Nüfusun yaklaşık %12'si ise ana dil olarak Kürtçe konuşmaktadır.Près de 14 % des habitants parlent pachto, la langue majoritaire au niveau de la province.
Nüfusun geri kalanı İngilizce konuşmaktadır.Presque tous les Terre-Neuviens parlent l'anglais.
Çalışma çağı nüfusunun azalmasının önlenmesi hedeflenmektedir.Il plaida pour une diminution des heures de travail.
Ülke nüfusunun neredeyse yarısına yakın kısmı okuma ve yazma bilmemektedir.40 % de la population sait lire et écrire.
Şehir nüfusunun %31'i 35-49 yaşındadır.45 % des femmes ont entre 31 et 50 ans.
Bu kesim Müslüman nüfusun %1'i kadardır.Les musulmans représentent moins de 1 % de la population.
Ülke genelinde nüfusun %50'si Hristiyan dinine mensuptur.C'est un village de population pour moitié chrétienne.
Nüfusun yaklaşık %10'u üniversite veya lisans üstü eğitimine sahiptir.On estime que 10 % de la population possède un diplôme universitaire ou de troisième cycle.
İstanbul'daki Rumların nüfusunun azalmasıyla birlikte, adadaki Rumların sayısı da azalmıştır.Du fait du déclin de la population Taino, de plus en plus d'esclaves sont amenés sur l'île.
Şehrin nüfusunda gözle görülür bir düşüş yaşanmıştır.Le déclin de certaines populations a été observé.
Din olarak Protestanlar eyalet nüfusunun % 84'ünü oluştururlar.Selon les organisateurs, la manifestation est auto-financé à 84 %.
Lehistan nüfusunun üçte birini kaybetti.Un tiers de la population périt.
MÖ 4. yüzyılda Atina nüfusunun 250.000-300.000 arasında olduğu tahmin edilir.On suppose que l’armée romaine du IVe siècle compte entre 250 000 et 300 000 hommes.
Çalışan nüfusun ise % 56,7'si tarım ile uğraşmaktadır.Le secteur tertiaire prédomine avec 56,9 % des emplois.
Nüfusun üçte ikisi Protestan, üçte biri Katoliktir.Deux tiers sont calvinistes, un tiers catholiques.
Genç nüfusun neredeyse tamamı diğer illere göç etmiştir.Désormais, pour la plupart des gens, les nains ont perdu tout côté maléfique.
Nüfusunun yaklaşık %90'lık kesimini Kürtler oluşturmaktadır.Ce procédé économise près de 90 % de la bande passante.
Nüfusun % 25'i işsizdi.Le taux de chômage approchait alors les 25 % de la population active.
Bu nüfusun erkek-kadın oranı %49 erkek ve %51 kadındır.La population était alors constituée à 49 % d'hommes et à 51 % de femmes.
1895 yılı itibarıyla Şebinkarahisar merkez nüfusunun üçte bir kadarı Ermenilerden oluşmaktadır.Il est vrai que vers 1850 un tiers du territoire était encore occupé par des landes.
Yerliler, nüfusun sadece % 3,2'sini temsil eder.Les indigènes ne composent que 0,2 % de la population.
Bir alanda, şehirde ya da ülkede yaşayan nüfusun artmakta olan oranı buna işaret eder.Cependant, ce taux peut être plus élevé selon la ville ou la province où l’on habite.
Köy nüfusun bir kısmı yurt dışında çalışmak için göç etmiştir.Une partie de la population part alors à l'étranger pour y chercher du travail.
Nüfusun 0.38%'i İspanyol veya Latin Amerikalı'dır.0,78 % de la population fut latino-américain.
Nüfusun büyük çoğunluğu bugün yaşlılardan oluşmaktadır.La population qui reste est désormais composée en majorité de personnes âgées.
Sonucunda bölge yahudi nüfusunun büyük bölümünü kaybetmiştir.Dans ce poste, il supervisait l'extermination d'une grande partie de la population juive de cette zone.
Nüfusunun büyük çoğunluğu müslümandır.La grande majorité de la population est musulmane.
Şehir nüfusunun %18.4'u Hispanık ve Latino Amerikanlardır.48 % des habitants étaient latino-américains.
Yakın zamanda Çin vatandaşı kişilerin de adaya gelmesi ile Çin nüfusunda artış gözlemlenmiştir.Toutefois, nous pouvons noter une augmentation de l'immigration chinoise dans la municipalité.
Bu türün yaşam sahasının büyük kısmı, artan insan nüfusunun etkisi altındadır.Une bonne partie de sa trajectoire se situe dans la zone habitable de ce système planétaire.
1935'teki sayıma göre, bu alandaki nüfusun tamamı kırsal yerleşmelerde yaşıyordu.Par contre, en 1956, il y a autant de gens habitant au village que dans les rangs.
Nüfusun önemli kısmı Java bölgesinde bulunuyordu.L'application est elle-même développée en grande partie en Java.
Ancak bugün nüfusun çoğunluğunu Müslümanlar oluşturmaktadır.Hoy, la mayoría de sus habitantes son criadores.
15 milyon kişiden daha fazla bir nüfus (nüfusun %25'i) kahve sektöründen geçimini sağlamaktadır.Más de 15 millones de personas (el 25% de la población) obtienen su sustento del sector del café.
Skien nüfusunun %19.6'sı ise birinci ve ikinci jenerasyon göçmenlerden oluşmaktadır.El 19,6% de la población de Skien son inmigrantes de primera o segunda generación.
1487'den 1697'ye kadar, Vlamertinge nüfusunda büyük bir düşüş görüyoruz.Desde 1487 hasta 1697 vemos una gran disminución en la población de Vlamertinge.
Nüfusun %63,4'ü Rusça konuşurken, %36'sı Ukraynaca konuşmaktadır.Un 63.4% de los ciudadanos hablan ruso, mientras que un 36.0% habla ucraniano.
1840'larda İrlanda nüfusunun büyük çoğunluğu beslenmek için patatese ihtiyaç duyuyordu.En la década de 1840, la mayoría de la población de Irlanda dependía de patatas para su alimentación.
O dönemde, Huguneotlar Berlin nüfusunun %25'ini oluşturuyordu.En aquella época, los hugonotes constituían el 25% de la población de Berlín.
Ermenisan'da Azerlerin nüfusunun son yıllarda hızlı şekilde düşmektedir.También toma nota de que la población azerí en Armenia ha estado disminuyendo rápidamente en los últimos años.
Roma askerleri ve şehrin nüfusunun büyük kısmı Persler tarafından öldürülmüştür.Los soldados romanos y una gran parte de la población de la ciudad fueron masacrados por lo persas.
Birinci Dünya Savaşı sırasında nüfusun tekrar nüks ettiğini görüyoruz.Durante la Primera Guerra Mundial vemos que la población vuelve a recaer.
2002'de ise nüfusun ancak %2.4'ünü oluşturuyorlardı.En 2002, constituían el 2,4% de la población.
İran nüfusunun %2'sini oluştururlar.Constituyen un 2 % de la población de Irán.
Nüfusun %2 ya da 3'ü endüstri sektöründe çalışır.Solo el dos o tres por ciento de la población trabaja en el sector industrial.
Bunun sonucunda oluşan açlıkla da İzlanda nüfusunun çeyreği öldü.La hambruna subsiguiente mató a una cuarta parte de la población de Islandia.
Büyük alışveriş merkezleri ve kafeler, özellikle genç nüfusun buluşma yerlerinin başında gelir.Sirven de bares particulares y de lugar de reunión sobre todo para los jóvenes.
2010 nüfus sayımına göre nüfusun %91,51'i Han Çinlilerinden, %8,49'u ise etnik azınlıklardan oluşmaktadır.Según el censo de 2010, 91,51% de la población proviene de la etnia han y 8,49% forma parte de alguna minoría.
Savaş sırasında ABD nüfusun %13'ü Silahlı Kuvvetler'e katıldı.El 13% de la población total estadounidense entró a formar parte del ejército durante la Guerra.
Köy nüfusunun önemli bir bölümü ise dışarıda çalışmaktadır.Una parte importante de la población activa trabaja fuera de la localidad.
Devlet, bunu organize edebilmek için, nüfusun genelini angarya işlerinde çalışmaya zorluyordu.Para ello, el estado tenía que organizar el trabajo forzado de la población a gran escala.
Ülkede nüfusun çoğunluğunu Afrika asıllı siyahlar oluşturmaktadır.La mano de obra está formada por inmigrantes negros del sur.
Nüfusun çoğunluğunun anadili Fransızcadır (%80).Bruselas (francesa al 80% aprox.)
Ülkedeki nüfusun yüzde üçü tarafından konuşulan Fince, azınlık dili olarak kabul edilmektedir.Componen más del 3 % de la población y el finés es reconocido como un idioma minoritario.
Bu nüfusun büyük çoğunluğunu Özbekler oluşturmaktadır.Esta Constitución no satisfizo a la mayoría de la población.
Roma İmparatorluğunun nüfusunu 4,973,000 olarak kayıtlara geçti.El censo de población arroja 4.973.000 ciudadanos romanos.
Kalıcı nüfusu 400'den biraz fazladır, bu nüfusun büyük çoğunluğu Oban'da bulunur.Tiene 400 habitantes aproximadamente, la mayoría establecidos en la ciudad de Oban.
500 milyondan fazla kişi barındırmaktadır (yani toplam Dünya nüfusunun %10'undan daha az).La población es de 70.000 habitantes (menos del 5% del total del país).
Nüfusunun % 55'i beyaz ırktan, % 25'ı de siyahi ırktan oluşur.El 65% de la población es de la raza mulata , 25% de raza negra y 10% de raza blanca.
Nüfusun yaklaşık beşte biri bu kentte yaşamaktadır.Más de uno de cada cinco viven en la capital.