mutlak ile cümle

mutlak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Jsou pro mě nesmírně inspirativní.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.그들은 저에게 전적으로 영감을 주죠.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Sie sind absolut eine Inspiration für mich.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Sono un'ispirazione assoluta per me.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Stanowią dla mnie niewątpliwą inspirację.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Ze zijn absoluut een inspiratie voor mij.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Είναι μία απόλυτη πηγή έμπνευσης για μένα.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Вони - абсолютне натхнення для мене.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Для меня они определенно являются источником вдохновения.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.Те са абсолютно вдъхновяващи за мен.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.הן מעוררות השראה לחלוטין עבורי.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.انهم ملهمة للغاية بالنسبة لي.
Benim için mutlak ilham kaynağı, onlar.イスラム革命時の
Benim mutlak favori anlarımdan biriEen van mijn absolute favoriete momenten.
Benim mutlak favori anlarımdan biriJeden z mých naprosto nejoblíbenějších okamžiků.
Benim mutlak favori anlarımdan biriMột trong những khoảnh khắc yêu thích của anh.
Benim mutlak favori anlarımdan biriUm dos meus momentos favoritos.
Benim oğlum olduğundan, O'nu tanıdığımdan, en sonunda HaNi'den mutlaka hoşlanacağını düşünmüştüm.Aangezien hij mijn zoon is, geloofde ik dat hij haar uiteindelijk leuk zal vinden.
Benim oğlum olduğundan, O'nu tanıdığımdan, en sonunda HaNi'den mutlaka hoşlanacağını düşünmüştüm.Comme il est mon fils j'ai cru qu'il viendrait finalement à l'aimer.
Benim oğlum olduğundan, O'nu tanıdığımdan, en sonunda HaNi'den mutlaka hoşlanacağını düşünmüştüm.Deoarece este fiul meu am crezut ca o sa ajunga sa o placa
Benim oğlum olduğundan, O'nu tanıdığımdan, en sonunda HaNi'den mutlaka hoşlanacağını düşünmüştüm.I och med han är min son trodde jag att han så småning om skulle gilla henne.
Benim oğlum olduğundan, O'nu tanıdığımdan, en sonunda HaNi'den mutlaka hoşlanacağını düşünmüştüm.Karena dia adalah anakku, aku percaya bahwa dia akhirnya akan menyukainya.
Benim oğlum olduğundan, O'nu tanıdığımdan, en sonunda HaNi'den mutlaka hoşlanacağını düşünmüştüm.Ker je moj sin, sem verjela, da jo bo nazadnje vzljubil.
Benim oğlum olduğundan, O'nu tanıdığımdan, en sonunda HaNi'den mutlaka hoşlanacağını düşünmüştüm.Myślałem, że Seung Jo naprawdę lubi Ha Ni.
Benim oğlum olduğundan, O'nu tanıdığımdan, en sonunda HaNi'den mutlaka hoşlanacağını düşünmüştüm.Nachdem er mein Sohn ist dachte ich er würde sie irgendwann mögen.
Benim oğlum olduğundan, O'nu tanıdığımdan, en sonunda HaNi'den mutlaka hoşlanacağını düşünmüştüm.Vì nó là con em, nên em tin rằng cuối cùng nó cũng sẽ thích con bé.
Benim oğlum olduğundan, O'nu tanıdığımdan, en sonunda HaNi'den mutlaka hoşlanacağını düşünmüştüm.Visto che è mio figlio, io credevo che alla fine gli sarebbe piaciuta.
Benim oğlum olduğundan, O'nu tanıdığımdan, en sonunda HaNi'den mutlaka hoşlanacağını düşünmüştüm.Δεδομένου ότι είναι γιος μου, πίστευα τελικά θα την ερωτευόταν.
Benim oğlum olduğundan, O'nu tanıdığımdan, en sonunda HaNi'den mutlaka hoşlanacağını düşünmüştüm.Так как он мой сын, я верила, что он в конечном итоге полюбит ее.
Benim oğlum olduğundan, O'nu tanıdığımdan, en sonunda HaNi'den mutlaka hoşlanacağını düşünmüştüm..מאחר והוא הבן שלי, האמנתי שבסופו של דבר היא תמצא חן בעיניו
Benim oğlum olduğundan, O'nu tanıdığımdan, en sonunda HaNi'den mutlaka hoşlanacağını düşünmüştüm.بما أنه ابني اعتقدت أنه سيحبها فعلاً في النهاية
Benim oğlum olduğundan, O'nu tanıdığımdan, en sonunda HaNi'den mutlaka hoşlanacağını düşünmüştüm.子どもをそんなふうに コントロールすることはできないよ
Bildiğimiz şey ise, x.y'nin, x.y'nin mutlak değerinden küçük veya eşit olmak zorunda olduğudur. -Pero sabemos que sólo x puntos y va a ser - tiene que ser menor o igual al valor absoluto de x puntos y.
Biliyoruz ki bu soruda mutlak değerlerle uğraşacağız. -Donc depuis le départ nous avons affaire avec cette valeur absolue.
Biliyoruz ki bu soruda mutlak değerlerle uğraşacağız. -Dus gelijk in het begin hebben we te maken met een absolute waarde.
Biliyoruz ki bu soruda mutlak değerlerle uğraşacağız. -Kluczem jest ta wartość bezwzględna.
Biliyoruz ki bu soruda mutlak değerlerle uğraşacağız. -이 문제를 풀기 위해서 우리는 절댓값을 다뤄야 합니다
Biliyoruz ki bu soruda mutlak değerlerle uğraşacağız. -Szóval már a kezdet kezdetén ezt az abszolút értékes dolgot helyére kell tennünk!
Biliyoruz ki bu soruda mutlak değerlerle uğraşacağız. -Takže hned od začátku musíme pracovat s absolutní hodnotou.
Biliyoruz ki bu soruda mutlak değerlerle uğraşacağız. -Takže hneď od začiatku musíme pracovať s absolútnou hodnotou.
Biliyoruz ki bu soruda mutlak değerlerle uğraşacağız. -Til at starte med skal vi arbejde med den her absolutte værdi.
Biliyoruz ki bu soruda mutlak değerlerle uğraşacağız. -От самото начало трябва да работим с тази абсолютна стойност.
Biliyoruz ki bu soruda mutlak değerlerle uğraşacağız. -اذاً علينا الآن ان نتعامل مع هذه القيمة المطلقة
Biliyoruz ki bu soruda mutlak değerlerle uğraşacağız. -これは、はじめから、 絶対値を対処する必要があります。 復習になりますが、
Biri mutlaka senin için boynunu ipe götürecek.One for you to do that will lead to neck rope
Birinci kural: Sakın bırakma -- mutlak bir başarı yöntemi.Az első számú: ne eressz -- nagyon biztos módja a sikernek.
Birinci kural: Sakın bırakma -- mutlak bir başarı yöntemi.Numéro un : ne lâchez pas -- une méthode de réussite certaine.
Bir kişinin gerçek değerinin ne olduğunu mutlaka bilemeyebilirsiniz.Bạn không cần biết giá trị đích thực của ai đó là gì.
Bir kişinin gerçek değerinin ne olduğunu mutlaka bilemeyebilirsiniz.Je kunt iemands werkelijke waarde niet weten.
Bir kişinin gerçek değerinin ne olduğunu mutlaka bilemeyebilirsiniz.누구든 다른 사람의 진정한 가치를 반드시 알 수는 없는 거니까요.
Bir kişinin gerçek değerinin ne olduğunu mutlaka bilemeyebilirsiniz.Man kennt nicht notwendigerweise den wahren Wert einer Person.
Bir kişinin gerçek değerinin ne olduğunu mutlaka bilemeyebilirsiniz.Man ved ikke nødvendigvis, hvad andre virkelig står for.
Bir kişinin gerçek değerinin ne olduğunu mutlaka bilemeyebilirsiniz.Men den har något värdefullt.
Bir kişinin gerçek değerinin ne olduğunu mutlaka bilemeyebilirsiniz.Não sabem necessariamente o valor que alguém tem.
Bir kişinin gerçek değerinin ne olduğunu mutlaka bilemeyebilirsiniz.Nem biztos, hogy ismerjük más emberek igazi értékét.
Bir kişinin gerçek değerinin ne olduğunu mutlaka bilemeyebilirsiniz.Nemusíte nutně znát něčí pravou hodnotu.
Bir kişinin gerçek değerinin ne olduğunu mutlaka bilemeyebilirsiniz.Neviete, aká je niekoho skutočná hodnota.
Bir kişinin gerçek değerinin ne olduğunu mutlaka bilemeyebilirsiniz.Niekoniecznie wiesz jaka jest czyjaś faktyczna wartość.
Bir kişinin gerçek değerinin ne olduğunu mutlaka bilemeyebilirsiniz.Ni nujno, da poznate dejansko vrednost nekega človeka.
Bir kişinin gerçek değerinin ne olduğunu mutlaka bilemeyebilirsiniz.No necesariamente sabes cuál es el auténtico valor de alguien.

İlgili Sayfalar