Ama burada mutlak değer var. O nedenle, bu hâliyle sadeleştirme yapamayız.Ma qui abbiamo un valore assoluto, quindi non possiamo manipolarlo direttamente.
Ama burada mutlak değer var. O nedenle, bu hâliyle sadeleştirme yapamayız.Men det här har ett absolutvärde, så du kan inte bara ändra som man vill.
Ama burada mutlak değer var. O nedenle, bu hâliyle sadeleştirme yapamayız.Pero esto tiene un valor absoluto, asi que no podes manipularlo de manera directa.
Ama burada mutlak değer var.אבל כאן יש ערך מוחלט, כך אינך יכול פשוט
Ama burada mutlak değer var.لكن هذه تحتوي على قيمة مطلقة، لذا لا يمكنك ان
Ama mutlaka uzaklaşacaklarMais forcément, ils vont disparaître
Ama mutlaka uzaklaşacaklarPero ten por seguro que acabarán por desaparecer
Ama mutlaka uzaklaşacaklarTapi suatu saat "kan sirna
Ama mutlaka uzaklaşacaklarولكنها بالتأكيد ستختفي
Ama mutlak baskınlığının bedeli ağırdır.Aber der Preis ihrer Dominanz ist enorm.
Ama mutlak baskınlığının bedeli ağırdır.Dar preţul dominaţiei sale este enorm.
Ama mutlak baskınlığının bedeli ağırdır.Jednakże cena jaką płacimy za jej dominację jest ogromna.
Ama mutlak baskınlığının bedeli ağırdır.전문가 모델만이 지배하게 된 것의 대가는 엄청납니다.
Ama mutlak baskınlığının bedeli ağırdır.Maar de dominantie ervan heeft ons enorm veel gekost.
Ama mutlak baskınlığının bedeli ağırdır.Ma il prezzo del suo dominio è enorme.
Ama mutlak baskınlığının bedeli ağırdır.Mais le prix de son hégémonie est exorbitant.
Ama mutlak baskınlığının bedeli ağırdır.Nhưng cái giá phải trả cho sự thống trị của nó là vô cùng lớn.
Ama mutlak baskınlığının bedeli ağırdır.Pero el precio de su dominio es enorme.
Ama mutlak baskınlığının bedeli ağırdır.Αλλά το κόστος κυριαρχίας της είναι τεράστιο.
Ama mutlak baskınlığının bedeli ağırdır.Но цена его доминирования огромна.
Ama mutlak baskınlığının bedeli ağırdır.Но цената на нейната доминация е огромна.
Ama mutlak baskınlığının bedeli ağırdır.אבל המחיר על הדומיננטיות שלה הוא כביר.
Ama mutlak baskınlığının bedeli ağırdır.لكن ثمن هيمنتها هائلة.
Ama mutlak baskınlığının bedeli ağırdır.学問分野は
Ancak bundan dolayı mutlaka ihtilaf çıkar.Jednak nieuchronnie prowadzi ona do niezgody.
Ancak bundan dolayı mutlaka ihtilaf çıkar.La cosa certa è che da questo emergerà la discordia.
Ancak bundan dolayı mutlaka ihtilaf çıkar.Men den fører altid uenighed med sig.
Ancak bundan dolayı mutlaka ihtilaf çıkar.Men det för alltid med sig oenighet.
Ancak bundan dolayı mutlaka ihtilaf çıkar.No entanto, a discórdia surgirá daí.
Ancak bundan dolayı mutlaka ihtilaf çıkar.Pero seguro que esa voluntad provocará desacuerdos.
Ancak bundan dolayı mutlaka ihtilaf çıkar.Siitä seuraa kuitenkin aina erimielisyyttä.
Ancak bundan dolayı mutlaka ihtilaf çıkar.Όμως, πάντα προκαλεί έριδα.
Ancak bundan dolayı mutlaka ihtilaf çıkar.Однако, это наверняка породит разногласия.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.S-a aflat că asteroizii nu trebuie să lovească pământul pentru a produce daune.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Sucede que no tienen que llegar a chocar contra el piso para hacer mucho daño.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Acontece que estas coisas não têm de atingir o solo para causar grandes danos.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Emellertid visar det sig att dessa tingestar inte behöver träffa marken för att göra stor skada.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Het blijkt dat deze dingen de grond niet hoeven te raken om veel schade te veroorzaken.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Hóa ra những thiên thể này không cần đâm vào mặt đất mới gây ra thiệt hại.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Il fatto è che questi oggetti non devono per forza collidere con la terra per creare grossi danni.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Il se trouve que ces choses n'ont pas besoin de toucher le sol pour provoquer de gros dégâts.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Izkaže se, da tem stvarem ni treba zadeti ob površje, da bi napravile veliko škodo.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Kiderült, hogy ezek a dolgok nem kell, hogy becsapódjanak a talajba, hogy nagy kárt okozzanak.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.그리고 이런 운석들은 꼭 땅에 떨어져야만 피해를 주는 것만도 아니죠.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Takie obiekty wcale nie muszą spaść na ziemię, by spowodować ogromne szkody.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Ternyata batu-batu ini juga tidak perlu menghujam tanah untuk membuat kerusakan besar.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Ukázalo sa, že tieto veci nemusia dopadnúť na zem na to, aby napáchali značnú škodu.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Ukazuje se, že tyhle věci nemusí narazit do země, aby napáchaly veliké škody.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Αποδεικνύεται ότι αυτά τα πράγματα δεν χρειάζεται να χτυπήσουν το έδαφος για να κάνουν μεγάλη ζημιά.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Но астероидам не обязательно касаться земли, чтобы нанести большой ущерб.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Оказва се, че тези неща не трябва да се ударят в земята, за да предизвикат много щети.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.אבל כנראה שזה לא היה גורם להרס גלובלי. מתברר כי הדברים הללו לא חייבים
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.لقد إتضح أن هذه الأجرام ليست بحاجة إلى الإصطدام بالأرض لتسبب الكثير من الضرر.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.大災害が起こる事が分かります 1908年のツングースカ大爆発ですが
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.看來呢地嘢要造成大損傷 並不一定要落到地面
Ancak bunun mutlak değerini alıyoruz, bu da 1 + 1/4'e eşit olur.1 1/ 4 になり 2 1/2未満です。
Ancak bunun mutlak değerini alıyoruz, bu da 1 + 1/4'e eşit olur.그런데 절댓값이 필요하니 1과 4분의 1의 절댓값을 구하면
Ancak bunun mutlak değerini alıyoruz, bu da 1 + 1/4'e eşit olur.2 ori 1 minus 3 si 1/4, cat inseamna? 2 minus 3 si 1/4.
Ancak bunun mutlak değerini alıyoruz, bu da 1 + 1/4'e eşit olur.Vi tager den absolutte værdi af det. Den absolutte værdi er lig med 1 1/4, og det er mindre end 2 1/2.
Ancak bunun mutlak değerini alıyoruz, bu da 1 + 1/4'e eşit olur.Wyciągamy z tego wartość bezwzględną. Jest równa 1¼.