nöbetçi ile cümle
nöbetçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ayrıca kliniklerin çoğunda tedavi için randevusuz gelebileceğiniz nöbetçi saatleri vardır.Useilla klinikoilla on myös päivystysaika, jolloin hoitoon voi tulla ilman ajanvarausta.
Ayrıca kliniklerin çoğunda tedavi için randevusuz gelebileceğiniz nöbetçi saatleri vardır.В большинстве клиник также имеется дежурная служба, куда вы можете обратиться без записи.
Ayrıca kliniklerin çoğunda tedavi için randevusuz gelebileceğiniz nöbetçi saatleri vardır.للعديد من العيادات أيضاً أوقات مناوبة، حيث أنه من الممكن حينئذ القدوم إلى العلاج دون حجز موعد مسبق.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.A külsõ részen napnyugat felé: négy a felmenõ töltésen, kettõ a külsõ rész felé.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Al Parbàr a occidente, ce n'erano quattro per la strada e due per il Parbàr
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.am Parbar aber gegen Abend vier an der Straße und zwei am Parbar.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Bij de westpoort stonden altijd zes wachters, vier bij de oplopende weg en twee bij het wachthuis. (A)
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.čo do staviska Parbar na západ: štyria ku hradskej a dvaja ku Parbaru.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.du côté du faubourg, à l`occident, quatre vers le chemin, deux vers le faubourg.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.en el atrio del occidente había cuatro en la avenida y dos en el atrio mismo
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.낭실 서편 큰 길에 네 사람이요 낭실에 두 사람이니
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Pada pavilyun sebelah barat ditempatkan 4 pengawal di jalanan dan 2 pengawal di pavilyun itu sendiri
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Para Parbar, ao ocidente, quatro junto ao caminho, e dois junto a Parbar.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Parparin luona, lännen puolella, oli neljä tiellä ja kaksi Parparin luona.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Pri Parbarju pa, proti zahodu, štirje na cesti in dva ob Parbarju.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Przy stronie zewnętrznej na zachód było czterech na drodze sypanej, a dwóch przy stronie zewnętrznej.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.spre mahala, la apus: patru spre drum, doi spre mahala.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Tại Bạt-ba về phía tây cũng có kẻ canh giữ: trên con đường có bốn người, và tại chính Bạt-ba có hai người.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.ved Parbar mod Vest var der fire ved Vejen, to ved Parbar.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Ved Parbar mot vest stod fire ved veien og to ved selve Parbar.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.vid Parbar västerut voro fyra vid vägen och två vid själva Parbar.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.V straně zevnitřní k západu, po čtyřech k příkopu, po dvou k straně zevnitřní.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Εις Παρβαρ προς δυσμας τεσσαρες κατα την οδον της αναβασεως, και δυο εις Παρβαρ.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.в Първото към запад, четирима към пътя, който върви на горе , и двама в Парвар.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.К западу у притвора на дороге по четыре, а у самого притвора по два.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.לפרבר למערב ארבעה למסלה שנים לפרבר׃
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.من جهة الرواق الى الغرب اربعة في المصعد واثنين في الرواق.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.在 西 面 街 道 上 有 四 個 、 在 遊 廊 上 有 兩 個
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.在 西面 街道 上 有 四 個 、 在 遊廊 上 有 兩個
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.A Berechiáš a Elkána boli vrátnymi pri truhle.
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.Ale Bacharyjasz i Elkana byli odźwiernymi u skrzyni.
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.Berechia ed Elkana facevano da portieri presso l'arca
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.Berechia şi Elcana erau uşierii chivotului.
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.Berechiáš pak a Elkána byli vrátní u truhly.
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.Berechja en Elkana fungeerden als wachters bij de ark.
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.Bérékia et Elkana étaient portiers de l`arche.
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.Berekiás és Elkána a láda elõtt való ajtónállók valának:
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.Berekja ja Elkana olivat arkin ovenvartijat.
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.Berekja och Elkana skulle vara dörrvaktare vid arken.
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.Berekja og Elkana skulde være Dørvogtere ved Arken;
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.Berekja og Elkana var dørvoktere ved arken.
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.Berequías y Elcana eran guardianes del arca
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.còn Bê-rê-kia và Eân-ca-na giữ cửa trước hòm giao ước.
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.còn Bê-rê-kia và Eân-ca-na giữ cửa trước hòm giao_ước .
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.e Berequias e Elcana eram porteiros da arca;
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.In Berekija in Elkana sta bila vratarja pri skrinji.
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.베레갸와 엘가나는 궤 앞에서 문을 지키는 자요
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.Und Berechja und Elkana waren Torhüter der Lade.
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.Ο δε Βαραχιας και Ελκανα ησαν πυλωροι της κιβωτου.
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.А Варахия и Елкана бяха вратари за ковчега.
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.Верехия и Елкана были придверниками у ковчега.
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.וברכיה ואלקנה שערים לארון׃
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.وبرخيا والقانة بوابان للتابوت.
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.比 利 家 、 以 利 加 拿 、 是 約 櫃 前 守 門 的
Berekya ile Elkana Antlaşma Sandığının bulunduğu yerin kapı nöbetçileriydi.比利家 、 以利 加拿 、 是約 櫃前 守門的
Bu arada Avşalom kaçtı. Nöbetçi tepenin yamacındaki batı yolundan büyük bir kalabalığın geldiğini gördü.이에 압살롬은 도망하니라 파수하는 소년이 눈을 들어 보니 뒷산 언덕길로 여러 사람이 오더라
Bu arada Avşalom kaçtı. Nöbetçi tepenin yamacındaki batı yolundan büyük bir kalabalığın geldiğini gördü.ויברח אבשלום וישא הנער הצפה את עינו וירא והנה עם רב הלכים מדרך אחריו מצד ההר׃
Bu arada Avşalom kaçtı. Nöbetçi tepenin yamacındaki batı yolundan büyük bir kalabalığın geldiğini gördü.وهرب ابشالوم. ورفع الغلام الرقيب طرفه ونظر واذا بشعب كثير يسيرون على الطريق وراءه بجانب الجبل.
Bu arada Avşalom kaçtı. Nöbetçi tepenin yamacındaki batı yolundan büyük bir kalabalığın geldiğini gördü.押 沙 龍 逃 跑 了 。 守 望 的 少 年 人 舉 目 觀 看 、 見 有 許 多 人 從 山 坡 的 路 上 來
Bu arada Avşalom kaçtı. Nöbetçi tepenin yamacındaki batı yolundan büyük bir kalabalığın geldiğini gördü.押 沙龍 逃跑 了 。 守望 的 少年人 舉目觀看 、 見 有 許多 人 從 山坡 的 路 上 來