mutluluk ile cümle

mutluluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Aristoteles si myslel, že praktická múdrosť je kľúčom ku šťastiu, a mal pravdu.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Aristote pensait que la sagesse pratique était la clé du bonheur, et il avait raison.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Aristotle cho rằng Sự khôn ngoan sáng suốt thực tiễn là chìa khóa mang đến hạnh phúc, và ông ấy đã đúng.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Arisztotelész úgy vélekedett, hogy a gyakorlatias bölcsesség kulcsfontosságú a boldogsághoz, és igaza volt.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Arystoteles uważał, że zdrowy rozsądek jest kluczem do szczęścia i miał rację.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.아리스토텔레스는 실천적 지혜가 행복에 이르는 열쇠라고 생각했고, 그는 옳았습니다.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Ο Αριστοτέλης πίστευε πως η πρακτική σοφία ήταν το κλειδί της ευτυχίας και είχε δίκιο.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Аристотел смятал, че практическата мъдрост е ключа към щастието и е бил прав.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.Аристотель считал, что житейская мудрость и есть ключ к счастью, и он был прав.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.שבא להם להתקלח כדי לנקות את הזוהמה המוסרית שעל גופם כל יום כאשר הם חוזרים הביתה מהעבודה.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.لقد قال ارسطو ان الحكمة العملية الوسيلة الى السعادة وهو مصيب في هذا
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı.幸福への鍵だと考えましたが その通りです 今日 心理学の分野で何が人を幸せにするかという
Asıl neden, onların bize getirmesini umut ettiğimiz şey: mutluluk.C'est car nous pensons qu'ils nous apporteront le bonheur.
Asıl neden, onların bize getirmesini umut ettiğimiz şey: mutluluk.Chceme to preto, lebo si myslíme, že nám to zaručí šťastie.
Asıl neden, onların bize getirmesini umut ettiğimiz şey: mutluluk.Ci pentru că ne așteptăm să ne aducă fericire.
Asıl neden, onların bize getirmesini umut ettiğimiz şey: mutluluk.Det handlar om att vi förväntar oss att de ska ge oss - lycka.
Asıl neden, onların bize getirmesini umut ettiğimiz şey: mutluluk.È perché ci aspettiamo che ci rendano felici.
Asıl neden, onların bize getirmesini umut ettiğimiz şey: mutluluk.Es que esperamos que nos produzcan felicidad.
Asıl neden, onların bize getirmesini umut ettiğimiz şey: mutluluk.Ezektől várjuk, hogy boldoggá tegyenek bennünket.
Asıl neden, onların bize getirmesini umut ettiğimiz şey: mutluluk.In den letzten 50 Jahren haben wir Amerikaner vieles erreicht, was wir wollten.
Asıl neden, onların bize getirmesini umut ettiğimiz şey: mutluluk.우리가 이런것들이 우리에게 행복을 가져다 주리라고 기대하기 때문이죠
Asıl neden, onların bize getirmesini umut ettiğimiz şey: mutluluk.lecz dlatego, że oczekujemy, że nas uszczęśliwią.
Asıl neden, onların bize getirmesini umut ettiğimiz şey: mutluluk.Mà đó là bởi vì chúng ta mong đợi chúng mang lại cho mình hạnh phúc.
Asıl neden, onların bize getirmesini umut ettiğimiz şey: mutluluk.Toužíme po nich proto, že očekáváme, že nám přinesou štěstí.
Asıl neden, onların bize getirmesini umut ettiğimiz şey: mutluluk.Wij verwachten dat ze ons gelukkig maken. Wij verwachten dat ze ons gelukkig maken.
Asıl neden, onların bize getirmesini umut ettiğimiz şey: mutluluk.Είναι ότι περιμένουμε να μας φέρουν ευτυχία.
Asıl neden, onların bize getirmesini umut ettiğimiz şey: mutluluk.А защото очакваме те да ни донесат щастие.
Asıl neden, onların bize getirmesini umut ettiğimiz şey: mutluluk.Мы ожидаем, что эти вещи принесут нам счастье.
Asıl neden, onların bize getirmesini umut ettiğimiz şey: mutluluk.אלא מפני שאנו מצפים שהם יסבו לנו אושר.
Asıl neden, onların bize getirmesini umut ettiğimiz şey: mutluluk.إننا نتوقع من هذه الأشياء أن تجلب لنا السعادة.
Asıl neden, onların bize getirmesini umut ettiğimiz şey: mutluluk.これらから幸福が得られると 私たちは期待しているのです ここ50年間でアメリカ人は 多くの望みを叶えてきました
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Der er således tale om to lykkebegreber, som vi kan tage i brug, et per selv.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Det finns faktiskt två lyckokoncept som vi kan använda, ett för vardera självet.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.En realidad hay dos conceptos de felicidad a los que podemos referirnos, uno para cada yo.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Er zijn echt twee vormen van geluk die we kunnen toepassen, één per ik.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Es gibt tatsächlich zwei Konzepte vom Glück, die wir anwenden können, eines pro Selbst.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Esistono in realtà due concetti di felicita' che noi possiamo utilizzare, uno per ogni sè.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Există de fapt două concepte de fericire pe care le putem aplica, una pentru fiecare sine.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Existem dois conceitos de felicidade que podemos aplicar, um para cada eu.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Igazából kétféle boldogság-fogalom van, amit alkalmazhatunk, mindegyik énhez egy.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Il y a véritablement deux conceptions du bonheur qui s'appliquent à chacun.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Istnieją dwie koncepcje szczęścia, zależne od jaźni.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.행복을 정의 내리는 두가지 방법이 있습니다. 두 주체 각각 하나씩 적용될 수 있죠.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.On todella kaksi käsitystä onnellisuudesta, joita käytämme, yksi kuhunkin minuuteen.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Skutečně existují dva koncepty štěstí, které máme k dipozici - jeden za každé já.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Teda skutočne existujú dva koncepty šťastia ktoré sa vzťahujú na každé JA.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Tetapi terhadap diri kita, kedua konsep kebahagiaan itu hanya bisa diterapkan salah satu dari konsep itu.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Thực tế có hai khái niệm về hạnh phúc mà chúng ta có thể áp dụng cho từng bản chất.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Всъщност има две представи за щастието, които можем да прилагаме, всяка за себе си.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Действительно существуют две концепции счастья, которые мы можем использовать, каждая для соответствующего я.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Дійсно існують дві концепції щастя, які ми можемо використовувати, кожну до відповідного я.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.יש באמת שני מושגים של אושר שאנו יכולים להחיל, אחד לכל אני.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.إن هناك مفهومين للسعادة التي نقوم بتطبيقها، مفهوم لكل نفسية.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.そこで出てくる質問は "経験の自己はどれだけ幸せなのか?" そして "経験の自己の人生において
Aslında, son birkaç yılda, mutluluk ile ilgili araştırmada büyük bir gelişme oldu.De hecho, en los últimos años, ha habido una explosión en la investigación sobre la felicidad.
Aslında, son birkaç yılda, mutluluk ile ilgili araştırmada büyük bir gelişme oldu.De laatste jaren was er een explosie van onderzoek naar geluk.
Aslında, son birkaç yılda, mutluluk ile ilgili araştırmada büyük bir gelişme oldu.Det har faktiskt skett en explosion inom lyckoforskningen de senaste åren.
Aslında, son birkaç yılda, mutluluk ile ilgili araştırmada büyük bir gelişme oldu.En fait, depuis quelques années, il y a une explosion de la recherche du bonheur.
Aslında, son birkaç yılda, mutluluk ile ilgili araştırmada büyük bir gelişme oldu.Infatti, negli ultimi anni, si è sviluppata un'enorme ricerca sulla felicità.
Aslında, son birkaç yılda, mutluluk ile ilgili araştırmada büyük bir gelişme oldu.În ultimii ani, a apărut o explozie de cercetări despre fericire.

İlgili Sayfalar