Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Ceea ce am aflat se referă la fericirea sinelui experimental.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Chodzi tu o szczęście jaźni doświadczającej.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Chúng tôi tìm thất rằng với sự hạnh phúc của bản chất trải nghiệm.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Ezt a tapasztaló én boldogságára vonatkozóan találtuk.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Hallamos ese número con respecto a la felicidad del yo que tiene experiencias.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Het heeft te maken met het geluk van het ervarende ik.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Kita menemukan itu dalam hal kebahagiaan sisi yang mengalami.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.경험하는 주체의 행복에 관한 숫자였습니다.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Nalezli jsme to ve vztahu ke štěstí prožívajícího já.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.On a trouvé ça à propos du bonheur du "moi de l'expérience".
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Prišli sme na to s ohľadom na šťastie zážitkového JA.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Saimme sen selville kokevan minuuden onnellisuudesta.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Vi kom fram till att när det gäller lyckan hos det upplevande självet.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Wir fanden das im Hinblick auf das Glück des erlebenden Selbst.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Ανακαλύψαμε κάτι που αφορά την ευτυχία του βιωματικού εαυτού.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Ми отримали його відносно щастя відчуттєвого я.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Мы получили его в связи с счастьем испытывающего я.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Открихме това по отношение на щастието на преживяващата личност.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.מצאנו שביחס לאושר של האני החווה.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Ainsi, si vous voulez démasquer un vrai air de bonheur, vous chercherez cette expression.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Als je de echte blik van geluk wil ontmaskeren, moet je naar deze expressie kijken.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Dacă vrei să demaşti o adevărată faţă a fericirii, vei căuta această expresie.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Jadi jika Anda ingin melihat arti sebenarnya dari kebahagiaan, Anda akan mencari ungkapan ini.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Jeśli chcecie ujrzeć prawdziwe oblicze szczęścia, szukajcie tego wyrazu twarzy.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.그러니 만일 여러분이 행복의 진정한 모습을 알고 싶다면, 이 표현을 찾을것입니다
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Para identificar una visión verdadera de la felicidad, busquen esta expresión.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Quindi se volete smascherare uno sguardo di vera felicità, dovrete cercare questa espressione.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Vậy nên nếu bạn muốn thể hiện vẻ hạnh phúc thực sự, bạn sẽ tìm ra cách thể hiện này.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Wenn Sie das wahre Gesicht des Glücks finden wollen, suchen Sie nach diesem Ausdruck.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Поэтому, когда надо выявить истинную радость, то показателем будет именно такое выражение лица.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Така че, ако искате да разкриете истинското лице на щастието, трябва да търсите това изражение.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Тому, якщо ви хочете побачити, як насправді виглядає щастя, вам слід шукати цей вираз обличчя.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.ואם רוצים לחשוף את מראהו האמיתי של האושר, צריך לחפש את ההבעה הזאת.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.لذا إذا كنت ترغب في أن تظهر نظرة سعادة حقيقية فسوف تبحث عن هذا التعبير.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.この表情に注目すればいいのです 私たちの喜びはとても古い感情です
Çünkü sentetik mutluluğun oluştuğu şartları bilmiyorlar.Porque não sabem em que situações aparece a felicidade sintética.
Çünkü sentetik mutluluğun oluştuğu şartları bilmiyorlar.Porque no saben en que condiciones crece la felicidad sintética
Çünkü sentetik mutluluğun oluştuğu şartları bilmiyorlar.Questo perché non conoscono le condizioni in cui cresce la felicità sintetica.
Çünkü sentetik mutluluğun oluştuğu şartları bilmiyorlar.To protože neznají podmínky, za kterých roste vyrobené štěstí.
Çünkü sentetik mutluluğun oluştuğu şartları bilmiyorlar.Weil sie die Umstände nicht kennen, unter welchen künstliche Zufriedenheit erwächst.
Çünkü sentetik mutluluğun oluştuğu şartları bilmiyorlar.Γιατί δεν ξέρουν τις προϋποθέσεις υπό τις οποίες αναπτύσσεται η συνθετική ευτυχία.
Çünkü sentetik mutluluğun oluştuğu şartları bilmiyorlar.Защото не знаят обстоятелствата, които подпомагат синтезирането на щастие.
Çünkü sentetik mutluluğun oluştuğu şartları bilmiyorlar.Просто потому, что они не знают, как работает механизм синтеза счастья.
Çünkü sentetik mutluluğun oluştuğu şartları bilmiyorlar.Тому що вони не знають умов, за яких виростає синтетичне щастя.
Çünkü sentetik mutluluğun oluştuğu şartları bilmiyorlar.בגלל שהם לא יודעים את המצבים בהם אושר מלאכותי צומח.
Çünkü sentetik mutluluğun oluştuğu şartları bilmiyorlar.لانهم لايعلمون اي الحالتين ستقوم السعادة المولفة بعملها
Çünkü sentetik mutluluğun oluştuğu şartları bilmiyorlar.シェイクスピアはご存知の通り物事を一番上手く表現します
Doğru kişiye rastladığında sana ya da bana değil... ...bu huzuru ve mutluluğu bulma meselesi geride kalacak.Als ze hem vindt, niet jij of ik, dan zal dit gebeuren over rust en geluk vinden overwaaien.
Doğru kişiye rastladığında sana ya da bana değil... ...bu huzuru ve mutluluğu bulma meselesi geride kalacak.Când o va găsi, nu tu sau eu... ... va trece toată treaba asta despre găsitul păcii şi fericirii.
Doğru kişiye rastladığında sana ya da bana değil... ...bu huzuru ve mutluluğu bulma meselesi geride kalacak.حين تجد الشخص المناسب- ليس أنت و لا أنا- موضوع إيحاد السلام و السعادة سيمر هذا ليس الأمر
Doğu ve Batı edebiyatına bakacak olursanız, mutluluğun tanımıyla ilgili inanılmaz bir çeşitlilik bulursunuz.Apoi, dacă analizati literatura, fie ea estică sau vestică, puteți găsi o mulțime de definiții ale fericirii.
Doğu ve Batı edebiyatına bakacak olursanız, mutluluğun tanımıyla ilgili inanılmaz bir çeşitlilik bulursunuz.Jednak w literaturze Wschodu i Zachodu znajdujemy mnóstwo różnych definicji szczęścia.
Doğu ve Batı edebiyatına bakacak olursanız, mutluluğun tanımıyla ilgili inanılmaz bir çeşitlilik bulursunuz.Když se ale podíváte do literatury, východní a západní, najdete velké rozdíly v definicích štěstí.
Doğu ve Batı edebiyatına bakacak olursanız, mutluluğun tanımıyla ilgili inanılmaz bir çeşitlilik bulursunuz.동양과 서양의 문학을 들여다보면 무수히 다양한 행복의 정의를 찾을 수 있습니다.
Doğu ve Batı edebiyatına bakacak olursanız, mutluluğun tanımıyla ilgili inanılmaz bir çeşitlilik bulursunuz.Sekä itä- että länsimaisessa kirjallisuudessa on uskomattoman kirjavia onnellisuuden määritelmiä.
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.A realita není zrovna dobrý ukazatel lidského štěstí.
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.A skutočnosť nie je práve tou najlepšou cestou, ktorá by viedla k šťastiu ľudí.
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.E la realtà non è una guida particolarmente buona per la felicità umana.
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.E la realtà non è un gran veicolo della felicità umana.
Gerçeklik, insan mutluluğu için iyi bir rehber değildir.En de werkelijkheid is geen goede gids naar levensgeluk.