Ana içeriğe geç
Sözlük

nü ile cümle

nü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Telefon numaranı bilseydim seni arardım.If I had known your telephone number, I would have called you.
Tokyo'nun çok güvenli bir kent olduğu söyleniyor.It is said that Tokyo is a very safe city.
Onu büyük bir şarkıcı yapan Caruso'nun büyük akciğer gücü idi.It was the great lung-power of Caruso that made him a great singer.
Ben Augusta Caddesi 337 numarada yaşıyorum.I live at 337 Augusta Street.
Pedro'nun motosikleti var ve ona binmeyi sever.Pedro has a motorcycle and loves to ride it.
Onlar Broadway Caddesi 229 numarada oturmaktadır.They are at 229 Broadway Avenue.
O, ona benim telefon numarasını bilip bilmediğini sordu.She asked him if he knew my telephone number.
Ben onun telefon numarasını yazdım.I have written down his phone number.
Telefon numarasını not ettin mi?Did you write down the telephone number?
Adresi ve ev telefon numarasını yaz.Write the address and the home phone number.
Lojbanistan Esperantujo'nun sınırındadır.Lojbanistan is on the border with Esperantujo.
New York'un nüfusu nedir?What is the population of New York?
Lütfen bana iş numaranı verir misin?Would you give me your work number, please?
Ben atalarımın kim olduğunu bilmiyorum. Bizim evraklar Nuh Tufanı sırasında kayboldu.I don't know who my ancestors are. Our papers got lost during the Flood.
Telefon numaranı rica edebilir miyim?May I ask for your phone number?
İnsanlık nükleer enerjiyi barışçıl biçimde kullanarak başarılı olacaktır.Mankind will succeed in using nuclear energy peacefully.
Fukushima No.1 nükleer santralinde, depremden hemen sonra bütün reaktörler durdu.At the Fukushima No.1 nuclear power plant, all the reactors stopped just after the quake.
Tom Bostonda en nüfuzlu kişidir.Tom is the most influential man in Boston.
Tom bu numaradan günün herhangi bir saatinde bana ulaşabilir.Tom can reach me at this number any time of day.
Tom hakkında tüm bilmek istediğim şey onun telefon numarası ve e-posta adresi.All I need to know about Tom is his phone number and email address.
Tom Mary'ye telefon numarasını söyledi.Tom told Mary his phone number.
Tom telefon numarasını Mary'ye söylediğine pişman.Tom regrets telling Mary his telephone number.
Tom Mary'nin telefon numarasını unuttu.Tom forgot Mary's phone number.
Tom Mary'nin telefon numarasını bilmiyor.Tom doesn't know Mary's telephone number.
Tom Mary'ye gerçek telefon numarasını vermedi.Tom didn't give Mary his real telephone number.
Tom Mary'den hoşlanıyor numarası bile yapamaz.Tom can't even pretend to like Mary.
Tom, Mary'ye John'un yeni telefon numarasını bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew John's new telephone number.
Tom Mary'nin numarasını çevirdi ve meşgul sinyalı aldı.Tom dialed Mary's number and got a busy signal.
Onun ülkesinde büyük nüfuzu var.He has great influence in his country.
Franco'nun mavi bir kot pantolonu var.Franco has blue jeans.
7 numaralı otobüse nerede binebilirim?Where do I get on the number 7 bus?
Küçük çocuk Tango'nun tek dostuydu.The small boy was Tango's only friend.
Tom plaka numarasını not aldı.Tom wrote down the license plate number.
Tom Mary'ye profiline telefon numarasını dahil etmemesi gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she shouldn't include her phone number in her profile.
Tom, son zamanlarda telefon numarasını değiştirdi.Tom has recently changed his telephone number.
Tom son zamanlarda telefon numarasını değiştirdi.Tom has recently changed his telephone number.
Tom'un nüfuzlu yerlerde arkadaşları vardır.Tom has friends in influential places.
Tom'un listeye yazılmamış bir telefon numarası var.Tom has an unlisted phone number.
Tom'da birkaç numara daha var.Tom had some tricks up his sleeve.
Tom'da daha başka numaralar da var.Tom had some tricks up his sleeve.
Tom yanlış numara çevirdi.Tom dialed the wrong number.
Tom yanlış numara aradı.Tom called the wrong number.
Tom Mary'den telefon numarasını istedi.Tom asked Mary for her telephone number.
Ronnie James Dio'nun ölmesi beni çok üzdü.The death of Ronnie James Dio made me very sad.
Tom önemsememiş numarası yaptı.Tom pretended that he didn't care.
Gustavo'nun bu kentte hiç arkadaşı yok.Gustavo doesn't have any friends in this city.
Görünüşe göre Taro'nun hiç kız arkadaşı yok.It seems that Taro doesn't have any girlfriends.
ABD'de nüfus sayımı her on yılda bir yapılır.In the United States, a census takes place every ten years.
O sağırmış numarası yapıyor.He pretends to be deaf.
Ronnie James Dio'nun ölümü beni çok üzdü.Ronnie James Dio's death made me very sad.
Bana ücretsiz bir numune gönderir misiniz?Would you be willing to send me a sample free of charge?
Sakıncası yoksa telefon numaranı not almak istiyorum.I'd like to take a note of your phone number if you don't mind.
O Sao Paulo'nun içindeki dört tane çok büyük çiftliğin sahibidir.He is the owner of four very big farms in the interior of Sao Paulo.
Bu neredeyse bir kale içine nükleer reaktör inşa etmek kadar saçma.It's almost as absurd as building a nuclear reactor inside a castle.
Tom küçük siyah defterine Mary'nin telefon numarasını yazdı.Tom wrote Mary's phone number in his little black book.
Birkaç giriş için, direk telefon numaraları vardır.For several entries, there are direct phone numbers.
Senin annen o kadar şişmanki, Londra Köprüsü'nü çökertiyordu.Your mamma's so fat, she'd break London Bridge.
Ben Frida Kahlo'nun hayatına ve çalışmalarına derinden hayranlık duyuyorum.I deeply admire Frida Kahlo's life and work.
O, ilaç dünyasında çok nüfuzlu.He is very influential in the world of medicine.
O eşcinsel olmuş numarası yapıyor.He pretends to be gay.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod