mutlaka ile cümle

mutlaka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama bilirsin, mutlaka her zaman bir iki tane olacak.No, no me refiero, ya sabes, cariñosamente. Pero sabes, a veces siempre habrá uno o dos.
Ama bilirsin, mutlaka her zaman bir iki tane olacak.Но, знаешь, всегда будет кто-то один или парочка людей...
Ama mutlaka uzaklaşacaklarMais forcément, ils vont disparaître
Ama mutlaka uzaklaşacaklarPero ten por seguro que acabarán por desaparecer
Ama mutlaka uzaklaşacaklarTapi suatu saat "kan sirna
Ama mutlaka uzaklaşacaklarولكنها بالتأكيد ستختفي
Ancak bundan dolayı mutlaka ihtilaf çıkar.Jednak nieuchronnie prowadzi ona do niezgody.
Ancak bundan dolayı mutlaka ihtilaf çıkar.La cosa certa è che da questo emergerà la discordia.
Ancak bundan dolayı mutlaka ihtilaf çıkar.Men den fører altid uenighed med sig.
Ancak bundan dolayı mutlaka ihtilaf çıkar.Men det för alltid med sig oenighet.
Ancak bundan dolayı mutlaka ihtilaf çıkar.No entanto, a discórdia surgirá daí.
Ancak bundan dolayı mutlaka ihtilaf çıkar.Pero seguro que esa voluntad provocará desacuerdos.
Ancak bundan dolayı mutlaka ihtilaf çıkar.Siitä seuraa kuitenkin aina erimielisyyttä.
Ancak bundan dolayı mutlaka ihtilaf çıkar.Όμως, πάντα προκαλεί έριδα.
Ancak bundan dolayı mutlaka ihtilaf çıkar.Однако, это наверняка породит разногласия.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Acontece que estas coisas não têm de atingir o solo para causar grandes danos.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Emellertid visar det sig att dessa tingestar inte behöver träffa marken för att göra stor skada.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Het blijkt dat deze dingen de grond niet hoeven te raken om veel schade te veroorzaken.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Hóa ra những thiên thể này không cần đâm vào mặt đất mới gây ra thiệt hại.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Il fatto è che questi oggetti non devono per forza collidere con la terra per creare grossi danni.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Il se trouve que ces choses n'ont pas besoin de toucher le sol pour provoquer de gros dégâts.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Izkaže se, da tem stvarem ni treba zadeti ob površje, da bi napravile veliko škodo.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Kiderült, hogy ezek a dolgok nem kell, hogy becsapódjanak a talajba, hogy nagy kárt okozzanak.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.그리고 이런 운석들은 꼭 땅에 떨어져야만 피해를 주는 것만도 아니죠.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.S-a aflat că asteroizii nu trebuie să lovească pământul pentru a produce daune.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Sucede que no tienen que llegar a chocar contra el piso para hacer mucho daño.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Takie obiekty wcale nie muszą spaść na ziemię, by spowodować ogromne szkody.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Ternyata batu-batu ini juga tidak perlu menghujam tanah untuk membuat kerusakan besar.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Ukázalo sa, že tieto veci nemusia dopadnúť na zem na to, aby napáchali značnú škodu.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Ukazuje se, že tyhle věci nemusí narazit do země, aby napáchaly veliké škody.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Αποδεικνύεται ότι αυτά τα πράγματα δεν χρειάζεται να χτυπήσουν το έδαφος για να κάνουν μεγάλη ζημιά.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Но астероидам не обязательно касаться земли, чтобы нанести большой ущерб.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Оказва се, че тези неща не трябва да се ударят в земята, за да предизвикат много щети.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.אבל כנראה שזה לא היה גורם להרס גלובלי. מתברר כי הדברים הללו לא חייבים
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.لقد إتضح أن هذه الأجرام ليست بحاجة إلى الإصطدام بالأرض لتسبب الكثير من الضرر.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.大災害が起こる事が分かります 1908年のツングースカ大爆発ですが
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.看來呢地嘢要造成大損傷 並不一定要落到地面
Asaletin ve ulaşılamazlığın cazibesi vardır. Bu imajı mutlaka korumalıyız.Elegancia és vitathatatlan ragyogás, mindent meg kell tennünk, hogy egy ilyen képet alkossunk meg.
Babama mutlaka söyle.Bu büyük bir fırsat olacaktır.Assicurati di dirlo a papà. Sarà un montepremi!
Babama mutlaka söyle.Bu büyük bir fırsat olacaktır.Beritahukanlah pada Ayah. Ini akan mendapat banyak sambutan hangat.
Babama mutlaka söyle.Bu büyük bir fırsat olacaktır.Erzähle Vater auf jeden Fall davon. Das wird DER Jackpot.
Babama mutlaka söyle.Bu büyük bir fırsat olacaktır.Fais en sorte de le dire à Papa. C'est le jackpot assuré.
Babama mutlaka söyle.Bu büyük bir fırsat olacaktır.Nhất định phải nói với ba. Sẽ thành công lớn đấy.
Babama mutlaka söyle.Bu büyük bir fırsat olacaktır.Sa ii spui tatei. Sunt sigur castigatoare!
Babama mutlaka söyle.Bu büyük bir fırsat olacaktır.Var så säker å tala om det för pappa. Det kommer å vli en jackpot.
Babama mutlaka söyle.Bu büyük bir fırsat olacaktır.Vergeet het niet aan mijn vader te vertellen. Het zal een jackpot worden.
Babama mutlaka söyle.Bu büyük bir fırsat olacaktır.Vsekakor povej očetu. Pravi jackpot bodo.
Babama mutlaka söyle.Bu büyük bir fırsat olacaktır.Να τα δείξεις οπωσδήποτε στον μπαμπά. Θα είναι λαχείο.
Babama mutlaka söyle.Bu büyük bir fırsat olacaktır.Обязательно расскажи папе. Будет настоящий джекпот.
Babama mutlaka söyle.Bu büyük bir fırsat olacaktır..תוודא שאתה מספר לאבא שלי. זה יעשה קופה
Babama mutlaka söyle.Bu büyük bir fırsat olacaktır..كن متأكدًا أن تخبر والدي، أنك ستربح الجائزة الكبرى
Babama mutlaka söyle.Bu büyük bir fırsat olacaktır.そうか?
Basınç 5 ti ama bunun birimini de yazayım sınavda birimleri mutlaka yazmalısınız.Máme tlak, což je 5
Basınç 5 ti ama bunun birimini de yazayım sınavda birimleri mutlaka yazmalısınız.יש לנו את הלחץ, שהוא 5 - אני אכתוב את היחידות - אני אף פעם לא עושה את זה, אך אתם חייבים
Başını bu tarafa çevir, ateş et, ve mutlaka bir şeyleri vurursun.Draai je hoofd naar deze kant, schiet, en je zal vast iets kunnen doden.
Başını bu tarafa çevir, ateş et, ve mutlaka bir şeyleri vurursun.Gira la testa da questa parte, spara, e sei destinato a uccidere qualcuno.
Başını bu tarafa çevir, ateş et, ve mutlaka bir şeyleri vurursun.Giren la cabeza así, disparen, y seguro que aciertan.
Başını bu tarafa çevir, ateş et, ve mutlaka bir şeyleri vurursun.Întorci capul în acest mod, tragi, si eşti obligat să omori ceva.
Başını bu tarafa çevir, ateş et, ve mutlaka bir şeyleri vurursun.머리를 이렇게 돌리고 방아쇠를 당기기만 하면 뭔가 하나는 죽이게 되어 있다는 것 말이죠.
Başını bu tarafa çevir, ateş et, ve mutlaka bir şeyleri vurursun.Przekręć głowę w ten sposób, wystrzel, a na pewno kogoś zabijesz.

İlgili Sayfalar