Ana içeriğe geç
Sözlük

mutfak ile cümle

mutfak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.I rzekł mi: Te miejsca są tych, którzy warzą, gdzie słudzy domu warzą ofiary ludu.
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Ja hän sanoi minulle: "Nämä ovat keittäjäin suojat, joissa temppelipalvelijat keittävät kansan teurasuhrit".
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.그가 내게 이르시되 이는 삶는 부엌이니 전에 수종드는 자가 백성의 제물을 여기서 삶을 것이니라 하시더라
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Người bảo ta rằng : Ðây là những nhà_bếp , là nơi những kẻ làm_việc trong nhà nấu thịt tế của dân_sự .
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Người bảo ta rằng: Ðây là những nhà bếp, là nơi những kẻ làm việc trong nhà nấu thịt tế của dân sự.
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Och han sade till mig: »Detta är de kök i vilka husets tjänare skola koka folkets slaktoffer.»
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Og han sagde til mig: "Her er Køkkenerne, hvor de, der gør Tjemmesle i Templet, skal koge Folkets Slagtofre."
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Og han sa til mig: Dette er de kokehus hvor husets tjenere* skal koke folkets slaktoffer. / {* ESK 44, 11.}
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Und er sprach zu mir: Dies sind die Küchen, darin die Diener des Hauses kochen sollen, was das Volk opfert.
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.И сказал мне: „вот поварни, в которых служители храма варят жертвы народные".
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Тогава ми каза: Тия са готварниците, дето служителите на дома ще варят жертвите на людете.
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.ויאמר אלי אלה בית המבשלים אשר יבשלו שם משרתי הבית את זבח העם׃
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.ثم قال لي هذا بيت الطبّاخين حيث يطبخ خدام البيت ذبيحة الشعب
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.他 對 我 說 、 這 都 是 煮 肉 的 房 子 、 殿 內 的 僕 役 、 要 在 這 裡 煮 民 的 祭 物
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.他 對我說 、 這都 是 煮肉 的 房子 、 殿內 的 僕役 、 要 在 這裡 煮 民 的 祭物
Barmen odaya girdi, o, Marvel gördüm merakla buruşturup bahçesinde ve mutfak kapı karşı mücadele.the 바텐더가이 방에 들어왔을로서 그는 마블보고 호기심까지 구겨진 and 마당, 부엌시킨 문에 고민.
Barmen odaya girdi, o, Marvel gördüm merakla buruşturup bahçesinde ve mutfak kapı karşı mücadele.Як бармен увійшли в кімнату він побачив Marvel як дивно зім'яв і боротьба з дверей, що вела у двір і кухня.
Barmen odaya girdi, o, Marvel gördüm merakla buruşturup bahçesinde ve mutfak kapı karşı mücadele.كما بارمان دخلت الغرفة رأى أعجوبة ، تكوم صعودا والغريب تكافح ضد الباب الذي أدى إلى فناء ومطبخ.
Barmen odaya girdi, o, Marvel gördüm merakla buruşturup bahçesinde ve mutfak kapı karşı mücadele.庭とキッチンに導いたドアに苦戦。 バーテンは躊躇し、マーベルがに巻き込まれながら、ドアが開いて飛んで
Barmen tereddüt ederken kapı açıldı, ve Marvel sürüklendi mutfak.A kapu kinyílt, míg a csapos habozott, és a Marvel húzta be a konyhában.
Barmen tereddüt ederken kapı açıldı, ve Marvel sürüklendi mutfak.A porta se abriu, enquanto o barman hesitou, e Marvel foi arrastado para a cozinha.
Barmen tereddüt ederken kapı açıldı, ve Marvel sürüklendi mutfak.Cánh cửa bay trong khi các vụ lành nghề do dự, và Marvel đã được kéo vào nhà bếp.
Barmen tereddüt ederken kapı açıldı, ve Marvel sürüklendi mutfak.De deur vloog open, terwijl de barman aarzelde, en Marvel werd meegesleurd in de keuken.
Barmen tereddüt ederken kapı açıldı, ve Marvel sürüklendi mutfak.Die Tür flog auf, während der Barmann zögerte und Marvel wurde in das gezogene Küche.
Barmen tereddüt ederken kapı açıldı, ve Marvel sürüklendi mutfak.Dörren flög upp medan bartendern tvekade, och Marvel drogs in i kök.
Barmen tereddüt ederken kapı açıldı, ve Marvel sürüklendi mutfak.Drzwi otwarły się, gdy barman zawahał się, a Marvel został wciągnięty do kuchni.
Barmen tereddüt ederken kapı açıldı, ve Marvel sürüklendi mutfak.Dvere sa rozleteli, zatiaľ čo barman váhal, a Marvel bola vtiahnutá do kuchyňa.
Barmen tereddüt ederken kapı açıldı, ve Marvel sürüklendi mutfak.Dveře se rozlétly, zatímco barman váhal, a Marvel byla vtažena do kuchyň.
Barmen tereddüt ederken kapı açıldı, ve Marvel sürüklendi mutfak.문이 바텐더가 주저하면서 오픈 날아 왔는데 마블이로 끌고 갔다고
Barmen tereddüt ederken kapı açıldı, ve Marvel sürüklendi mutfak.La porta si spalancò mentre il barista esitò, e la Marvel è stato trascinato nel cucina.
Barmen tereddüt ederken kapı açıldı, ve Marvel sürüklendi mutfak.La porte s'ouvrit tout le barman hésité, et Marvel a été traîné dans la cuisine.
Barmen tereddüt ederken kapı açıldı, ve Marvel sürüklendi mutfak.La puerta se abrió mientras el barman dudó, y Marvel fue arrastrada a la cocina.
Barmen tereddüt ederken kapı açıldı, ve Marvel sürüklendi mutfak.Ovi lensi auki, kun baarimikko epäröi ja Marvel oli vetää keittiö.
Barmen tereddüt ederken kapı açıldı, ve Marvel sürüklendi mutfak.Pintu terbuka sementara bartender ragu-ragu, dan Marvel diseret ke dalam dapur.
Barmen tereddüt ederken kapı açıldı, ve Marvel sürüklendi mutfak.Uşa deschisă în timp ce a zburat barman ezitat, şi Marvel a fost târât în bucătărie.
Barmen tereddüt ederken kapı açıldı, ve Marvel sürüklendi mutfak.Vrata letel odprta, medtem ko je barman okleval, in Marvel je vlekel v kuhinja.
Barmen tereddüt ederken kapı açıldı, ve Marvel sürüklendi mutfak.Η πόρτα πέταξε ανοικτή, ενώ το μπάρμαν δίστασε, και Marvel σύρθηκε στο κουζίνα.
Barmen tereddüt ederken kapı açıldı, ve Marvel sürüklendi mutfak.Вратата се отвори, докато барманът се поколеба и Marvel е въвлечен в кухнята.
Barmen tereddüt ederken kapı açıldı, ve Marvel sürüklendi mutfak.Двері розчинилися, у той час як бармен вагався, і Marvel була втягнута в кухня.
Barmen tereddüt ederken kapı açıldı, ve Marvel sürüklendi mutfak.Дверь распахнулась, в то время как бармен колебался, и Marvel была втянута в кухня.
Barmen tereddüt ederken kapı açıldı, ve Marvel sürüklendi mutfak.طار الباب مفتوحا بينما ترددت بارمان ، واقتيد الى أعجوبة
Barmen tereddüt ederken kapı açıldı, ve Marvel sürüklendi mutfak.キッチン。悲鳴とパンのカチャカチャという音があった。
Ben dondum kaldım. O mutfakta çığlık attığımı hatırlıyorum.J'ai été surpris quand je suis allé dans certains... un couple des familles musulmanes.
Biraz araştırma hakkında biraz da mutfak hakkında yazacaktım.Bil sem kar navdušen nad tem. Pisal naj bi malo o raziskavah, malo o kuhinji.
Biraz araştırma hakkında biraz da mutfak hakkında yazacaktım.Byłem całkiem podekscytowany tym pomysłem. Miałem mówić trochę o badaniach i o kuchni.
Biraz araştırma hakkında biraz da mutfak hakkında yazacaktım.Chcel som hovoriť o výskume a čosi o kuchyni.
Biraz araştırma hakkında biraz da mutfak hakkında yazacaktım.Ero abbastanza eccitato all'idea. Avrei parlato un poco di ricerca, un poco di cucina.
Biraz araştırma hakkında biraz da mutfak hakkında yazacaktım.Et j'étais très content de cette idée. J'allais parler un peu de recherche, un peu de cuisine.
Biraz araştırma hakkında biraz da mutfak hakkında yazacaktım.Eu estava muito entusiasmado. Iria falar um pouco sobre a minha investigação, um pouco sobre cozinha.
Biraz araştırma hakkında biraz da mutfak hakkında yazacaktım.Jag var begeistrad över det här. Jag ville tala lite om forskning, och lite om köket.
Biraz araştırma hakkında biraz da mutfak hakkında yazacaktım.정말 좋은 아이디어라고 생각했어요. 연구에 대한 것도 좀 넣고, 부엌에 대해서도 좀 넣고...
Biraz araştırma hakkında biraz da mutfak hakkında yazacaktım.lo cual me tenía muy emocionado; iba a hablar un poco de mis investigaciones y un poco de la cocina.
Biraz araştırma hakkında biraz da mutfak hakkında yazacaktım.Moc jsem se na to těšil. Chtěl jsem mluvit trochu o výzkumu, a trochu o kuchyni.
Biraz araştırma hakkında biraz da mutfak hakkında yazacaktım.Nagyon fel voltam dobva. Akartam beszélni kicsit a tudományról, kicsit a konyháról.
Biraz araştırma hakkında biraz da mutfak hakkında yazacaktım.Og jeg var meget spændt på dette. Jeg ville snakke lidt om forskning og en lille smule om køkkenet.
Biraz araştırma hakkında biraz da mutfak hakkında yazacaktım.Olin hyvin innostunut siitä. Aioin kertoa vähän tutkimuksesta, vähän keittiöstä.
Biraz araştırma hakkında biraz da mutfak hakkında yazacaktım.Şi am fost foarte încântat despre aceasta. Urma să vorbesc puţin despre cercetare, puţin despre bucătărie.
Biraz araştırma hakkında biraz da mutfak hakkında yazacaktım.Tôi thực sự hứng khởi về điều này. Tôi định nói chuyện một chút ít về nghiên cứu, một chút ít về bếp núc
Biraz araştırma hakkında biraz da mutfak hakkında yazacaktım.Και ήμουν πολύ ενθουσιασμένος με αυτή την ιδέα. Σκόπευα να μιλήσω λίγο για την έρευνα, λίγο για την κουζίνα.
Biraz araştırma hakkında biraz da mutfak hakkında yazacaktım.Щях да разказвам малко за изследвания, малко за кухнята.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod