Müslüman İsraillilerin yaş medyanı 18 iken, Yahudi nüfusunun medyanı 30’dur.L'âge moyen des musulmans israéliens est 18 ans, contre 30 ans pour les juifs israéliens.
Nüfus çoğunluğunun Lezgiler oluşturmaktadır (%97).L'agriculture est pratiquée par la majorité de la population (99%).
Yağmalama sırasında ordu düşmanın sivil nüfusunu yok eder.Par la dévastation, l’armée attaque la population civile de l’adversaire.
Nüfusun çoğunluğu yine tarım ve endüstriyle uğraşır.La plupart des habitants vivent encore de l'agriculture ainsi que de l'industrie.
1851'de Liverpool şehrinin nüfusun %25'i İrlanda doğumlu idi.En 1851 plus de 20 % de la population de Liverpool était née en Irlande.
Nüfus oranı hiç azalmamış, tam aksine sürekli artmıştır.Il la coupe, mais elle repousse, toujours plus grande.
Dünyadaki Yahudi nüfusu 750,000'di.La population juive mondiale est évaluée à 750 000 individus.
Günümüzde, Müslüman olan nüfus, toplam Kalaş nüfusunun yarıdan fazlasını oluşturmaktadır.Actuellement, les musulmans représentent environ la moitié de la population totale.
Nüfusunun %56'sı 24 yaşın altındadır.65 % de la population a moins de 24 ans.
Nüfusu 196 kişidir.Aizarna : 196 habitants.
2010 yılında 318 nüfusludur.En 2010, elle compte 318 habitants.
Eyaletin nüfusu 2011 yılı itibarıyla 1,630,308'tir.En 2011, sa population s'élève à 1 630 308 habitants.
1610'dan 1680'e kadar nüfus altı kat arttı.Entre 1610 et 1680, sa population est multipliée par six.
Nüfusu 877 kişidir.Sa population est de 877 habitants.
Warwickshire'daki nüfus, kontluğun orta ve kuzey kısmında yoğunlaşır.La majorité de la population du Warwickshire vit au nord et au centre du comté.
Nüfusun çoğu diğer illere göç etmiştir.Ils laissèrent subsister la plupart des autres cultes.
Nüfusu 1800 ile 1990 arasında dört katına çıkmıştır.La population est multipliée par quatre entre 1800 et 1905.
Kentin nüfusu 1851'de 21.000'i aşmıştı.Sa population dépasse les 2 000 habitants en 1851.
Eurostat tanımlanmasına göre Nottingham "Büyük Şehirsel Bölge" nüfusu 2004 itibarıyla 825,600 kişidir.Eurostat a établi la population de Nottingham à 825 600 en 2004.
Nüfusu 913 kişidir.Il a une population de 913 habitants.
Şehrin nüfusu 190 bin civarındadır (2011).La ville est peuplée d'environ 140 000 habitants (2011).
Belegost ve Nogrod şehirlerinden gelen mülteciler Khazad-dûm'un nüfusuna katıldı.La majorité des populations naines de Nogrod et Belegost s'en furent vers la cité de Khazad-Dûm.
Bu yıllarda mahallede 400-500 nüfus yaşamaktadır ve yerleşik hayata geçilmiştir.A certaines époques, quarante ou cinquante familles du pays s'y réunissent et s'y amusent.
Hemen hemen bütün nüfus güneyde Trans Sibirya Demiryolu hattı boyunca yaşar.La plus grande partie de la population vit au sud de la Sibérie le long de la ligne du Transsibérien.
Mayorka Adası'nda olup nüfusu; 943'dir.L'Île est une seule propriété (lot 943).
Tek çocuk politikası 1979 yılında aşırı nüfus artışının önlenmesi amacıyla uygulanmaya koyuldu.La politique de l'enfant unique en vigueur depuis 1979 a aggravé la situation de déficit de femmes.
Ana madde: Kanada demografisi 2011 Kanada nüfus sayımı sonuçlarına göre toplam nüfus 33.476.688 kişi oldu.Lors du recensement de 2011, la population dénombrée du Canada est de 33 476 688 habitants.
1999 nüfus sayımına göre Seine-Saint-Denis bölgesindeki en büyük 12. komün yerleşim birimidir.La commune fait partie de la douzième circonscription de la Seine-Saint-Denis.
Mahallenin nüfusu 714'tür.Le nombre d'habitants est estimé à 714.
Halen ilçe nüfusunun büyük bir kısmı gündelik hayatta Arapça konuşur.Une grande partie de la population continue de s'exprimer en allemand dans la vie quotidienne.
1982 - Çin, nüfusunun 1 milyarı aştığını açıkladı.1982 : la Chine compte désormais plus d’un milliard d’habitants.
Adaların sürekli bir nüfusu yoktur.Ses côtes n'ont pas de population permanente.
Amerika Birleşik Devletleri Nüfus Sayım Bürosu, American Factfinder.US Census Bureau, American Factfinder.
3,240,000 nüfusu vardı.Il a déjà 2403 membres.
Nüfusu 186 kişidir.Elle est peuplée de 186 habitants.
İnsan yerlerinin ve toplam nüfusun sayısı durmadan artıyor.Mais alors nous comptons sur de plus en plus de gens sans arrêt.
Nüfus bakımından diğer önemli yerleşkeler Oswestry, Bridgnorth, Newport ve Ludlow'dur.Parmi les autres villes de population notable on peut citer Oswestry, Bridgnorth et Ludlow.
19. yüzyılda kentin nüfusu 1,500 kadardı.Au XIXe siècle, la commune comptait 1 500 habitants.
Nüfusu 13,000 kişidir.La population est de 13 000 habitants.
Zimbabve'deki şehirler listesi ^ Chinhoyi nüfus bilgileriTransport au Zimbabwe Liste des aéroports du Zimbabwe ↑ Zimbabwe
Kalan nüfusun çoğunluğu 40 yaş ve üzerindedir.Plus de la moitié de la population a 45 ans et plus.
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.Les deux tiers de la ville sont en flammes, la moitié des maisons détruites.
Kasım 1988 yılında Türk nüfus Azerbaycan`a sürülmüştür.En 1988, la Jordanie révoque la nationalité de nombreux Palestiniens.
1924 - Polonya'da toplam nüfusun %10,5'ini oluşturan 2.989.000 Yahudi vardı.1924 : 2 989 000 Juifs sont recensés en Pologne (10,5 % de la population).
Bu, İsviçre nüfusunun %4.26'sına karşılık gelmektedir.Cela correspond à une part de 26 % sur le marché télévisuel suisse.
Eyaletin nüfusu 2011 sayımına göre 2,245,744'tür.En 2011, sa population s'élève à 2 245 744 habitants.
Nüfus miktarı fazla, buna karşın üretim az.La majorité de la production est minable, quel que soit le support.
1591'de nüfusu 18 nefer idi.En 1815, c'était 919.
Ülke nüfusunun büyük çoğunluğu başkent Brazzaville'de yaşamaktadır.Plus d'un millier d'enfants vivent dans les rues de la capitale Brazzaville.
Bu beldenin nüfusu 6000'i bulmaktadır.La population de cette ville s'élève à 6 000 habitants.
Ülkenin nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 99 kişidir.La densité de la population communale s'élève désormais à 99 habitants par km².
1950ler'den beri, Avrupa'nın nüfusunun önemi azalır.Depuis 1950, la part de l'Europe dans la population mondiale n'a cessé de diminuer.
10. yüzyılda Palermo'nun nüfusu 300.000 kişi ölüp İtalya'nın en büyük şehri olduğu bildirilmektedir.Avec 300 000 habitants, Palerme est au Xe siècle la plus importante ville d'Italie.
Yetişen genç nüfus da aynı yolu izlemiştir.L'augmentation du nombre de jeunes femmes médiums suivit la même courbe.
Köydeki Türk ve Ermeni toplam nüfus 176’ya ulaşmaktadır.Presque tous les habitants de l'île, 174, ont été atteints ».
Tahran eyaleti'nin 12 milyondan fazla nüfusu vardır ve İran'ın en yoğun nüfuslu bölgesidir.La province de Téhéran a plus de 16 000 000 habitants et c'est la région la plus densément peuplée d'Iran.
Nüfusu 287 kişidir.Stoiceni : 287 habitants.
Nüfusu 2241'dir.Que sais-je ? n°2441.
Resmî rakamlara göre Türk nüfus içinde Alevilerin oranı %13'tür.Les alévis représentent 13 % la population turcophone du pays, selon les chiffres officiels.
Bu nüfusla ABD'nin 39. büyük şehridir.Il s'agit de la 39e ville la plus peuplée des États-Unis.