olarak budur.Et s'il y a une chose qui a imprégné cette salle, c'est exactement ça.
Ve bu odaya nüfuz eden bir şey varsa, o da tam olarak budur.Jeśli cokolwiek przenika tę salę, to jest to właśnie to.
Ve bu odaya nüfuz eden bir şey varsa, o da tam olarak budur.만약 이 어떤것이라도 이 회의장에 퍼져 스며든게 있다면, 바로 그것입니다.
Ve bu odaya nüfuz eden bir şey varsa, o da tam olarak budur.Şi dacă e ceva ce a impregnat această sală, este exact asta.
Ve bu odaya nüfuz eden bir şey varsa, o da tam olarak budur.Und wenn es etwas gibt, was diesen Raum durchdrungen hat, dann ist es genau das.
Ve bu odaya nüfuz eden bir şey varsa, o da tam olarak budur.Và nếu có thứ gì đã xuyên thấu căn phòng này, thì chính xác là nó.
Ve bu odaya nüfuz eden bir şey varsa, o da tam olarak budur.Y si algo ha impregnado este lugar, es precisamente eso.
Ve bu odaya nüfuz eden bir şey varsa, o da tam olarak budur.Ако има нещо, наситило тази зала, то е точно това.
Ve bu odaya nüfuz eden bir şey varsa, o da tam olarak budur.Если что-то и пропитывает эту комнату, то это именно оно.
Ve bu odaya nüfuz eden bir şey varsa, o da tam olarak budur.Якщо щось і проймає цю кімнату, то це саме він.
Ve bu odaya nüfuz eden bir şey varsa, o da tam olarak budur.ואם יש איזה דבר שחדר והתפשט בחלל האולם הזה, הרי שזהו בדיוק הדבר.
Ve bu odaya nüfuz eden bir şey varsa, o da tam olarak budur.فان الذي تخلل احاديثهم وانتشر عبر هذه القاعة هي تحديدا تلك الطاقة
Ve bu odaya nüfuz eden bir şey varsa, o da tam olarak budur.まさしくそれです 私は 19世紀初めに
Ve bu tür şeyleri yeterince yaparsak, bu şeylerde nüfuz edecek olan farkındalık farklı olacak.A ak urobíme takýchto vecí dostatok, povedomie sa zmení v zmysle, že veci sa čoskoro zmenia.
Ve bu tür şeyleri yeterince yaparsak, bu şeylerde nüfuz edecek olan farkındalık farklı olacak.A kdybychom provedli hodně podobných věcí, vzrostlo by povědomí, že časy se mění.
Ve bu tür şeyleri yeterince yaparsak, bu şeylerde nüfuz edecek olan farkındalık farklı olacak.Dacă perseverăm în direcția asta vom conștientiza că lucrurile se vor schimba.
Ve bu tür şeyleri yeterince yaparsak, bu şeylerde nüfuz edecek olan farkındalık farklı olacak.És ha elég sok ilyen dolgot teszünk, azzal egyre inkább erősítjük azt a hitet, hogy a dolgok megváltozhatnak.
Ve bu tür şeyleri yeterince yaparsak, bu şeylerde nüfuz edecek olan farkındalık farklı olacak.우리가 그런 것들을 충분히 하고 나면 상황이 달라질 거라는 인식이 들것입니다.
Ve bu tür şeyleri yeterince yaparsak, bu şeylerde nüfuz edecek olan farkındalık farklı olacak.Met genoeg van dergelijke initiatieven, zal het bewustzijn doordringen dat de dingen aan het veranderen zijn.
Ve bu tür şeyleri yeterince yaparsak, bu şeylerde nüfuz edecek olan farkındalık farklı olacak.Og hvis vi gør nok af den slags ting, vil bevidstheden gå op for at tingene vil ændre sig.
Ve bu tür şeyleri yeterince yaparsak, bu şeylerde nüfuz edecek olan farkındalık farklı olacak.Rzeczy tego typu sprawią, że ludzie będą wiedzieć, że świat się zmieni.
Ve bu tür şeyleri yeterince yaparsak, bu şeylerde nüfuz edecek olan farkındalık farklı olacak.Und wenn wir genug solche Dinge tun, wird allen bewusst, dass die Dinge sich ändern werden.
Ve bu tür şeyleri yeterince yaparsak, bu şeylerde nüfuz edecek olan farkındalık farklı olacak.Y si hacemos suficientes cosas de este tipo, se terminará por entender que las cosas van a ser diferentes.
Ve bu tür şeyleri yeterince yaparsak, bu şeylerde nüfuz edecek olan farkındalık farklı olacak.Αν κάνουμε αρκετά από αυτά, η συνειδητοποίηση θα βυθιστεί στην ιδέα ότι τα πράγματα θα αλλάξουν.
Ve bu tür şeyleri yeterince yaparsak, bu şeylerde nüfuz edecek olan farkındalık farklı olacak.Если мы сделаем много подобных вещей, наконец появится уверенность, что всё будет по-другому.
Ve bu tür şeyleri yeterince yaparsak, bu şeylerde nüfuz edecek olan farkındalık farklı olacak.И ако направим достатъчно от тези неща, осъзнаването ще се утаи за това, че нещата ще бъдат различни.
Ve bu tür şeyleri yeterince yaparsak, bu şeylerde nüfuz edecek olan farkındalık farklı olacak.ואם נעשה מספיק מהדברים הללו המודעות הולכת לשקוע שדברים הולכים להיות שונים.
Ve bu tür şeyleri yeterince yaparsak, bu şeylerde nüfuz edecek olan farkındalık farklı olacak.و إن قمنا بما فيه الكفاية لمثل هذه الأمور، الوعي يتّجه نحو فهم أنّ الأمور ستكون مختلفة.
Ve bu tür şeyleri yeterince yaparsak, bu şeylerde nüfuz edecek olan farkındalık farklı olacak.世界が変わっていくということについて 理解が深まっていくでしょう そして数々の競走を 始めるでしょう
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.A kolik si toho na sebe můžou naložit, pokud se rozhodnou zasáhnout do problému.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.E che peso hanno sulle decisioni quando dovessero farsi coinvolgere.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.En hoeveel invloed zouden ze kunnen uitoefenen als ze zich over de kwestie wilden buigen.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.Et quelle influence peuvent-ils amener sur ce problème s'ils choisissent de s'y consacrer.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.Jak bardzo są w stanie się poświęcić, jeśli zechcą się zaangażować w problem.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.또한 그들이 그 사안에 관여하기로 선택했다면, 영향력을 얼마나 집중할 수 있는가 하는 겁니다.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.Şi câtă influenţă ar putea să aducă la masă dacă ar decide să se implice în această problemă.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.Und wie viel Einfluss können sie einbringen, wenn sie sich entscheiden, sich der Sache anzunehmen.
Ve eğer meseleyle ilgilenmeye başlarlarsa ne kadar nüfuz kullanabilirler.Và họ có thể sử dụng quyền hành đến mức độ nào để giải quyết nếu họ chọn tham gia vào việc đó
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod