Nüfusun tamamı Kafkasya'dan yerleştirilmiştir.Как будто их всех вырезали из тела города.
Kentsel alanlarda yaşayan nüfusun oranı, 1980 yılında %20'den 2014 yılında %50'den fazlaya çıktı.Поголовье скота в США на протяжении 1880-х годов увеличилось примерно на 50 %.
Nüfusun yaklaşık %81'i Ortodoks Hristiyan'dır.Около 81 % — католики.
Adanın yerli halkı Çamorolar nüfusun büyük kısmını oluştururlar (% 57).Они играют очень важную роль в жизни крестьян — большинства индусов острова (80 %).
Bu yol Asse'nin nüfusunu arttırdı.Данный клип увеличил популярность группы Pro Era.
Dünya nüfusunun üçte biri ile yarısı arasında bir kesim Hp bakterisini taşımaktadır.Каждый третий житель Земли хоть раз в жизни нуждается в донорской крови.
2008 yılı itibarıyla, nüfusun% 11.2, yabancı uyrukluydu.По данным на 2008 год 11,2 % населения составляли иностранные граждане.
Amerikan Yerlileri nüfusun % 11.3'ünü oluşturur.Латиноамериканцы составили 11,4 % населения.
Nüfusun geri kalanı İngilizce konuşmaktadır.Остальные говорят только на английском языке.
Kavaratti nüfusunun %12'si 7 yaşın altındadır.В Катхуа, 12 % населения моложе 6 лет.
Lehistan nüfusunun üçte birini kaybetti.Чума унесла треть жителей Лиона.
CIA, Dünya Müslüman nüfusunu %20.12 yi gözde tutarak hesaplar.По данным ЦРУ, 12,8% населения страны-мусульмане.
2002 yılı itibarıyla, bu Yahudiler ile soylarından gelenler, İsrail nüfusunun yüzde 40'ını oluşturmaktadır.К 2002 году выходцы из арабских стран и их потомки составляли 41 % населения Израиля.
Nüfusları 44.000-50.000 arasındadır ve Grönland nüfusunun yaklaşık % 80-88 kadarına denk gelir.В Гренландии себя считают «калааллит» от 44 до 50 тыс. чел., что составляет 80—88 % населения острова.
Nüfusun büyük kesimi batı kıyısındaki küçük kasabalarda yaşar.Им противостоит житель маленькой фермы в окрестностях небольшого городка на Среднем Западе.
Portekiz nüfusunun büyük çoğunluğu Katoliktir.Подавляющее число португальцев — католики.
Sektörel Heterokromi insanlarda son derece nadir görülür, nüfusun yaklaşık 1%'inde bulunmaktadır..Расстройство встречается примерно у 3 % популяции, немного чаще у мужчин.
Dünya nüfusunun %40'ı sınıraşan 260'tan fazla göl veya akarsu havzasında yaşamaktadır.До 40 % видов обитают у северной или южной границ своего ареала.
Ülke nüfusunun %60'ı şahsi tüketim ve kullanım için tarımsal ürünler ekmektedir.Каждая семья получала по 60 десятин земли в вечное и наследственное пользование.
Nüfusun ortanca yaşı 31,4'tür.Медианный возраст населения — 31,4 лет.
Bu da toplam nüfusun %19.2'sidir.Доля городского населения составляла 19,2 %.
Bar Kohba isyanında önce Celile'deki nüfusun 2/3'ü ve sahil nüfusunun 1/3'ü Yahudiydi.Перед войной евреи составляли 2/3 населения Коссово.
Nüfusun %2'si ise Hristiyan'dır.2 % населения исповедуют христианство.
Bu sahanın içinde nüfusun dağılımı çoğunlukla geniş ölçüde yıldan yıla değişir.Численность популяции из года в год сильно варьируется.
Nüfusun %55'i erkek, %45'i ise kadındır.Из них 55 % женщины и 45 % мужчины.
Çalışan nüfusun yaklaşık % 18'i sanayi sektöründe iş görmektedir.В промышленности занято 18 % работающих.
Ancak hayvancılık köy nüfusunun azalmasına paralel azalmış durumdadır.Нехватка продовольствия в то же время парализовала города.
Nüfusun büyük kısmı İstanbul'da yaşamaktadır.Большинство из них живёт в Стамбуле.
Tarım işleri nüfusun esas işlerinden biridir.Сельское хозяйство составляет одно из главных занятий жителей.
Ülke nüfusunun sadece %30'u temel sağlık hizmetlerine erişim sağlayabilmektedir.Только 30 % населения живут в хороших санитарных условиях .
Afrikalı köleler 20. yüzyıla kadar nüfusun çoğunluğunu oluşturmaktaydılar.До 1930-х годов афроамериканское население составляло большинство населения региона.
19. yüzyılda şehir nüfusunun %60'ı Sarı Humma Salgını'ndan hayatını kaybetti.2/3 личного состава корпуса умерло от жёлтой лихорадки.
Bir ölçü olarak kullanılan "doğurganlık oranı" bir çiftin, bireyin veya nüfusun üretebildiği yavru sayısıdır.وكمقياس، فإن "نسبة الخصوبة" هي عدد الأطفال الذين ينجبهم كل زوج أو شخص أو السكان.
Ayrıca 15.608.868 kişilik İç Anadolu nüfusunun yaklaşık yarısı Ankara ilinde ikamet etmektedir.بالإضافة إلى أن نصف عدد سكان منطقة الأناضول البالغ 15.608.868 شخص يقيم في أنقرة.
Türkler ve Kürtler nüfusun önemli bir bölümünü oluşturdu.وشكل الأتراك والأكراد جزءاً كبيراً من السكان.
Abhazya nüfusunun kesin mevcut boyutu belirsizdir.عدد سكان أبخازيا الحالي غير واضح.
Bu özellik insan nüfusunun yaklaşık %10.4'ünde görülür.يوجد هذا النتوء في حوالي 10.4% من التعداد السكاني.
1487'den 1697'ye kadar, Vlamertinge nüfusunda büyük bir düşüş görüyoruz.من 1487 إلى 1697 نرى انخفاضا كبيرا في عدد سكان فلامرتينج.
Bu rakam, dünya yetişkin nüfusunun %6’sına eşittir.وهذا الرقم يُعادل حوالي 6٪ من عدد السكان البالغين في العالم.
O zamanlarda New York'un nüfusu bu nüfusun yarısı kadarken Sao Paulo'nun nüfusu 8,000'e ulaşmamıştı.آنذاك، فعدد سكان مدينة نيويورك لم يزد عن نصف ذلك، ولم يزد عدد سكان مدينة ساو باولو 8 ألف نسمة.
Bu kişi veya topluluklar çoğu zaman nüfusun az olduğu yerlere göç ettirilmişlerdir.وكان معظمًا للفقراء، متكبرًا على الأغنياء مما يُرسى في القلوب الزهد في الدنيا من غير موعظة ولا كلام طويل..
Ayrıca Antalya'daki toplu taşımacılık sistemi şehir nüfusunun ulaşım ihtiyacını karşılar.علاوة على ذلك يواجه نظام النقل القائم بأنطاليا احتياج سكان المدينة بشكل أوسع للتنقل.
Ülkedeki nüfusun azalması problemi ayrıca Hırvatistan Bağımsızlık Savaşı'nın sonuçlarından biridir.أحد التفسيرات لهذا الانخفاض السكاني الأخير هو حرب الاستقلال الكرواتية.
Nüfusun büyük bir yüzdesi, çoğu Hıristiyan olan Süryanilerdi.كانت هناك نسبة كبيرة من السكان السريان، معظمهم من المسيحيين.
Beyaz Rusya'nın toplam nüfusun %81,2'si etnik Beyaz Ruslardan oluşur.تشكل العرقية البلاروسية 81.2% من سكان روسيا البيضاء ككل.
Nüfusun çoğunluğuna Tacikdir.ومفهومة من قبل أغلب السكان.
Pasifik bölgesinden gelen öğrenciler şehir nüfusunun önemli bir bölümünü oluşturur.يشكل طلاب من منطقة المحيط الهادئ والجالية النامية جزءا كبيرا من سكان المدينة.
Bu değer Birleşik Devletler yetişkin nüfusunun %24'ünü temsil etmektedir.ويمثل هذا العدد مايقارب 24% من السكان البالغين في الولايات المتحدة.
Orta Çağ'da 1347-1353 arasında, Avrupa nüfusunun üçte birinin kaybedilmesinden sorumludur.1347-1351: الموت الأسود يقتل حوالي ثلث سكان أوروبا.
Yalnız Mauritius'ta, mevcut toplam nüfusun yüzde 68'i Hint soyundan gelmektedir.ففي مريشيوس وحدها تصل كثافة الهنود حالياً 68% من نسبة السكان حالياً.
Sevilla’da çıkan veba salgını 1647-1652 yılları arasında şehir nüfusunun %25’ini öldürecektir.قتل الطاعون الكبير في إشبيلية (1647-1652) ما يصل إلى 25٪ من السكان المدينة.
1996 - 2006 aralığında ise köy nüfusunda bir düşüş görülmektedir.بينما الفترة ما بين عامي 1996 و 2006 ميلاديًا حدث إنخفاضًا في تعداد السكان.
Bu sebeple adadaki Katolik nüfusuna karşı tolerans, Rum Ortodoks nüfusa karşı olandan çok daha azdı.ونتيجة لذلك، كان التسامح العثماني تجاه المجتمع الكاثوليكي أقل بكثير من نحو طائفة الروم الأرثوذكس.
Güney Pakistan'da nüfusun çoğu İndus Nehri çevresinde yaşar.غالبية سكان جنوب باكستان تعيش على طول نهر السند.
Nijerya nüfusunun yarıdan çoğu Müslümandır.أكثر من 90٪ من سكان النيجر هم من المسلمين.
Milletvekili sayısı cumhuriyetin nüfusuna bağlıydı.عدد الأعضاء يعتمد على عدد سكان البلاد.
Toplam Alman nüfusunun yaklaşık % 1,5 olduğu dönemde vatandaşlığa geçiş yapıldığı anlamına geliyor.وهذا يعني أن حوالي 1.5٪ من مجموع السكان الألمان تم تجنيسهم خلال تلك الفترة.
Her belediye, nüfusunun 10,000'i aşmasının ardından şehir statüsünü almak için başvurabilir.والبلدية قد تطلب الحصول على مكانة المدينة في أي وقت بعد أن يتجاوز عدد سكانها 10،000.
Irmaktaki balık nüfusunu korumak için dere alabalıkları yetiştirilip ırmağa salındı.إن حيلة السمك للطيران لم تنقذه من اصطياد الإنسان له وأكله.
Bu durumda il nüfusunun %52'si il ve ilçe merkezlerinde, %48'i ise köy ve beldelerde yaşamaktaydı.وهذا يعنى أن 52 % من سكان المدينة يعيشون في مراكز المحافظات ويعيش 48% منهم في القرى والبلاد.