mutlaka ile cümle
mutlaka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Her yıl mutlaka Japonya'ya bir sürü yabancı gelir.Every year without fail, lots of foreigners come to Japan.
Mutlaka bir yanlışlık vardı.Surely there was some mistake.
Şiddet mutlaka en iyi şey değildir ama bazen bir çözümdür.Violence isn't necessarily the best thing, but sometimes it's a solution.
Siz gençsiniz ve sağlıklısınız ve mutlaka uzun bir hayat yaşayacaksınız.You are young and healthy and you will surely live a long life.
O olsaydı mutlaka heyecanlanırdık.We'd be absolutely thrilled if that happened.
Başarı ölçüsü mutlaka para değildir.The measure of success is not necessarily money.
Seni anlamayan biri mutlaka aptal değildir.Someone who doesn't understand you is not necessarily an idiot.
Tom şimdiye mutlaka emekli olmuştur.Tom must be retired by now.
Mutlaka gitmek zorunda değilim.I don't necessarily have to go.
Sami evden çıkmadan mutlaka Ayetelkürsi okur.Sami always recites Ayat Al-Kursi before leaving the house.
Bunu yapmayı mutlaka denemek istiyorum.I definitely want to try to do that.
İş bitene kadar mutlaka burada olmasını nasıl sağlayabiliriz, fikrin var mı?Do you have any ideas on how we can make sure he sticks around until the job is finished?
Bu yaz orayı mutlaka ziyaret edecek.He will visit there this summer for sure.
Güvenlik kameralarına mutlaka bir şeyler takılmıştır.Surely, the security cameras must've picked something up.
Mutlaka geleceğiz.We'll definitely come.
Krizlerden mutlaka nemalanmaya bak.Never let a crisis go to waste.
Bir ağın mantıksal topolojisi, mutlaka fiziksel topolojisi ile aynı değildir.A network's logical topology is not necessarily the same as its physical topology.
Lepromlar iyileşecek olurlarsa mutlaka yerlerinde iz bırakırlar.When they are righteous, it will lead them through fertile land.
"Dünyaya baktığında iyi işler yapanlarda mutlaka dört-beş sene ara var."When you look at the world, those who do good works have a break of four to five years.
Onların uçaklarını mutlaka indirmeliyiz." demiştir."LEDer flyene ned".
Evet, mutlaka bir tane yapacağım.I'll do one.
Düzenli olarak oynayabilmesi için o gücü mutlaka kazanması gerek.It is necessary that he gains strength to be able to play on a regular basis.
O'na göre, iman etmek mutlaka ibadet etmeyi gerektirmez.'The Sthanakwasi do not believe in idol-worship at all.
İnterstadiyal iklim nispeten sıcak olabilir, ancak bu mutlaka öyle değildir.Interstadial climate may have been relatively warm but this is not necessarily so.
Kurbanı kabul edilmeyen, "Andolsun seni mutlaka öldüreceğim" demişti.He replied: "I cannot consent to this; I prefer to die."
Onlar, mutlaka boğulacaklardır.”And they will shudder."
Bu filmi mutlaka izlemelisin.You should see this movie.
Bir mekânı oluşturmak için onun mutlaka her yönden kesin engellerle sınırlanmış olması gerekmez.Not being fearful, to giving his all on every play."
Mod mutlaka eşsiz tek olmayabilir.The solution may not be unique.
Bu kimseler içtikleri zaman mutlaka sarhoş olmak için içerler.The drinker may then stir it before drinking.
İki taraf da işçi sınıfının mutlaka bu devrimsel süreçte rol oynaması gerektiğini düşünüyordu.Both believed that the working class had to contribute to this revolution.
Mutlaka bir şeyler yapmalıyız.I have to do something.
Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım.If you don't stop I will stone you to death!
Değişken isminin ilk karakteri mutlaka harf olmalıdır.The first character of the variable name must be a letter.
Bunun anlamı her takımın mutlaka kazanma şansı olmasıdır.In OT, each team had opportunities to win the game.
Bazı ilaçlar mutlaka aç kullanılmalıdır.Certain medications are prone to causing water retention.
Bu âdeti fazlaca genel yapar ve âdetin mutlaka iyi veya güzel olması gerekmez.They can also be capable of great magic, both good or evil.
Kendisine kötülük yapanları mutlaka cezalandırır.However, those who do ill shall render themselves liable to severe account hereafter.
Ayrıca "Mutlaka vahşeti gösteriyoruz.He further stated "We absolutely show atrocities.
Buna göre çalışılan işi mutlaka eğlenceli bir hale getirmek gerekmektedir.And in this case, what they do is provide great entertainment.
Şedim takıntı de sebep olabilir, ancak mutlaka kötülük değildir.The spine may cause a painful wound, but is not venomous.
Bu ikili birbirlerinin filmlerinde mutlaka görünmektedirler.Both songs appear in their respective movie soundtracks.
Kuran’ın oluştuğu devirde Tevrat tahrif edilmiş olsaydı, bu Kuran’da mutlaka belirtilmiş olurdu.If the first word ends in a long vowel then baṛī ye (ے) with hamzā on top (ئے) is written.
Yapılan eylemin bireyin kendine ve başkalarına mutlaka bir yararı dokunmalıdır.The Girl Guide should be useful to herself and to others.
Oyunda bir komutan mutlaka ölür.In this game the player is expected to die.
Korunmak için mutlaka koruyucu elbise ve koruyucu maske takmak gerekir.They should wear a high-protection sunscreen and protective clothing.
Bu yüzden mutlaka UPS(kesintisiz güç kaynağı) kullanılması gerekir.Power-ups are also used.
Tüm temsiller mutlaka gece yarısından önce biter.The show ends shortly before midnight.
Kök elemanı mutlaka tanımlandığı aduzay referansını içermelidir.Note that the noun must have the definite article appended.
Bu sistemlerde mutlaka bir katılım ücreti bulunmaktadır.There shall be no co-payment under this scheme.
Mutlaka arada bir paravan kullanılır.Occasionally spreadsheets are used.
Bu konuda da mutlaka başarılı olacağız.""Мы обязательно добьемся успеха.
Mutlaka doktora danışmanız gerekir.We tend to do what our doctor advises.
Adettendir, mutlaka yüklü bir bahşiş verilerek kapı açtırılır.To him who knocks (and keeps on knocking) the door will be opened.
Juliet, kız kardeşiyle vedalaşır ve doğumdan önce mutlaka geri dönüp yanında olacağını söyler.Juliet says good-bye to her sister, Rachel, promising to be back before her baby is born.
Eğer mutlaka bir şey denecekse bir yönelimdir.Once you're out there, however, there is a way.
Düzgün sonlandırma yapılmalı (ağ mutlaka kapalı bir yol izlemelidir).Bertekad ke Arah Kecemerlangan (Strive towards excellence).
Mutlaka tedavi gerektirir.Needs treatment.
Napar eder, mutlaka, her şeyi göze alıp elindeki malları birilerine satar.He banters with them, trying to undermine each of them and their hold on the guards.
Yalıtımın mutlaka tüm bina ihtiyacı gözönünde bulundurularak yapılması gereklidir.To be successful, the entire roof must be shoveled.