Bu oran bazı durumlarda tüm nüfusun %19'u kadardır.Ogólna liczba ludności wzrosła w tym czasie o kilkaset procent.
Bu mıntıkadaki nüfusun % 70'ini Ermeniler oluşturmuştur.70% ludności tego terytorium będą stanowili etniczni Polacy.
O dönemde, Huguneotlar Berlin nüfusunun %25'ini oluşturuyordu.W okresie międzywojennym rasa ta stanowiła 25% polskiej populacji bydła.
Nüfusun 0.38%'i İspanyol veya Latin Amerikalı'dır.0,68% ludności to Hiszpanie, Latynosi lub inni.
Bu senelerde Gemlik nüfusunun %61'i Hristiyanlardan oluşmaktaydı.Około 61% mieszkańców stanu to chrześcijanie.
Nüfusun %53'ü erkek, %47'si kadındır.Mężczyźni stanowią 53% całej populacji, a kobiety 47%.
Bu Hristiyan nüfusun çoğunluğu yurt dışından gelen göçmenlerdir.Największą grupę chrześcijan stanowią emigranci z Filipin.
Nüfusun yaklaşık %10'u üniversite veya lisans üstü eğitimine sahiptir.30% populacji posiadało wykształcenie wyższe lub średnie.
Nüfusun gittikçe azalması görülmekte.Liczebność populacji wydaje się obniżać.
Bu miktar az da olsa yine de köyün nüfusunda fazla artışın olmamasına sebep olmaktadır.Z uwagi na małą wytrzymałość na mróz nie należą jednak do zbyt rozpowszechnionych w mieście.
Her eyaletten seçilen üyelerin sayısı o eyaletin nüfusuna bağlıdır.Liczba posłów jakie mogą wysłać brazylijskie stany zależy od liczby populacji.
Türkiye nüfusunun 1/8 kadarı Ege Bölgesi'nde yaşamaktadır.Ponad połowa ludności Rosji koncentruje się na obszarze zajmującym ok.
Diğer dini gruplar ise nüfusun %1'i civarındadır.Wyznawcy innych religii stanowią mniej niż 1% populacji.
Bu nüfusun 1.694 kişisi erkek,641 kişisi kadındır.Mężczyzn było 4 441, a kobiet 4 696.
1885 yılı nüfüsüna göre 2,500,000'dür.W 1858 r. roczna produkcja wynosiła 2500 ryz.
2001 verilerine göre Litvanya nüfusunun %66.7'lik kısmı şehirlerde yaşamaktadır.66,7% mieszkańców Litwy.
Dünyanın en büyük yedinci coğrafi alanı ve en büyük ikinci nüfusuna sahip olan ülkedir.Drugie lub trzecie największe państwo zamieszkanej przestrzeni, jednak o podupadającej gospodarce.
Ukrayna'da din, nüfusun çoğunluğu Hristiyanlığa bağlı olduğu halde çeşitlidir.Wiele osób z tej społeczności pochodzi z Iraku, choć wyznaje chrześcijaństwo.
İslam toplam nüfusun %4.9'unu, diğer dinler % 1.1'ini oluşturuyor.Odsetek innych ras wynosi łącznie 4,8%, a osób wielorasowych – 1,6%.
Asya ekonomisi, 49 farklı devlette yaşayan 4.4 milyardan fazla insandan (dünya nüfusunun %60'ı) oluşur.Azję zamieszkuje 4,4 mld ludzi (dane z 2015 roku), co stanowi 60% ludności świata.
Ülke nüfusunun önemli bir kısmına iş istihdamı sağlayan bu iş alanı devletin kontrolü altında bulunmaktadır.Większość inicjatyw rządowych dla całego miasta jest kontrolowanych przez rząd stanowy.
Bu antlaşma ile Macaristan, topraklarının ve nüfusunun 2/3'ünü kaybetti:.Pokonana i upokorzona Dania utraciła 1/3 swojego terytorium i ludności.
Polonya için tarihi önemi olan bu bölgenin çoğunluğu Polonya nüfusuna sahipti.Wszędzie tam, gdzie przeważała ludność polska, miały one w rzeczywistości polski charakter.
1750 - Yahudi nüfusu 750,000 kişiyle toplam ülke nüfusunun %8'ine ulaştı.W 1750 roku populacja żydowska osiągnęła liczbę 750 tys., co stanowiło 8% ludności Polski.
Andorra'nın asıl sakinleri olan Katalanlar, şehir nüfusunun %33'ünü oluşturur.Rdzenni Andorczycy stanowią jedynie 33% populacji.
Şehir, altın dönemine geldiğinde, şehrin nüfusunun 20.000 kişiye ulaşmış olduğu tahmin edilmektedir.Miasto w szczycie sezonu zimowego jest w stanie przyjąć około 20 tysięcy gości.
2003 yılı sonunda nüfusun % 4,2’sini yasal göçmenler oluşturmaktaydı.Mot slutet av 2003 stod lagliga invandrare för 4,2 procent av befolkningen.
Bu değer Birleşik Devletler yetişkin nüfusunun %24'ünü temsil etmektedir.Denna siffra motsvarar nästan 24 procent av den vuxna amerikanska befolkningen.
Birinci Dünya Savaşı sırasında nüfusun tekrar nüks ettiğini görüyoruz.Under första världskriget ser vi att befolkningen återkommer igen.
Kronik migren, nüfusun yaklaşık olarak %1,4’ünden %2,2’sine kadar görülür.Kronisk migrän förekommer hos ungefär 1,4 till 2,2 % av populationen.
Son yıllarda kaçak avlanma ve Kongo İç Savaşı, vahşi yaşam nüfusuna ciddi şekilde zarar vermiştir.På senare år har tjuvskytte och inbördeskriget hårt drabbat parkens viltbestånd.
Nüfusun % 70'ini Çinliler, % 20'sini Avrupalılar ve % 10'unu da Malaylar oluşturur.Det är ca 70% kineser, ca 20% av europeiskt ursprung och ca 10% malajer.
1487'den 1697'ye kadar, Vlamertinge nüfusunda büyük bir düşüş görüyoruz.Från 1487 till 1697 var det en stor nedgång i Vlamertings befolkning.
Ancak yetişkinliğe ulaşmak güçtü, nüfusun üçte biri çocuk yaşlarda ölüyordu.Barnadödligheten var hög, endast en tredjedel av befolkningen nådde vuxen ålder.
Göçmen nüfusun büyük çoğunluğu fabrikalarda çalışmaktadır.Majoriteten av befolkningen jobbar i fabriker.
Bu nüfusun büyük çoğunluğunu Peştunlar oluşturur.Av dem är en överväldigande majoritet inuiter.
1994 yılından sonra emekli nüfusünda artış olmuştur.Efter 1994 har man gått längre ner i åldrarna.
Nüfusunun büyük çoğunluğu göçler yüzünden azalmıştır.Deras andel av befolkningen har minskat på grund av invandring och andra faktorer.
Nüfusun yaklaşık %5'i ise Müslümandır.Cirka 5 procent av invånarna är muslimer.
Bu nüfusun erkek-kadın oranı %49 erkek ve %51 kadındır.Könsfördelningen i länet är 49 procent män och 51 procent kvinnor.
Kemaliye’nin günümüzde, gurbette çok sayıda nüfusunun olduğu tahmin edilmektedir.Kinkiregionen är känt för att det finns så många privata järnvägsföretag.
2007 itibarıyla, nüfusun %9.3'lük kısmını yabancı uyruklu vatandaşlar oluşturmaktaydı.År 2007 utgjordes 2,7 procent av befolkningen av utländska medborgare.
Bu rakam, dünya yetişkin nüfusunun %6’sına eşittir.Det innebär cirka sex procent av världens vuxna befolkning.
Nüfusun üçte birini oluşturan Yerliler ise tümüyle ihmal edildi.Det faktum att en tredjedel av den amerikanska befolkningen var arbetslös gjorde dem försiktiga.
Kalıcı nüfusu 400'den biraz fazladır, bu nüfusun büyük çoğunluğu Oban'da bulunur.Ön har ungefär 400 permanenta invånare, varav de flesta bor i byn Oban.
Çalışan nüfusun yaklaşık % 18'i sanayi sektöründe iş görmektedir.83% av stadens arbetande invånare arbetar inom servicesektorn.
Dünya nüfusundaki artış çoğunlukla büyük şehirlerde gerçekleşmektedir.Stadsvandringar genomförs oftast i större städer.
Tahminlere göre İnka nüfusunun %90'ı bu salgınlarda hayatını kaybetmiştir.De drog slutsatsen att myggpopulationerna har minskat med över 90 % i testområdet.
Nüfusun %60'ının dinî inancı yoktur.Sex procent av befolkningen hade ingen särskild religiös tro.
Toplam şehir nüfusunda işsizler oranı %2.6 olmaktadır.Detta gör en urbaniseringsgrad på bara 2,6 procent.
Bazı Afrika devletlerinde nüfusun yarısından fazlası 25 yaşın altındadır.Mer än halva Indiens befolkning är under 25 års ålder.
Nüfusun çoğu göç etmiştir.De flesta avbröt graviditeten.
Nüfusunun üçte biri Frankofon içinde yer alan New Brunswick bölgesinin ise iki resmî dili vardır.I New Brunswick, som är tvåspråkigt på provinsnivå, är ungefär 33 procent av befolkningen fransktalande.
Mart 2007 tarihinde yerel hükûmet nüfusun 138.000 olduğunu belirtti.I mars 2007 tillkännagav republiken att dess befolkning uppgick till 138 000.
Nüfusun büyük bir bölümü Nil Nehri boyunca yerleşmiştir.Stora populationer finns längd Nilens dalgång fram till flodens delta.
Filipinler'de ülke nüfusunun yaklaşık %2'sini geleneksel Filipin dinleri oluşturmaktadır.Strax under 25 % tillhör traditionella, lokala religioner.
Nüfusun %10-15'i ise Balililerden oluşmaktadır.Ungefär 10-15% av de med HAPE har HACE.
Nüfusun büyük kısmı başkent St. John's'da yaşar.De flesta konsulat ligger i San Juan.
2000 yılında ilçe nüfusunun %8,7'si Seyitnizam mahallesinde yaşamaktaydı.Totalt bodde samma år 84,1 % av kommunens befolkning i någon av dess sju tätorter.
Nüfusun büyüklüğü, ekonomik sorunları daha da büyüttü.Ökande andel hushåll med ekonomiska problem.