Benliğin mutluluğunu kontrol eden etmenlerin bazılarını biliyoruz.Знаем нещо за това кое контролира удовлетворението на личността на щастието.
Benliğin mutluluğunu kontrol eden etmenlerin bazılarını biliyoruz.Ми дещо знаємо про те, що контролює рівень задоволення щастям для я.
Benliğin mutluluğunu kontrol eden etmenlerin bazılarını biliyoruz.Мы кое-что знаем о том, что контролирует уровень удовлетворенности счастьем для я.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Vi syntetiserer lykke, men vi mener, lykke er noget, der skal findes.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Vi tillverkar lycka, men vi tror att lycka är något som man måste finna.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Vyrábíme štěstí, ale přesto si myslíme, že štěstí se musí najít.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Wij creëren geluk, maar denken dat geluk iets is dat gevonden kan worden.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Wir erzeugen Zufriedenheit künstlich, aber wir denken, Zufriedenheit ist etwas, das gefunden werden muss.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Συνθέτουμε την ευτυχία, αλλά τη φανταζόμαστε σαν κάτι που βρίσκουμε.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Ми синтезуємо щастя, але думаємо, що щастя - це річ, яку треба знайти.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Мы сами синтезируем счастье, но думаем, что его надо искать.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Ние синтезираме щастието, но мислим, че то е нещо, което да намерим.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.אנחנו יוצרים אושר, אבל אנחנו חושבים שאושר זה דבר שצריך למצוא אותו.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.نحن نولف السعادة , ولكن نحن نظن أن السعادة شيء يمكن ايجاده
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.人々が実際に幸せを作り出す例はそんなにたくさん必要ないでしょうが
Bu beni tanımlayan şeydi. Benim sonsuz mutluluğumdu.C'est ce qui me définissait, c'était mon bonheur.
Bu beni tanımlayan şeydi. Benim sonsuz mutluluğumdu.Đó là điều hình thành nên tôi và là phúc phần của tôi.
Bu beni tanımlayan şeydi. Benim sonsuz mutluluğumdu.Itulah arti hidup saya, kebahagiaan saya.
Bu beni tanımlayan şeydi. Benim sonsuz mutluluğumdu.그 꿈이 제 존재의 의의였고, 행복이었죠.
Bu beni tanımlayan şeydi. Benim sonsuz mutluluğumdu.Toto ma charakterizovalo, toto bolo moje šťastie.
Bu beni tanımlayan şeydi. Benim sonsuz mutluluğumdu.זה מה שהגדיר אותי. זה היה האושר שלי.
Bu beni tanımlayan şeydi. Benim sonsuz mutluluğumdu.هذا هو ما حدد من اكون ، كان ذلك منتهى سعادتي .
Bu beni tanımlayan şeydi. Benim sonsuz mutluluğumdu.オーストラリアチームの クロスカントリースキーヤーとして
Bu hayatındaki mutluluğun mu?Czy jest to życie w szczęsciu?
Bu hayatındaki mutluluğun mu?Ist es die Freude im Leben?
Bu hayatındaki mutluluğun mu?Je tohle štěstí v životě?
Bu hayatındaki mutluluğun mu?Является ли это счастьем в жизни?
Bu mutluluk yolları mutluluğumuzu gerçekten arttırmadı.Aceste căi spre fericire n-au sporit fericirea prea mult.
Bu mutluluk yolları mutluluğumuzu gerçekten arttırmadı.Bisher hat all das das Glück nicht gerade bedeutend vermehrt.
Bu mutluluk yolları mutluluğumuzu gerçekten arttırmadı.Cara mencari kebahagiaan seperti ini tidak banyak yang benar-benar meningkat kebahagiaan.
Bu mutluluk yolları mutluluğumuzu gerçekten arttırmadı.Ces voies du bonheur n'ont pas vraiment beaucoup augmenté le bonheur .
Bu mutluluk yolları mutluluğumuzu gerçekten arttırmadı.Deze wegen naar geluk hebben het geluk niet veel laten stijgen.
Bu mutluluk yolları mutluluğumuzu gerçekten arttırmadı.Estas rutas hacia la felicidad realmente no la incrementado mucho.
Bu mutluluk yolları mutluluğumuzu gerçekten arttırmadı.행복으로 가는 이러한 행로는 행복을 대단히 많이 증가시키지는 않았습니다
Bu mutluluk yolları mutluluğumuzu gerçekten arttırmadı.Những cách này thực sự không làm tăng hạnh phúc lên đáng kể.
Bu mutluluk yolları mutluluğumuzu gerçekten arttırmadı.Queste vie verso la fecilità non l'hanno comunque aumentata di molto.
Bu mutluluk yolları mutluluğumuzu gerçekten arttırmadı.Te drogi do szczęścia raczej nie spowodowały jego zbyt wielkiego wzrostu.
Bu mutluluk yolları mutluluğumuzu gerçekten arttırmadı.Тези пътища към щастието съвсем не са увеличили щастието.
Bu mutluluk yolları mutluluğumuzu gerçekten arttırmadı.Ці шляхи до щастя зробили нас ненабагато щасливішими.
Bu mutluluk yolları mutluluğumuzu gerçekten arttırmadı.הדרכים האלה להשגת אושר לא הגבירו אותו במיוחד.
Bu mutluluk yolları mutluluğumuzu gerçekten arttırmadı.حتى الآن لم تمكننا هذه الطرق من الحصول على المزيد من السعادة.
Bu mutluluk yolları mutluluğumuzu gerçekten arttırmadı.現在みられる問題の一つは
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Abbiamo trovato che, con riferimento alla felicita' del sè che vive le esperienze.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Ceea ce am aflat se referă la fericirea sinelui experimental.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Chodzi tu o szczęście jaźni doświadczającej.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Chúng tôi tìm thất rằng với sự hạnh phúc của bản chất trải nghiệm.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Ezt a tapasztaló én boldogságára vonatkozóan találtuk.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Hallamos ese número con respecto a la felicidad del yo que tiene experiencias.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Het heeft te maken met het geluk van het ervarende ik.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Kita menemukan itu dalam hal kebahagiaan sisi yang mengalami.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.경험하는 주체의 행복에 관한 숫자였습니다.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Nalezli jsme to ve vztahu ke štěstí prožívajícího já.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.On a trouvé ça à propos du bonheur du "moi de l'expérience".
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Prišli sme na to s ohľadom na šťastie zážitkového JA.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Saimme sen selville kokevan minuuden onnellisuudesta.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Vi kom fram till att när det gäller lyckan hos det upplevande självet.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Wir fanden das im Hinblick auf das Glück des erlebenden Selbst.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Ανακαλύψαμε κάτι που αφορά την ευτυχία του βιωματικού εαυτού.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Ми отримали його відносно щастя відчуттєвого я.
Bu rakamı deneyimleyen benliğin mutluluğu ile ilintili olarak bulduk.Мы получили его в связи с счастьем испытывающего я.