mutluluk ile cümle
mutluluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Barış, sağlık, huzur, mutluluk, nirvana.Mir, zdravje, vedrost, sreča, nirvana.
Barış, sağlık, huzur, mutluluk, nirvana.Pace, salute, serenità, felicità, nirvana.
Barış, sağlık, huzur, mutluluk, nirvana.Pace, sănătate, seninătate, fericire, nirvana.
Barış, sağlık, huzur, mutluluk, nirvana.Paix, santé, sérénité, bonheur, nirvana.
Barış, sağlık, huzur, mutluluk, nirvana.Paz, saúde, serenidade e felicidade o Nirvana.
Barış, sağlık, huzur, mutluluk, nirvana.Pokój, zdrowie, spokój ducha, szczęście, nirwana.
Barış, sağlık, huzur, mutluluk, nirvana.Tĩnh lặng, khoẻ mạnh, thanh thản, hạnh phúc, an lạc.
Barış, sağlık, huzur, mutluluk, nirvana.Vrede, gezondheid, rust, geluk, nirvana.
Barış, sağlık, huzur, mutluluk, nirvana.Ηρεμία, υγεία, γαλήνη, ευτυχία, νιρβάνα.
Barış, sağlık, huzur, mutluluk, nirvana.Мир, здраве, спокойствие, щастие, нирвана.
Barış, sağlık, huzur, mutluluk, nirvana.Покой, здоровье, безмятежность, счастье, нирвана.
Barış, sağlık, huzur, mutluluk, nirvana.Спокій, здоров'я, ясність, щастя, нірвана.
Barış, sağlık, huzur, mutluluk, nirvana.שלווה, בריאות, רוגע, אושר, נירוונה.
Barış, sağlık, huzur, mutluluk, nirvana.للسلام .. وللصحة للصفاء .. للسعادة للنيرفانا
Barış, sağlık, huzur, mutluluk, nirvana.平穏 幸福 涅槃(ねはん)に行き着くでしょう 費用はいくらかって?
Barış, sağlık, huzur, mutluluk, nirvana.平静 健康 宁静 快乐 涅槃
Başkalarını mutlu edebilen bir mutluluk...Uma felicidade que faz os outros felizes. É muito bonito.
Başkalarını mutlu edebilen bir mutluluk...Una felicidad que hace a otros feliz. Es muy hermoso.
Başkalarını mutlu edebilen bir mutluluk...Una felicità che rende gli altri felici. È molto bello.
Başkalarını mutlu edebilen bir mutluluk...אושר שמסב אושר לזולת. זה יפה מאד.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Ich weiß, dass es unwahrscheinlich langweilig ist, etwas über das Glück anderer Leute zu hören.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Ik weet dat het ongelooflijk saai is om te horen over andermans geluk.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Je sais que c'est incroyablement ennuyeux d'entendre parler du bonheur des autres.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.다른 이의 행복에 대해 듣는 것이 얼마나 지루한 일인지 정도는 알고 있으니까요.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Sei que é incrivelmente aborrecido ouvir falar da felicidade dos outros. (Risos)
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.So che è proprio noioso sentir parlare delle gioie degli altri.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Știu că este incredibil de plictisitor să ți se vorbească despre fericirile altor oameni.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Tôi biết sẽ vô cùng nhàm chán khi phải nghe về những niềm hạnh phúc của người khác.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Wiem, że słuchanie opowieści o szczęściu innych ludzi jest niebywale nudne.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Ya sé lo verdaderamente aburrido que es escuchar sobre la felicidad de otras personas.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Знам, че е изключително скучно да слушаш за щастието на другите хора.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Я знаю, что ужасно скучно слушать о счастье других людей.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.Я знаю, що неймовірно нудно слухати про щастя інших людей.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.אני יודע שזה ממש משעמם לשמוע על אושר של אנשים אחרים.
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.أعلم بأنه من الممل بشكل فضيع أن تسمع عن سعادة غيرك من الناس
Başkalarının mutluluklarını dinlemek inanılmaz derecede sıkıcıdır, biliyorum.(笑い)
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söylediBất cứ lúc nào nó phù hợp với cô ca sĩ gọi, cho biết chú của các, ông sẽ rất vui mừng
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi그것이 호출 미스 싱어를 적합 언제든지, 삼촌이, 그는 기쁘게 수있을 것이라고 말했다
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi Onu tanıdığım olun.Aina se sopi Miss Singer soittaa, sanoi setä, hän olisi mielellään jotta hän tuttavuus.
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi Onu tanıdığım olun.Chaque fois qu'il convient d'appeler Mlle Chanteur, dit l'oncle, il serait heureux de faire sa connaissance.
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi Onu tanıdığım olun.Daném okamžiku hodí slečna Singer volat, řekl strýc, byl by rád z ní seznámil.
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi Onu tanıdığım olun.Elke keer dat geschikt is Miss Singer om te bellen, zei de oom, hij zou graag maakt haar kennis.
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi Onu tanıdığım olun.Enhver tid det passede Miss Singer at kalde, sagde onkel, ville han være glad for at gøre hende bekendtskab.
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi Onu tanıdığım olun.Kedykoľvek je vhodné volať slečnu Singer, povedal strýko, bol by rád z nej zoznámil.
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi Onu tanıdığım olun.Minden alkalommal, amikor alkalmas kisasszony Singer hívni, mondta a nagybátyja, ő szívesen amitől ismeretség.
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi Onu tanıdığım olun.Setiap waktu yang cocok Nona Singer untuk menelepon, kata paman, dia akan senang membuatnya berkenalan.
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi Onu tanıdığım olun.Varje gång det passade fröken Singer att ringa, sade farbror, skulle han gärna göra hennes bekantskap.
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi Onu tanıdığım olun.Vsak čas je primeren Miss Singer za klic, je dejal stric, bi mu z veseljem da njen znanec.
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi Onu tanıdığım olun.Всеки път, подходящ Мис Сингър да се обадите, каза чичо, той ще бъде удоволствие да да се запозная.
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi Onu tanıdığım olun.Каждый раз, когда она подходит Мисс Зингер позвонить, сказал дядя, он был бы рад познакомиться с ней.
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi Onu tanıdığım olun.Кожен раз, коли вона підходить Міс Зінгер подзвонити, сказав дядько, він був би радий познайомитися з нею.
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söylediأي وقت مناسب لدعوة ملكة جمال سنجر ، قال عمه ، انه سيكون سعيدا ل
Bayan Şarkıcı aramak için uygun herhangi bir zaman, amcası, o mutluluk olacağını söyledi彼女の知り合いを作る。間もなくこの後、私は町の外に出る必要がありました。
Bence bu, derinden mutluluk.Đối với tôi, đó là hạnh phúc sâu thẳm.
Bence bu, derinden mutluluk.For mig, er det dyb lykke.
Bence bu, derinden mutluluk.제게는 그것이 깊은 행복입니다.
Bence bu, derinden mutluluk.Para mí, eso es la felicidad plena.
Bence bu, derinden mutluluk.Para mim, essa é a felicidade profunda.
Bence bu, derinden mutluluk.Pentru mine asta este fericirea deplină.
Bence bu, derinden mutluluk.Per me questa è vera felicità.