Halen ilçe nüfusunun büyük bir kısmı gündelik hayatta Arapça konuşur.La mayor parte del grupo étnico habla en la actualidad el árabe.
Şehrin nüfusu 26 Kasım 2009 tarihinde toplam nüfusun 19,093, olduğu tespit edilmiştir.Fue fundada el 26 de febrero de 1912, tiene una población de 9.093 habitantes.
Graz nüfusunun yedide birinden fazlasını (44.000) öğrenciler oluşturur. ^Uno de cada 7 habitantes de Graz estudia.
Şehir, altın dönemine geldiğinde, şehrin nüfusunun 20.000 kişiye ulaşmış olduğu tahmin edilmektedir.Se cree en su momento de esplendor alcanzó los veinte mil habitantes.
Nüfusu tahminen 40 milyon civarındadır ve nüfusun büyük bölümünü Ruslar oluşturur.En la composición de la población entran alrededor de 40 etnias, entre las que predomina la rusa.
Bir zamanlar köy nüfusunun çoğunluğunu Müslümanlar oluşturmaktaydı.En general, mostraba a grupos de personas como musulmanes.
Şehrin nüfusunun tahmini olarak 310,100'dür.El autor estima en 100 000 a 300 000 la población de la ciudad.
Bu nüfusun % 60,69'u şehirlerde yaşamaktadır (2018 sonu).Da servicio a aproximadamente 9,69 millones de personas diariamente (año 2017).
Bu türün yaşam sahasının büyük kısmı, artan insan nüfusunun etkisi altındadır.La mayor parte de estos ecosistemas se encuentran intervenidos por la acción del hombre.
Ülke nüfusunun %99'dan fazlasını müslüman kökenliler oluşturur.Los musulmanes conforman más del 92% de la población.
Yerliler, nüfusun sadece % 3,2'sini temsil eder.Las personas de ascendencia exclusivamente hawaiana nativa constituían tan solo el 3,2% de la población.
Faal nüfusun %45'i tarım, balıkçılık, Arıcılık, ormancılık ve hayvancılık'la uğraşır.De este valor, el 53% corresponde al ganado, la pesca y la silvicultura.
2000 yılı verilerine göre mahalle nüfusunun %8,8'i okuma-yazma bilmemektedir.Cabe destacar que el 8.20% de la referencia anterior no declaro su actividad económica.
Ege Bölgesi’nde bulunan Çepni nüfusun tamamı Alevi kültürünü benimsemişlerdir.C. etapa en la cual toda la zona cae bajo dominación de la cultura Wari.
Bu salgında nüfusun %75'i ölür.Esto supone una tasa de vacunación del 75%.
Kiev nüfusunun %90'ının internet erişimi vardır.El 90,5% de los habitantes tiene acceso a Internet.
Eutropius, İmparatorluk boyunca büyük bir nüfusun öldüğünü iddia ediyor.Eutropio asserisce che moltissime persone morirono in tutto l'impero.
Bunun sonucunda oluşan açlıkla da İzlanda nüfusunun çeyreği öldü.La carestia che seguì uccise un quarto della popolazione islandese.
2010 nüfus sayımına göre erkekler, toplam nüfusunun %51,27'sini oluşturmaktadır.Il censimento del 2010 ha rilevato che i maschi rappresentavano il 51,27% della popolazione totale.
Birinci Dünya Savaşı sırasında nüfusun tekrar nüks ettiğini görüyoruz.Durante la prima guerra mondiale vediamo che la popolazione è di nuovo ricaduta.
Ortalama yaş 39.8 olup, nüfusun %40.5 kadarı 20 ve 44 yaş arasındadır.L'età media è di 39,8 anni, e il 40,5% è in un'età tra 20 e 44 anni.
Bu rakam, dünya yetişkin nüfusunun %6’sına eşittir.Ciò equivale a circa il 6% della popolazione adulta mondiale.
Yahudi gençler liselerde öğrenci nüfusunun %23'ünü, üniversitelerde ise %26'sını oluşturuyordu.La gioventù ebraica consiste del 23% di studenti delle scuole medie superiori e 26% di studenti universitari.
Nüfusun çoğunluğu Müslüman olan olsa da orada yaşayan Yahudi aileleri de vardır.La popolazione è in prevalenza musulmana, ma vi risiedono anche famiglie di ebrei.
Çalışan nüfusun yaklaşık % 18'i sanayi sektöründe iş görmektedir.L'industria dà lavoro a circa a circa il 18% dei salariati.
Şehir nüfusunun % 70’i Türkçe konuşmaktadır.È evidente che più della metà della popolazione parla russo".
Polonya Krallığı'nda ise toplam nüfusun %14'ünü oluşturan 1,3 milyon Yahudi bulunmaktaydı.Nelle terre precedentemente polacche ci sono 1.300.000 ebrei o 14% della popolazione totale.
Yağmalama sırasında ordu düşmanın sivil nüfusunu yok eder.Durante il saccheggio l'esercito attacca la popolazione civile dell'avversario.
Katolikler nüfusun %42'sini oluştururlar.Gli stranieri costituiscono il 42% della popolazione.
Nüfusun 2/3 den fazla kısmı içerisinde Las Vegas şehrinide barındıran Clark ilçesinde yaşamaktadır.Oltre due terzi della popolazione dello Stato vive nella Contea di Clark nell'area metropolitana di Las Vegas.
Nüfusun büyük bir bölümü ılıman iklimin hüküm sürdüğü güney-doğu'da yaşar.Esse sono ciò che la maggior parte della gente sente direttamente durante un terremoto.
Nüfusun geri kalanı İngilizce konuşmaktadır.La popolazione locale parla principalmente l'inglese.
1924 - Polonya'da toplam nüfusun %10,5'ini oluşturan 2.989.000 Yahudi vardı.1924 si riscontrano 2.989.000 ebrei secondo un sondaggio di religioni in Polonia (10.5% del totale).
Hindistan'da 17 milyon kişi, yani ülke nüfusunun %5'i bu hastalıktan ölmüştür.Ben 17 milioni sono morti nella sola India, circa il 5% della popolazione totale del paese.
Nüfusun çoğunluğu Hırvat'tır.La comunità è a maggioranza protestante.
1,002,400 kişilik nüfusun %86'sını Yahudiler %14'ünü ise çoğunlukla Müslüman olan Araplar oluşturur.La popolazione del distretto Meridionale è di 1.002.400 e l'86% ebrea e 14% araba (per lo più musulmana).
Nüfusun %80 'ni yaz aylarında köye gelmektedir.Devono trascorrere fino al 40% dell'estate mangiando.
Macar nüfusun büyük çoğunluğu ise Macaristan’ın kuzey topraklarına kaçmıştır.La maggior parte della popolazione ungherese fuggì verso nord, verso l'Ungheria interna.
Çeşitli raporlara göre nüfusun %16-48 arasının dinsiz olduğunu ortaya koymaktadır.Diverse stime ritengono che tra il 16% e il 48% della popolazione russa non segua alcuna religione.
Nüfusun üçte ikisi Protestan, üçte biri Katoliktir.Circa due terzi della popolazione sono protestanti, mentre gran parte dei rimanenti sono cattolici.
Ülke nüfusunun sadece %30'u temel sağlık hizmetlerine erişim sağlayabilmektedir.Circa il 90% della popolazione ha accesso ai servizi di assistenza sanitaria primaria.
Şehir nüfusununda önemli bir azınlıklarını Türk ve Balkan ülkeleri vatandaşları oluşturur.La città presenta una forte comunità turca e balcanica.
Nüfusun çoğunluğu İstanbul'da yaşamaktadır.Tuttavia, la maggioranza emigra in Polonia.
Nüfusun tamamı kentte yaşar.Nella città è tutto tranquillo.
Kronik migren, nüfusun yaklaşık olarak %1,4’ünden %2,2’sine kadar görülür.Le emicranie croniche si verificano tra il circa 1,4% e il 2,2% della popolazione.
Bu oranlara rağmen hâlâ daha nüfusun dörtte biri tarım sektöründe çalışmaktadır.Circa un quarto della popolazione lavora nel settore dell'agricoltura.
Polonya için tarihi önemi olan bu bölgenin çoğunluğu Polonya nüfusuna sahipti.Storicamente, il maggiore gruppo etnico abitante l'area era quello dei polacchi.
Flaman halkı Belçika nüfusunun çoğunu oluşturuyor (yaklaşık %60).La popolazione è costituita per la maggioranza da ungheresi (60% circa).
Bu nüfusun etnik yapısının neredeyse tamamı Arnavut idi.Quasi l'intero PIL di Taiwan fu nazionalizzato.
Kent nüfusunun büyük kısmı hizmet sektöründe çalışır.La maggioranza dei suoi abitanti è impiegata nel settore dei servizi.
Ülke nüfusunun %95'i Amerika Birleşik Devletleri'ni desteklemektedir.Il 95% della popolazione palestinese passa sotto il controllo dell'Autorità Nazionale Palestinese.
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.Alla fine della guerra, circa la metà delle case sono state distrutte, e la popolazione è dimezzata.
Bununla birlikte, dünyadaki toplam Yahudi nüfusunun büyüklüğünü tam olarak saptamak zordur.La popolazione ebraica mondiale precisa è però difficile da stabilire.
Bu nüfusun erkek-kadın oranı %49 erkek ve %51 kadındır.Gli uomini risultano essere il 49% della popolazione e le donne il 51%.
Nüfusun tamamı da Bulgardır.La maggior parte della popolazione è di etnia bulgara.
1015 nüfusun 180'i okur-yazar değildir.Interpretare non è tradire 10.1.
Ülke nüfusunun %80'i bu dönemde yapılan yeni apartmanlara taşınmıştı.Circa il 30% della popolazione emigrò in quel lasso di tempo.
Bu nüfusun büyük çoğunluğunu Özbekler oluşturmaktadır.Diffidano molto della maggior parte degli esseri umani.
32.000.000 kişi yani Dünya nüfusunun %0,47'sini barındırmaktadır.Sono divisi in 230 popoli, rappresentando circa lo 0,47% della popolazione totale del paese.
Kuşatma sırasında ordu dışındaki nüfusun şehirden çıkartılması da muhtemelen şehir halkının zoruna gitmişti.Per essere cacciato dalla città, il capro espiatorio doveva essere già stato dentro la città.