Ana içeriğe geç
Sözlük

nü ile cümle

nü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bana Mary'nin telefon numarasını veren kişi Tom değildi.Tom wasn't the one who gave me Mary's phone number.
Bana Mary'nin telefon numarasını veren kişi Tom değil.Tom isn't the one who gave me Mary's phone number.
Mary'nin ayakkabı numarasının ne olduğunu Tom'un bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows what Mary's shoe size is.
Bana Mary'nin telefon numarasını veren Tom'dur.Tom is the one who gave me Mary's phone number.
Tom'un Mary'nin telefon numarasını bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows Mary's phone number.
Artık daha fazla seni seviyorum numarası yapamam.I can no longer continue to pretend that I love you.
Sami Leyla'nın numarasını telefon defterinde buldu.Sami found Layla's number in the phone book.
Sami, telefon rehberinde Leyla'nın numarasını buldu.Sami found Layla's number in the phone book.
Tom'da Mary'de Boston'da adresi yok, ancak onun telefon numarası var.Tom doesn't have Mary's address in Boston, but he has her phone number.
Tom bilinçsiz numarası yapıyordu.Tom pretended to be unconscious.
Telefon numaranızı tekrar sormuyorum.I wasn't able to ask for your phone number again.
Tom'un Mary kadar nüfuzlu olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is as influential as Mary is.
Benimle iletişime geçebilmesi için Tom'a telefon numaramı verdim.I gave Tom my phone number so he'd be able to contact me.
Tom, Mary'den ayrıldıktan sonra numarasını değiştirdi.Tom changed his number after breaking up with Mary.
Hem Tom hem de Mary senin telefon numarana sahip mi?Do both Tom and Mary have your phone number?
Tom bana telefon numarasını söylemeyi reddetti.Tom refused to tell me his phone number.
Bende Tom'un telefon numarası yok.I don't have Tom's phone number.
Telefon numaran bende yok.I don't have your phone number.
Tom nüfuzlu görünüyor.Tom seems to be influential.
Tom o kadar nüfuzlu değil.Tom isn't that influential.
Park Street'e gidebilmek için kaç numaralı otobüse bineceğim?What number bus do I take to get to Park Street?
Tom, Mary'ye telefon numarasını vermemiş olmasını dilediğini söyledi.Tom said he wished that he hadn't given Mary his phone number.
Tom Mary'ye ev numarasını verdi.Tom gave Mary his home number.
Tom'a telefon numaranızı söyleyen benim.I'm the one who told Tom your phone number.
Bende Tom'un Boston'daki adresi yok ama telefon numarasına sahibim.I don't have Tom's address in Boston, but I have his phone number.
Tom'dan hoşlandığım şeklinde bir numara bile yapamam.I can't even pretend that I like Tom.
PİN numaramı hatırlayamıyorum.I can't remember my PIN number.
Tom'un telefon numarasını bilseydim onu arardım.If I'd known Tom's phone number, I'd have called him.
Amerikalı nüfusun yüzde kaçı kıyı yakınında yaşıyor?What percentage of the American population lives near the coast?
Sami telefon numarasını birkaç kez değiştirdi.Sami changed his phone number several times.
Sami bir nükleer enerji santralinde çalışmıştı.Sami worked at a nuclear power plant.
Sami o numarayı geri aramaya çalıştı ama işe yaramadı.Sami tried to call that number back but it didn't work.
Mary, kuzeninin sorularını cevaplamaktan kaçınmak için başı ağrıyormuş numarası yaptı.Mary pretended to have a headache to avoid answering her cousin's questions.
Sami bayılmış numarası yaptı.Sami pretended he had passed out.
Sami numara yapıyordu.Sami was pretending.
Sami numarayı hatırlamadı.Sami didn't remember the number.
Sami o numarayı aradı.Sami called that number.
Tom'dan numarasını istedim.I asked Tom for his number.
Uçuş numaranız nedir?What is your flight number?
Sami, Meksikalı bir göçmen numarası yapıyordu.Sami pretended to be a Mexican immigrant.
Sami doktor numarası yapıyordu.Sami pretended to be a doctor.
Sami bir hastanede doktor numarası yaparken yakalandı.Sami was caught at a hospital pretending to be a doctor.
Sami'de Leyla'nın telefon numarası vardı.Sami had Layla's phone number.
Bana telefon numaranızı verir misiniz, lütfen?Can you give me your telephone number, please?
Sami, Ferit numarası yaptı.Sami pretended to be Farid.
Tom korkmuş numarası yapıyordu.Tom pretended he was afraid.
Sami rastgele numaralara cevap vermiyor.Sami doesn't answer random numbers.
Sami bilmediği numaralara cevap vermiyor.Sami doesn't answer numbers he doesn't know.
Sami bilmediği numaraları cevaplamaktan hoşlanmaz.Sami doesn't like answering numbers he doesn't know.
Sami bana numarasını verdi.Sami has given me his number.
Sami, Leyla'dan ona numarasını vermesini istedi.Sami asked Layla to give him her number.
Ülke büyük bir nüfusa sahiptir.The country has a large population.
Tom'un telefon numarasını kaydettin mi?Did you write down Tom's phone number?
Tom'un telefon numarasını yazdın mı?Did you write down Tom's phone number?
Tom'un telefon numarasını not ettin mi?Did you write down Tom's phone number?
Sami sana telefon numarasını veremez.Sami can't give you his phone number.
Sami, Leyla'ya Ferit'in numarasını verdi.Sami gave Layla Farid's number.
Sami, Leyla'ya kendi numarasını verdi.Sami gave Layla his number.
Sami, Leyla'nın telefon numarasını bloke etti.Sami blocked Layla's phone number.
Sami, Leyla'nın telefon numarasını engelledi.Sami blocked Layla's phone number.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod