nöbetçi ile cümle
nöbetçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Nöbetçi birimlerFince _ İsveççe _ İngilizce急诊服务点芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Các kẻ giữ cửa đặt ở bốn phía đền về đông , tây , nam , và bắc .
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Các kẻ giữ cửa đặt ở bốn phía đền về đông, tây, nam, và bắc.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.C'erano portieri ai quattro lati: oriente, occidente, settentrione e meridione
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Dørvogterne stod mod alle fire Verdenshjørner, mod Øst, Vest, Nord og Syd,
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Efter de fire verdenshjørner hadde portnerne sin plass: mot øst, vest, nord og syd.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Efter de fyra väderstrecken hade dörrvaktarna sina platser: i öster, väster, norr och söder.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Erau uşieri în cele patru vînturi: la răsărit, la apus, la miazănoapte şi la miazăzi.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.I byli odźwierni po czterech stronach, na wschód, na zachód, na północy, i na południe.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Il y avait des portiers aux quatre vents, à l`orient, à l`occident, au nord et au midi.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.이 문지기가 동서 남북 사방에 섰고
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Los porteros estaban en los cuatro puntos cardinales: en el este, en el oeste, en el norte y en el sur
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Négyfelé valának az õrizõk: napkeletre, napnyugotra, északra és délre.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Os porteiros estavam aos quatro lados, ao oriente, ao ocidente, ao norte e ao sul:
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Ovenvartijat olivat asetetut neljälle ilmansuunnalle: idän, lännen, pohjoisen ja etelän puolelle.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Po čtyřech stranách byli vrátní, k východu, k západu, k půlnoci a ku poledni.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Proti štirim vetrovom so stali vratarji, proti vzhodu, zahodu, severu in jugu.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Vo štyri strany boli vrátnymi, na východ, na západ, na sever a na juh.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Zij waren verdeeld over de vier zijden van de tabernakel: oost, west, noord en zuid.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.προς τους τεσσαρας ανεμους ησαν οι πυλωροι, προς ανατολας, προς δυσμας, προς βορραν και προς νοτον.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.Вратарите бяха на четирите страни**, на изток, на запад, на север и на юг.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.На четырех сторонах находились привратники: на восточной, западной, северной и южной.
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.לארבע רוחות יהיו השערים מזרח ימה צפונה ונגבה׃
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.في الجهات الاربع كان البوابون في الشرق والغرب والشمال والجنوب
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.在 東 、 西 、 南 、 北 、 四 方 都 有 守 門 的
Nöbetçiler dört yanda -doğuda, batıda, kuzeyde ve güneyde- nöbet tutardı.在東 、 西 、 南 、 北 、 四 方 都 有 守門的
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.A ci, którzy strzegli grobu, drżeli, bojąc się go, i stali się jako umarli.
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.A od strachu pred ním sa náramne zhrozili strážni a boli jako mŕtvi.
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.A pro strach jeho zděsili se strážní a učiněni jsou jako mrtví.
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.Az õrizõk pedig tõle való féltökben megrettenének, és olyanokká lõnek mint a holtak.
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.Die Hüter aber erschraken vor Furcht und wurden, als wären sie tot.
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.E de medo dele tremeram os guardas, e ficaram como mortos.
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.In od strahu pred njim strepetajo stražniki in postanejo kakor mrtvi.
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.Ja häntä peljästyen vartijat vapisivat ja kävivät ikäänkuin kuolleiksi.
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.수직하던 자들이 저를 무서워하여 떨며 죽은 사람과 같이 되었더라
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.Les gardes tremblèrent de peur, et devinrent comme morts.
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.Los guardias temblaron por miedo de él y quedaron como muertos
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.Men de, som holdt Vagt, skælvede af Frygt for ham og bleve som døde.
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.Och väktarna skälvde av förskräckelse för honom och blevo såsom döda.
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.og av frykt for ham skalv de som holdt vakt, og de blev som døde.
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.Per lo spavento che ebbero di lui le guardie tremarono tramortite
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.Străjerii au tremurat de frica lui, şi au rămas ca nişte morţi.
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.Tentara pengawal yang menjaga di situ begitu ketakutan sampai mereka gemetar, dan menjadi seperti orang mati
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.Vì đó , những lính canh sợ_hãi run_rẩy , trở_nên như người chết .
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.Vì đó, những lính canh sợ hãi run rẩy, trở nên như người chết.
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.Και απο του φοβου αυτου εταραχθησαν οι φυλακες και εγειναν ως νεκροι.
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.И в страха си от него стражарите трепереха, и станаха като мъртви.
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.Од страху ж його затрусились ті, що стерегли його, й стали наче мертві.
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.устрашившись его, стерегущие пришли в трепет и стали, как мертвые;
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.ומפחדו נבהלו השמרים ויהיו כמתים׃
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.فمن خوفه ارتعد الحراس وصاروا كاموات.
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.看 守 的 人 、 就 因 他 嚇 得 渾 身 亂 戰 、 甚 至 和 死 人 一 樣
Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.看守 的 人 、 就 因 他 嚇得渾身 亂戰 、 甚至 和 死人 一 樣
Nöbetçiliği daha önceden arayın.Appelez le service de garde à l’avance.
Nöbetçiliği daha önceden arayın.Llame previamente al servicio de guardia.
Nöbetçiliği daha önceden arayın.Soita päivystykseen etukäteen.
Nöbetçiliği daha önceden arayın.Звоните дежурному врачу заранее.
Nöbetçilik için randevu almanıza gerek yoktur.Du behöver inte boka tid på jourmottagningen.
Nöbetçilik için randevu almanıza gerek yoktur.Il n'est pas nécessaire de prendre rendez-vous pour se présenter au service de garde.
Nöbetçilik için randevu almanıza gerek yoktur.Päivystykseen ei tarvitse varata aikaa.